MEÇHUL DİLENCİ
Ben!
Bilinmezlik diyarının
Çıkmaz sokaklarında
Seni dilenen
Çakma kaldırımların
MÜHRÜ VAR
Yaşları var on üç, on beş yaşında,
Başlığı var o çocukça başında,
Bir dava yüklenmiş, Çanakkale'de,
MÜNAFIK
Aldanmayasın sakın, iyi bak gözlerine,
“Onları gördüğünde, kalıbı hoşa gider”, (1)
“Konuşurlarsa kulak verirsin sözlerine”, (1)
Hakk’ın katında ise, işleri boşa gider.
NE BİLECEKSİN
Bir derya içinde bir katre gibi,
Şu meçhul alemde, ne bileceksin?
Herhangi bir insan, sıradan biri,
Seni sevdiğini, ne bileceksin?
NEYİNE
Bazen der ki deli gönül,
Terket şehri git köyüne,
Dalda ötsün serçe, bülbül,
Yaylan varsa kent neyine?
N'EYLER?
Yüreğimden akar geçer,
Kırık-dökük bazı şeyler,
Hasret beni yakar biçer,
Naçar kalmış gönül neyler?
PINARLARIN
Gören gözler göremez oldu,
Narin yüzler gülemez oldu,
Yanı başımdan akıp gider,
SAHİP ÇIK
Türkçe karşılık varken, neden cümle arası?
Serpiştirip durursun, sanki yürek karası,
ŞARKI ÇAĞIR
Hüzzamlı bir besteden, bana bir şarkı çağır,
Segâh bir şarkı gibi, sükûnetli ve ağır,
Açar belki gönlümde, yeni bir bahar, çığır,
SATTILAR BİZİ
Kör topal yürüdük, hayat yolundan,
Üç para beş pula kaptılar bizi,
Mesnetsizler sarmış, sağım solumdan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!