DİLRUBA
Bir dilruba ile başım hep dertte,
Bad-ı saba gibi çaldın gönlümü,
Aklım akleylenmez bir esarette,
Bir hoş sadâ ile aldın gönlümü.
DOKUNDURMA
Tilki, zurnada peşrev; ayılar, kaval çalar,
Yapay gündemler zirve, haller yürek parçalar,
DONUKLAŞTI VEDALAR
Yağmurun rengi bozuk, o da mevsimler gibi,
Hayatlar sahte renkli, tıpkı resimler gibi.
Ne sözlerde aşk kaldı, ne de gözlerde esrâr,
Sevdalar da çürüdü, gönlüm eskiyi arar.
EN NİHAYET
En nihayet insansın, herkes gibi ölümlü,
Böbürlenme bu hayat, indir-bindir bölümlü.
Bazen güzel olan şey, bazen başa belâdır,
ESKİ KÖY AKŞAMI
(Yok olan görenekler)
Bir lambanın etrafında,
İçilen çay, edilen söz,
Bir ocağın iç safında,
ESKİ KÖYÜN BAĞLARI
Hasretin feryadıdır, sessiz bir avaz gibi,
Bir hüzün tablosudur, eski köyün bağları,
Donuk kalmış her yanı, soğuk bir ayaz gibi,
Çalı-çırpıya dönmüş, eski köyün bağları.
EYVAH GÖNÜL EYVAH
Hasretle mi yandın? Sus oldu dilin,
Eyvah gönül eyvah, küle karıştın,
Haber gelmez yardan, bağlandı yolun,
Eyvah gönül eyvah, ele karıştın.
EZİK
Yallanmak uğruna dize yüz sürüp,
Eşik eşik gezip kul olmadın mı?
Vicdan sayfasını katlayıp dürüp,
Bir çanak içinde yal olmadın mı?
GARİP
Karların altında kalmış gül gibi,
Ne gideni belli, ne de geleni,
Suları çekilmiş kuru göl gibi,
GARİP SEVDA
Hep seni sevdim de, diyemedim ki,
Bunu sana demek, ar geldi bana,
Nereden başlasam, bilemedim ki,
Temmuz ortasında kar geldi bana.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!