Beyaz göktaşları kuğu gibi süzüle süzüle düşerken semadan
Sanırsın zemherisi dondurmaz ayazına inat yağar güzele sabahtan
Çirkin ördek yavrusu çocukluğum yine ortak bulur beni kendine süpürge ve atkıdan
Şimdi tüm sokaklar oyun olur benim için alıp başımı giderim kan ter içinde sevdam
Burnum havuç, gözlerim kömür, güneşi de sen ol eriyeni ben kardan adam
Yavaş çek kürekleri sandalcı…
Acele etme
Suyun sesi yorgun
Dalgası vurgun
Aynası mavi
Şu ardıç ağacını görüyormusunuz?
Bir gün, eğer bir gün
Şehit düşersem asker ocaklarında
Eğer bir gün vurulursam, şehit olursam
Omuzlara alınmış köyüme girersem
İşte, beni tam oraya gömün
Ankara zindanlarının mahkumuyum ben...
Muebbetimin hükmüne kalem kıransa sen...
29.03.2015 - Kızılcahamam - 09:30
Öyle bir an var ki sesin duyulmalı
Bende hüzün bitmeli her zaman
Dört yanı kuşatıp toprak kokusu saran
Cana değmeli nefesi okşarken hazan
Öyle bir an var ki sesim duyulmalı
Düşüneceksin ki vakit çok geç
Yetmez kalan zaman üşürsün
Titrersin aklına geldikçe kırgınlığın
Girdabında o çığlığı kimseler duymadığında
Parçalara ayrılmış cam kadar kesici
Yaralar açacak kabuk tutmayan
Yaylasındayım otlar sararmış
Günlerden pazar
Dik bir yokuşta durdum
Bunalmış susamışım
Zirveye yakın
Hafiften esiyor serin
Haberin yok sende unuttum kalbimi
Gözyaşının renginde ayrılık
Yüzün gergin nedir bu keder
Bilen varsa söylesin nedir bu dert
Nedendir ki bu hüznüm
Can verir gül yapraklarında düşler
Ne zaman üzülüp kırılsan
Senli benli şiirler yazarım
Kağıt üzerinde patikalardan
Nehirlerden gizlice
Kalemin kazıdığı sırtlarda
İnceden ıslatır yağmur
Kıyıya oturmuş cam şişe içerisinde gemim
Tüm mürettebatı ile hazır kıta emrinde
Dönüp bakmak yerine gelip geçer gidersin
Bilsen ne dizelerim var söylenecek yüzüne
Büyük bir dalga gelir kurtarır alır maviliğe
Kim bilir gönlüne ateş düşer de ararsa gözlerin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!