KADER
Aaaaaaaaaaa
Aşk,
satın alınan bir zenginlik değil;
bütün fazlalıklardan vazgeçince
geriye kalan hakikattir.
Dünya gösterişini sürdürsün.
Ben,
bir avuç gökyüzü,
bir parça rüzgâr
ve senin içten gülüşünle
kendimi en varlıklı insan sayarım.
Aaaaaaaaaaaşkkk
Bir gün adını anarsam,
bu bir özlemden çok
bir şükran olacak.
Çünkü seni sevmek,
yalnızca birini sevmek değildi;
hayata,
onun bütün kırılganlığına rağmen
yeniden inanmayı öğrenmekti.
Ooooooooooyyyy
Bir gün adını anarsam,
bu bir özlemden çok
bir şükran olacak.
Çünkü seni sevmek,
yalnızca birini sevmek değildi;
hayata,
onun bütün kırılganlığına rağmen
yeniden inanmayı öğrenmekti.
Aaaaaaaaaaa
Varlığın,
bir düşünce gibi değil,
bir hakikat gibi yerleşti içime.
Ne bir övgü istedim senden,
ne de sonsuzluk adına verilmiş büyük sözler.
Yalnızca,
aynı sessizliğe iki kez yaslanabilmeyi,
aynı yağmurda
aynı pencereye bakabilmeyi istedim.
Aaaaaaaaaaaşkkk
Bir gün adını anarsam,
bu bir özlemden çok
bir şükran olacak.
Çünkü seni sevmek,
yalnızca birini sevmek değildi;
hayata,
onun bütün kırılganlığına rağmen
yeniden inanmayı öğrenmekti.
Ooooooooooyyyy
Bir gün adını anarsam,
bu bir özlemden çok
bir şükran olacak.
Çünkü seni sevmek,
yalnızca birini sevmek değildi;
hayata,
onun bütün kırılganlığına rağmen
yeniden inanmayı öğrenmekti.
Aşk
Düşünüyorum...
Ve düşüncem her defasında
aynı kıyıya varıyor:
Sevgi, aklın yenilgisi değil,
onun en berrak sonucudur.
Çünkü seni sevmek,
bir yanılsamaya teslim olmak değil;
varlığını, kendi varlığım kadar
apaçık bilmektir.
Aşk
Düşünüyorum, Öyleyse Seni Seviyorum
Şüpheyle başladım dünyaya;
adını bile önce sessizce tarttım.
Her duyguya bir soru sordum,
her kalp atışını aklın terazisinde ölçtüm.
Sonra fark ettim:
Bütün kuşkular dağıldığında
geriye kalan tek hakikat,
gözlerinde duran dingin ışıktı.
Düşünüyorum...
Ve düşüncem her defasında
aynı kıyıya varıyor:
Sevgi, aklın yenilgisi değil,
onun en berrak sonucudur.
Çünkü seni sevmek,
bir yanılsamaya teslim olmak değil;
varlığını, kendi varlığım kadar
apaçık bilmektir.
Zaman değişir,
mevsimler eski defterler gibi kapanır.
Ama hakikatin değişmediği yerde
adın yeniden doğar içimde.
Ey kalbimin en açık önermesi,
hiçbir ispat seni büyütemez,
hiçbir itiraz seni eksiltemez.
Ben artık biliyorum:
İnsan bazen bütün evreni sorgular
ve sonunda tek bir gerçeğe ulaşır—
Düşünüyorum;
öyleyse varım.
Seni seviyorum;
öyleyse hayat,
yalnızca yaşanan değil,
anlamı bulunan bir mucizedir.
Aşk
Seni seviyorum;
öyleyse hayat,
yalnızca yaşanan değil,
anlamı bulunan bir mucizedir.
Aşk
Ben aşkı süslü sözlerde aramadım;
onu,
dürüst bir bakışta,
sarsılmaz bir sadakatte,
bir insanın başka bir insana
gönlünü açıkça vermesinde buldum.
Aşk
Düşünüyorum, Öyleyse Seni Seviyorum
Şüpheyle başladım dünyaya;
adını bile önce sessizce tarttım.
Her duyguya bir soru sordum,
her kalp atışını aklın terazisinde ölçtüm.
Sonra fark ettim:
Bütün kuşkular dağıldığında
geriye kalan tek hakikat,
gözlerinde duran dingin ışıktı.
Düşünüyorum...
Ve düşüncem her defasında
aynı kıyıya varıyor:
Sevgi, aklın yenilgisi değil,
onun en berrak sonucudur.
Çünkü seni sevmek,
bir yanılsamaya teslim olmak değil;
varlığını, kendi varlığım kadar
apaçık bilmektir.
Zaman değişir,
mevsimler eski defterler gibi kapanır.
Ama hakikatin değişmediği yerde
adın yeniden doğar içimde.
Ey kalbimin en açık önermesi,
hiçbir ispat seni büyütemez,
hiçbir itiraz seni eksiltemez.
Ben artık biliyorum:
İnsan bazen bütün evreni sorgular
ve sonunda tek bir gerçeğe ulaşır—
Düşünüyorum;
öyleyse varım.
Seni seviyorum;
öyleyse hayat,
yalnızca yaşanan değil,
anlamı bulunan bir mucizedir.
Aşk
Sen yanı başımda olsan da
uzak ufuklarda kaybolsan da
erdemini yitirmeyen bir kalp,
sevgisini de yitirmez.
Çünkü gerçek bağlar
ellerle değil,
iyi niyetle kurulur.
Bir çınar gibi öğrendim bunu:
Fırtınaya öfkelenmez,
güneşe böbürlenmez;
yalnızca köklerini
sessizce derinleştirir.
Ben de sevgimi
gürültüyle değil,
sabırla büyütüyorum.
Aşk
Kalbin Sükûneti
Seni sevmek,
rüzgâra hükmetmek istemek değildir;
yalnızca onun getirdiği kokuyu
şükürle içine çekmektir.
Aşk, sahip olmak değil,
emanet edilen bir ışığı
kararmadan taşıyabilmektir.
Sen yanı başımda olsan da
uzak ufuklarda kaybolsan da
erdemini yitirmeyen bir kalp,
sevgisini de yitirmez.
Çünkü gerçek bağlar
ellerle değil,
iyi niyetle kurulur.
Bir çınar gibi öğrendim bunu:
Fırtınaya öfkelenmez,
güneşe böbürlenmez;
yalnızca köklerini
sessizce derinleştirir.
Ben de sevgimi
gürültüyle değil,
sabırla büyütüyorum.
Eğer kader yollarımızı
aynı gökyüzünde yeniden buluşturursa,
gülümseyerek karşılarım seni.
Eğer ayırırsa,
yine de sevgime ihanet etmem;
çünkü insanın gerçek zaferi,
sevdiğini kaybetmemesi değil,
severken özünü erdemden ayırmamasıdır.
İşte bu yüzden,
adını kalbimde bir zincir gibi değil,
özgürlüğe açılan sessiz bir kapı gibi taşıyorum.
Aşk
Eğer kader yollarımızı
aynı gökyüzünde yeniden buluşturursa,
gülümseyerek karşılarım seni.
Eğer ayırırsa,
yine de sevgime ihanet etmem;
çünkü insanın gerçek zaferi,
sevdiğini kaybetmemesi değil,
severken özünü erdemden ayırmamasıdır.
İşte bu yüzden,
adını kalbimde bir zincir gibi değil,
özgürlüğe açılan sessiz bir kapı gibi taşıyorum.
Aşk
Bir gün yollarımız ayrılırsa,
bunu kadere yüklemeyeceğim.
Kader yalnızca yolu çizer;
o yolu nasıl yürüdüğümüz
bizim karakterimizdir.
Aşk
Kalbe Düşülen Notlar
Sabah uyandığında hatırla:
Sevgi de zaman gibi sana ait değildir;
yalnızca bir süreliğine
ruhuna emanet edilir.
Bir insanı seviyorsan,
onu değiştirmeye çalışma.
Çünkü doğaya karşı açılan her savaş,
önce insanın kendi içinde kaybedilir.
Kalbin acele etmek ister;
akıl ise beklemeyi öğretir.
Erdem, ikisinin arasında
sessizce yürüyebilmektir.
Bugün seni gördüm.
Ruhum taşmadı;
derinleşti.
Çünkü gerçek aşk,
alev gibi yükselen değil,
kök gibi görünmeden büyüyendir.
Bir gün yollarımız ayrılırsa,
bunu kadere yüklemeyeceğim.
Kader yalnızca yolu çizer;
o yolu nasıl yürüdüğümüz
bizim karakterimizdir.
Eğer yeniden karşılaşırsak,
sana geçmişin özlemiyle değil,
bugünün huzuruyla bakacağım.
Ve eğer hiç karşılaşmazsak,
yine de sevgim eksilmeyecek.
Çünkü hakiki sevgi,
karşılık beklediği için değil,
insanı daha iyi biri yaptığı için değerlidir.
Öyleyse kalbim,
bugün de sessiz ol.
Sev; ama sahip olma.
Bekle; ama umutsuzluğa düşme.
Ve unutma:
Bir ruh, sevgiyle erdemi aynı yerde bulduğunda,
artık hiçbir yalnızlık onu yenemez.
Aşk
Eğer yeniden karşılaşırsak,
sana geçmişin özlemiyle değil,
bugünün huzuruyla bakacağım.
Ve eğer hiç karşılaşmazsak,
yine de sevgim eksilmeyecek.
Çünkü hakiki sevgi,
karşılık beklediği için değil,
insanı daha iyi biri yaptığı için değerlidir.
Öyleyse kalbim,
bugün de sessiz ol.
Sev; ama sahip olma.
Bekle; ama umutsuzluğa düşme.
Ve unutma:
Bir öz, sevgiyle erdemi aynı yerde bulduğunda,
artık hiçbir yalnızlık onu yenemez.
Aşk
Eros'un Sessiz Oku
Ben aşkı,
bir okun göğse değdiği anda değil,
iki ruhun aynı sessizlikte
birbirini tanıdığı anda gördüm.
Ey sevgili,
gözlerin gökyüzüne bırakılmış
iki ilkbahar kuşu gibi;
kanat çırptıkça
mevsimler kalbimde yeniden yeşeriyor.
Eros bana dedi ki:
"Gerçek sevda,
yalnızca kalbi titreten ateş değildir;
iki yalnızlığı
tek bir umuda dönüştüren ışıktır."
O günden beri
adını her rüzgârda değil,
her cesur adımda duyuyorum.
Çünkü seni sevmek,
yalnızca sana varmak değil;
kendimde saklı kalan
en güzel insana ulaşmaktır.
Bir çınarın gölgesinde
ellerimiz zamanla konuşurken,
dünya sessizce uzaklaşsın isterim.
Çünkü bazı anlar
bir ömre bedeldir.
Eğer Eros yeniden yayını gererse,
aynı oku bize değil,
aynı gökyüzüne fırlatsın.
Biz birbirimizi
yaralanmak için değil,
birbirimizin yaralarını
ışığa çevirmek için sevelim.
Ve aşk,
yalnızca iki kalbin değil,
iki ruhun sonsuzluğa bıraktığı
en güzel imza olsun.
Aşk
Erdemin Kıyısında Aşk
Bana sordular:
"Sevgi nedir?"
Ben sustum.
Çünkü bazı hakikatler,
yalnızca sessizliğin dilinde olgunlaşır.
Seni sevmek,
kaderi zincire vurmak değil;
onunla aynı yolda
vakur bir adımla yürümektir.
Ey sevgili,
Sen benim sahip olduğum değil,
saygıyla selamladığım bir gökyüzüsün.
Kalp, tutkuyla acele eder;
öz ise bilir ki
en uzun yolculuklar
sabırla atılan tek bir adımla başlar.
Aşk, insanı eksiltmiyorsa
onu büyütmelidir.
Erdemden uzaklaştırıyorsa,
adı sevgi olsa da
hakikati değildir.
Bir gün yollarımız ayrılırsa,
sana öfke bırakmayacağım.
Çünkü kin,
onu taşıyanın omzunda ağırlaşan
görünmez bir yüktür.
Ama yollarımız yeniden birleşirse,
ilk günkü heyecanla değil,
yılların olgunlaştırdığı bir huzurla
bakacağım gözlerine.
Çünkü gerçek aşk,
zamanı yenmeye çalışmaz;
zamanın içinden geçerek
daha berrak bir ışığa dönüşür.
Ve anladım ki:
İnsan dünyaya uzun yaşamaya değil,
derin sevmeye gelir.
Derin sevgi ise,
önce özü özgürleştirir,
sonra sonsuzluğu kalbin içine
sessizce yerleştirir.
Aşk
Gülün Aynasındaki Kalp
İnsan,
güzelliği gördüğünü sanır;
oysa güzellik,
sevdiği gözlerde kendini seyreden ışıktır.
Sen geldin.
Mevsimler, adını öğrenmiş güller gibi
utangaçça açtı.
Ben ise anladım:
Aşk, kalbin en zarif cesaretidir;
çünkü en derin yaraları,
en güzel çiçeklerin ardında saklar.
Bir yıldız,
geceyi aydınlatmak için değil,
karanlığın da zarif olabileceğini göstermek için parlar.
Sen de öylesin.
Gülüşün,
zamana meydan okuyan bir tablo;
sessizliğin,
en uzun şiirlerden daha anlamlı.
Ey sevgili,
Seni sevmek,
bir çiçeği koparmak değil,
onu dalında seyrederken
kendi ruhunun da çiçek açtığını fark etmektir.
Çünkü aşk,
sahip olmanın dar odalarında solan bir misafir değil;
özgürlüğün bahçesinde
ebediyen açan beyaz bir güldür.
Ve eğer dünya bir gün
bütün renklerini kaybederse,
senin adın yeter bana.
Çünkü bazı insanlar güzelliği arar;
bazı insanlar ise
sevdikleri insan sayesinde
güzelliğin kendisine dönüşür.
Aşk
Eğer dünya bir gün
bütün renklerini kaybederse,
senin adın yeter bana.
Çünkü bazı insanlar güzelliği arar;
bazı insanlar ise
sevdikleri insan sayesinde
güzelliğin kendisine dönüşür.
Aşk
Gülün Aynasındaki Kalp
İnsan,
güzelliği gördüğünü sanır;
oysa güzellik,
sevdiği gözlerde kendini seyreden ışıktır.
Sen geldin.
Mevsimler, adını öğrenmiş güller gibi
utangaçça açtı.
Ben ise anladım:
Aşk, kalbin en zarif cesaretidir;
çünkü en derin yaraları,
en güzel çiçeklerin ardında saklar.
Bir yıldız,
geceyi aydınlatmak için değil,
karanlığın da zarif olabileceğini göstermek için parlar.
Sen de öylesin.
Gülüşün,
zamana meydan okuyan bir tablo;
sessizliğin,
en uzun şiirlerden daha anlamlı.
Ey sevgili,
Seni sevmek,
bir çiçeği koparmak değil,
onu dalında seyrederken
kendi özünün da çiçek açtığını fark etmektir.
Çünkü aşk,
sahip olmanın dar odalarında solan bir misafir değil;
özgürlüğün bahçesinde
ebediyen açan beyaz bir güldür.
Ve eğer dünya bir gün
bütün renklerini kaybederse,
senin adın yeter bana.
Çünkü bazı insanlar güzelliği arar;
bazı insanlar ise
sevdikleri insan sayesinde
güzelliğin kendisine dönüşür.
Aşk
Gülün Gölgesinde
Aşk, bana göre
bir gülün dikenini affetmesi değil,
dikeni bile güzelliğin
kaçınılmaz bir parçası sayabilmektir.
Senin gözlerinde
ayna yalnızca yüzümü göstermedi;
olabileceğim en güzel insanı da
sessizce fısıldadı.
Ne tuhaftır ki,
kalp en çok özgür kaldığında bağlanır;
en derin bağlılık ise
sahip olmaktan vazgeçebilenlerin payıdır.
Bir gül yaprağı,
solacağını bildiği hâlde
sabaha bütün rengini sunar.
Ben de seni öyle sevdim:
Yarınını hesaplamadan,
bugününü eksiltmeden.
İnsan, sevgiyi kaybettiğinde değil,
ona hayran olmayı unuttuğunda yoksullaşır.
Bu yüzden adını,
bir mücevher gibi göstermedim kimseye;
onu, gecenin en sessiz yıldızı gibi
yalnız kalbimin göğünde taşıdım.
Ve anladım ki,
güzellik zamana meydan okuduğu için değil,
sevildiği an sonsuzlaştığı için güzeldir.
Ey sevgili,
eğer özün bir saraysa,
sen onun en gösterişli odası değil;
ışığı hiç sönmeyen penceresisin.
Çünkü aşk,
hayatı süsleyen bir çiçek değildir yalnız;
özün, kendi hakikatini
zarafetle söyleyiş biçimidir.
Aşk
İnsan, sevgiyi kaybettiğinde değil,
ona hayran olmayı unuttuğunda yoksullaşır.
Aşk
İnsan, en çok sevdiği kişiye ulaşamadığında değil, ona söyleyemediği cümlelerle ömrünü sessizce tamamladığında gerçekten yalnız kalır.
Aşk
Seni severken öğrendim:
Bir yüreğin zenginliği,
sahip olduklarında değil,
vazgeçmeden sevebildiklerinde saklıdır.
Aşk
Şimdi soruyorlar:
"Neden hâlâ seviyorsun?"
Gülümsüyorum.
Çünkü bazı insanlar gider.
Bazı sevgiler gitmez.
Ve sen...
Hâlâ kalbimin
en kısa,
en uzun
şiirisin.
Aşk
Adını Taşıyan Mevsim
Bir akşam,
adını bıraktım rüzgârın avucuna.
Belki sana ulaşır diye değil;
belki bana geri döner diye.
Çünkü insan,
en çok kendi içinde kaybeder
sevdiği kişiyi.
Bir çınar vardı,
yılları saymıyordu.
Ben ise her yaprağında
sana kavuşamadığım bir günü gördüm.
Deniz,
geceyi usulca kıyıya sererken
dalgalar bana aynı şeyi söyledi:
"Sevmek, dönüp durmaktır
aynı kıyıya."
Ben döndüm.
Yine sana.
Yine aynı umutla.
Ne kadar uzak olursan ol,
kalbim sana giden yolu
hiç unutmadı.
Çünkü aşk,
bir insanın elini tutabilmekten önce,
onun yokluğunda bile
kalbini incitmemektir.
Bir gün gelirsen,
sana geçmişi anlatmayacağım.
Yalnız gözlerine bakacağım.
Çünkü yılların söyleyemediğini
bir bakışın anlatacağına inanıyorum.
Ve gelmezsen...
Ben yine seni seveceğim.
Bazı aşklar,
kavuşmak için değil,
insanın yüreğine ömür boyu
ışık olmak için gelir.
Aşk
Bir akşam,
adını bıraktım rüzgârın avucuna.
Belki sana ulaşır diye değil;
belki bana geri döner diye.
Çünkü insan,
en çok kendi içinde kaybeder
sevdiği kişiyi.
Bir çınar vardı,
yılları saymıyordu.
Ben ise her yaprağında
sana kavuşamadığım bir günü gördüm.
Aşk
Ne kadar uzak olursan ol,
kalbim sana giden yolu
hiç unutmadı.
Aşk
Denize baktım.
Dalgalar kıyıya her defasında ulaştı.
Ben ise
sana söyleyeceğim tek cümleye
bir ömür varamadım.
Aşk
Ey gönlümün sessiz ülkesinde hüküm süren sevgili,
Ne şafak senden daha parlak doğabilir,
ne de gece, adını unutturacak kadar karanlık olabilir.
Çünkü kalbime bir kez değen ışığın,
zamanın silemeyeceği bir iz bıraktı.
Aşk
Ne altın isterim senden,
ne de sonsuzluk sözü.
Yalnız gözlerinin içindeki hakikati
ömrümün son akşamına kadar taşıyayım yeter.
Ve gün gelir de
zaman son perdesini kapatırsa,
rüzgâr bütün şarkıları susturursa bile,
Benim sevgim,
çağları aşan eski bir yemin gibi
senin adınla yeniden doğacaktır.
Çünkü aşk,
ölçüsü zaman olmayan tek krallıktır.
Ve ben,
o krallığın tacını değil,
yalnızca sana duyduğum sadakati taşımaktan onur duyarım.
Aşk
Taçsız Krallık
Ey gönlümün sessiz ülkesinde hüküm süren sevgili,
Ne şafak senden daha parlak doğabilir,
ne de gece, adını unutturacak kadar karanlık olabilir.
Çünkü kalbime bir kez değen ışığın,
zamanın silemeyeceği bir iz bıraktı.
Krallar tahtlarını kaybeder,
saraylar taş taş dağılır,
güller en güzel çağında solar.
Ama gerçek sevgi,
mevsimlerin önünde eğilmez.
Bir çınar gibi kök salar sabra,
bir deniz gibi ufka uzanır umuda.
Eğer kader bizi iki ayrı kıyıya bırakırsa,
aynı göğün yıldızları yine üzerimizde olacaktır.
Ben her gece onlara bakıp
adını sessizce bir dua gibi anacağım.
Ne altın isterim senden,
ne de sonsuzluk sözü.
Yalnız gözlerinin içindeki hakikati
ömrümün son akşamına kadar taşıyayım yeter.
Ve gün gelir de
zaman son perdesini kapatırsa,
rüzgâr bütün şarkıları susturursa bile,
Benim sevgim,
çağları aşan eski bir yemin gibi
senin adınla yeniden doğacaktır.
Çünkü aşk,
ölçüsü zaman olmayan tek krallıktır.
Ve ben,
o krallığın tacını değil,
yalnızca sana duyduğum sadakati taşımaktan onur duyarım.
Aşk
Hayat bana çalışmayı öğretti,
yenilmeyi, yeniden ayağa kalkmayı.
Sen ise bütün bunların nedenini...
Bir insan, sevdiği için de direnirmiş;
bunu senden öğrendim.
Aşk
Çınarın dalları göğe yükselirken
kökleri toprağı nasıl bırakmıyorsa,
ben de umutlarımı bırakmadım.
Çünkü gerçek sevda,
fırtınaya inat açan bir çiçektir.
Bir gün gelirsen,
sana geçmişin acılarını anlatmayacağım.
Yalnızca elini tutup gülümseyeceğim.
Çünkü bazı aşklar,
konuşuldukça değil,
birlikte susuldukça sonsuz olur.
Aşk
Çınarın Gölgesinde Bekleyiş
Sana kavuşmayı büyük sözlerle anlatmadım,
çünkü aşk, bazen sessizce de büyür.
Bir fincan çayın buğusunda,
akşamın usulca kapanan gözlerinde,
insan en çok sevdiğini düşünür.
Yol uzundu.
Rüzgâr omzuma yorgunluğunu bıraktı,
ellerim taş gibi soğudu.
Ama içimde, adı sen olan
küçük bir güneş hiç sönmedi.
Hayat bana çalışmayı öğretti,
yenilmeyi, yeniden ayağa kalkmayı.
Sen ise bütün bunların nedenini...
Bir insan, sevdiği için de direnirmiş;
bunu senden öğrendim.
Çınarın dalları göğe yükselirken
kökleri toprağı nasıl bırakmıyorsa,
ben de umutlarımı bırakmadım.
Çünkü gerçek sevda,
fırtınaya inat açan bir çiçektir.
Bir gün gelirsen,
sana geçmişin acılarını anlatmayacağım.
Yalnızca elini tutup gülümseyeceğim.
Çünkü bazı aşklar,
konuşuldukça değil,
birlikte susuldukça sonsuz olur.
Aşk
Seni seviyorum,
çünkü gözlerinde yalnız güzellik değil,
yarınlara yürüyen bir inanç görüyorum.
Bir çocuk güldüğünde,
bir alınteri silindiğinde,
aynı umut geçiyor içimden:
Sen varsın.
Aşk
Yarın ne getirir bilmiyorum. Yağmur da yağabilir, rüzgâr da sertleşebilir. Ama kök salmış çınarlar gibi biz de sevgimizi gösterişle değil, sabırla büyütebiliriz.
Çünkü gerçek aşk, çiçek açtığı günle değil, kurak mevsimleri birlikte geçebildiği kadar gerçektir. Ve sen, hayatın bütün yorgunluğuna rağmen içimde yeşermeye devam eden en verimli topraksın.
Aşk
Rüzgârın Getirdiği Bahar
Sabahın ilk ışığı, tarlaların üzerine ağır ağır serildi.
Toprak, gece boyunca sakladığı kokuyu göğe bıraktı.
Ben o an düşündüm seni;
çünkü bazı insanlar,
güneş doğmadan da içimizi aydınlatır.
Yürüdüğüm patikada taşlar kadar eski umutlar vardı. Her biri bana aynı şeyi fısıldıyordu: "Sevgi, acele edenlerin değil, beklemeyi bilenlerin ekmeğidir."
Bir dere, sessizce ovaya indi. Hiç kimse onu alkışlamadı. Yine de yolundan dönmedi. Ben de seni öyle sevdim; gösterişsiz, ama her gün biraz daha derinden.
Bir serçe, çatlamış bir dalın üzerine kondu. Dal kırılmadı. O gün anladım ki, güven bazen en narin yükü bile taşıyabilen görünmez bir kuvvettir.
Akşam olunca gökyüzü bakır rengine büründü. Uzaktaki dağlar günün bütün yorgunluğunu sessizce sırtladı. Ben ise yalnızca elini bir kez tutmanın, bir ömre yetecek kadar umut verebileceğini düşündüm.
Eğer hayat bize aynı çatının altında yaşlanmayı bağışlarsa, mutluluğu büyük şehirlerde değil, bir çınarın gölgesinde, demli bir çayın buğusunda, aynı sessizliği paylaşırken bulacağız.
Çünkü aşk, dünyayı değiştiren gürültülü bir fırtına değildir. Aşk, her bahar yeniden filiz veren toprağın kimseye anlatmadan mucizesini sürdürmesidir.
Aşk
Kalbin Sessiz Dili
Sana önce gözlerim değil,
anlayışım yürüdü.
Çünkü gerçek sevgi,
bir yüzü ezberlemekten önce
bir ruhun sessizliğini okuyabilmektir.
Sen konuşurken
yalnız sözcüklerini dinlemedim;
duraksamalarını,
içine sakladığın yağmurları,
gülüşünün ardındaki ince hüznü de sevdim.
Aşk, bazen bir çiçeği vermek değildir;
solmaya yüz tutmuş bir günü
birlikte yeniden yeşertebilmektir.
Bir el uzatmak,
haklı olmaktan daha değerli olduğunda
kalpler aynı ritimde atmaya başlar.
Bana öğrettin;
iki insanın en güçlü bağı,
aynı duyguyu yaşaması değil,
birbirinin duygusunu incitmeden
taşıyabilmesidir.
Bu yüzden seni,
yalnız mutlu günlerimde değil,
suskunluğumun en uzun akşamlarında da seviyorum.
Çünkü sevgi,
kalbin attığını duymak kadar,
karşındaki kalbin sesine de
yer açabilmektir.
Ve biliyorum,
bir ömür birlikte yürünürse
yolun güzelliğini taşlar değil,
birbirini anlayan iki yürek belirler.
Aşk
Güller solar, baharlar çekilir,
Göğün mavi kubbesi bile bir gün sisle örtünür.
Lakin kalbimde kurduğun o görünmez ülke,
Mevsimlerin hükmüne boyun eğmez.
Aşk
Zamanın Tahtını Aşan Sevda
Ey gönlümün yıldızlarla taçlanmış sultanı,
Gecenin koynunda doğan en sessiz ışıksın.
Vakit, mermeri aşındırır, denizleri yorabilir;
Fakat sana yönelen sevgimin yolunu eksiltemez.
Güller solar, baharlar çekilir,
Göğün mavi kubbesi bile bir gün sisle örtünür.
Lakin kalbimde kurduğun o görünmez ülke,
Mevsimlerin hükmüne boyun eğmez.
Eğer kader bizi uzak kıyılara savurursa,
Rüzgâr senin adını yine de kulağıma getirecektir.
Çünkü aşk, haritalarla ölçülmez;
O, iki ruhun aynı sonsuzluğa bakışıdır.
Ben seni yalnız güzelliğin için değil,
Merhametin sabah gibi doğduğu için sevdim.
Bir bakışın, karanlığın en eski zincirlerini kırar;
Bir tebessümün, umudu yeniden taçlandırır.
Gün gelir de saçlarımıza gümüş yağarsa,
Ellerimiz yılların izini taşısa bile,
Kalplerimiz ilk karşılaşmanın heyecanını korusun;
Çünkü gerçek sevda, zamanı yenmek değil,
Zamanla birlikte daha da derinleşmektir.
Ve son perde kapandığında bile
Aşkımız bir veda olmayacak;
Yıldızların sessiz diliyle yazılmış
Hiç silinmeyecek bir mısra olarak
Sonsuzluğun göğünde yaşamaya devam edecek.
Aşk
Meğer aşk,
bir kalbe girmek değilmiş;
bir kalbin
dünyaya bakışını değiştirmekmiş.
Şimdi hangi yola çıksam
biraz sana varıyor.
Hangi sessizliğe otursam
biraz sen konuşuyorsun.
Aşk
Toprağın Kalbindeki Sevda
Sabah, toprağın kokusuyla uyandı. Rüzgâr, buğday başaklarını usulca eğdi. Ben ise en çok, adını içimden geçirirken dünyanın hâlâ yaşanabilir olduğuna inandım.
Aşk, büyük sözler istemedi bizden. Aynı yoldan yürümeyi, aynı ekmeği bölüşmeyi, yorulduğumuzda birbirimize sessizce omuz vermeyi istedi.
Ellerimde toprağın izi vardı, senin ellerinde güneşin sıcaklığı. İkisi birleşince hayat, ilk kez bir mevsim kadar bereketli göründü.
Akşam olunca kuşlar yuvalarına döndü, ırmak kendi türküsünü söyledi. Ben anladım ki, insan sevdiğiyle aynı gökyüzüne baktığında yalnızlığın dili susuyor.
Yarın ne getirir bilmiyorum. Yağmur da yağabilir, rüzgâr da sertleşebilir. Ama kök salmış çınarlar gibi biz de sevgimizi gösterişle değil, sabırla büyütebiliriz.
Çünkü gerçek aşk, çiçek açtığı günle değil, kurak mevsimleri birlikte geçebildiği kadar gerçektir. Ve sen, hayatın bütün yorgunluğuna rağmen içimde yeşermeye devam eden en verimli topraksın.
Aşk
Sen Gelince
Bana
"Ne değişti?" diye sordular.
"Gökyüzü," demedim.
"Deniz," de.
Çünkü onlar
eskiden de yerindeydi.
Değişen,
bir sabahın bana
sen diye doğmasıydı.
Meğer aşk,
bir kalbe girmek değilmiş;
bir kalbin
dünyaya bakışını değiştirmekmiş.
Şimdi hangi yola çıksam
biraz sana varıyor.
Hangi sessizliğe otursam
biraz sen konuşuyorsun.
Ve anladım;
İnsan,
en çok sevdiğini beklerken değil,
onu içinde taşıyabildiğinde
yalnız olmaktan vazgeçiyor.
Aşk
Seni sevdim.
Bunu söylemek kolaydı.
Zoru, seni sevdikten sonra hiçbir şeyi eski adıyla çağıramamaktı.
Gece, artık yalnız gece değildi.
Yağmur, yalnız su değildi.
Beklemek, yalnız zaman değildi.
Sen, yalnız sen değildin.
Bir insanın başka bir insanda kendini tamamlamasıydın.
Aşk
Eksik Harf
Seni sevdim.
Bunu söylemek kolaydı.
Zoru, seni sevdikten sonra hiçbir şeyi eski adıyla çağıramamaktı.
Gece, artık yalnız gece değildi.
Yağmur, yalnız su değildi.
Beklemek, yalnız zaman değildi.
Sen, yalnız sen değildin.
Bir insanın başka bir insanda kendini tamamlamasıydın.
Aşk, iki kişinin aynı cümleyi kurması değil;
Biri sustuğunda, ötekinin o sessizliği incitmeden anlayabilmesiydi.
Şimdi bana "Nasılsın?" diyorlar.
Gülümsüyorum.
Çünkü bazı cevaplar bir kelimeye sığmaz.
Bazı insanlar da bir ömre...
Aşk
Kayıt Tarihi : 8.07.2026 12:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!