Bir Soyun Hatırası
Zaman çölde bir izken, yıldızlar yankıydı atamızdan,
Almanya’nın akşamında, Numan’la bekledim,
O şimdi yok, ruhu bende gizledim.
Birayı severdi, fotoğrafı da, fiziği de,
Ne Sen Doğdun, Ne de Öleceksin
Ne sen doğdun aslında,
sadece hatırlamaya geç kaldın.
Ne de öleceksin,
sadece yüklerini bırakıp gideceksin.
Pullach’ın kıyısında, evimin hemen ardı,
Ufak bir orman var, ama vakit orda başka akar.
Girince içeri, dünya bir tül gibi silinir,
Zaman bükülür, yapraklar fısıldar.
Gök gürlemez oldu bu çağda dostum,
Yıldızlar bile bakmaz oldu aşağı.
Aynı evde, ayrı dünyalar kuruldu,
Bir annenin yüreği, artık cevap alamaz feryadı.
susarak öğrendim
bazı şeyler anlatılmaz
giderken kalmak gibidir
bir baba bazen uzaktan tutar ellerinizi
Bir rüzgâr esiyor geçmişten,
Tuzla, adaçayıyla karışmış…
Bir ses, yüzyılların kıyısında
Fısıldıyor kayalıkların kulağına:
Elin taşta durur, dilin hak derken,
Yükün ağır gelir etini yerken.
Günahsızım diye şen şen gezerken,
Aynaya bak hele, yüzün güler mi?
Bekir abim dinlerken arabesk,
cam buğulanır içeriden,
dışarıda deniz, tuzlu bi’ rüzgâr…
acıdan daha keskin belki.
Veda Hutbesi’nin 2025Yorumu
Bir yolcunun diliyle çağımıza hitap
⸻




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!