Eğlence Bittiğinde Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4276

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Eğlence Bittiğinde

Aktrise, sahnede yalan gülücük attılar,
Sanki bir hiçmiş gibi, gizlice aldattılar,
Kocaman umutları, boşluğa fırlattılar.
Dinmeden sürecek kumpanyalar, şu cihanda,
Kaba manasız çırpınışlar, dönüyor handa.
*
İri hüzünler yığıldı, tenin derinine,
Çığlıklar bulvara taştı, korkunun yerine,
Ağladı, kimseler bakmadı onun sesine.
Bütün tatlı kelamların peşinde, vahşet var,
Tüm mermilerin arkasında, soğuk nefret var.
*
Şenlik bitince, kopan sızılarla sarsıldı,
Uzun zaman boyunca, çılgınca alkışlandı,
Zihninin üstünden, ağır demir kuş asıldı.
Tepeler ahit yaptı, onun ismi çınladı,
Cümlenin ömründen, ufak nehirler fırladı.
*
Dansçıya kuliste, sarı tebessümler kaldı,
Fidanlar büyürken, izleyen gözler azaldı,
Ruhları sıkan zalimlik, her tarafa daldı.
Bitmeden oynanır revüler, şaşırtan handa,
İnce bağırışlar, amansız korkulu anda.
*
Soğuk ürpertiler sardı, zayıf ellerini,
Gürültü asfalttan fırladı, deldi derini,
Kimseler anlamaz oldu, ruhların yerini.
Bütün nazik kelimeler, zorbalık sakladı,
Tüm tabancaların öcü, cinayet akladı.
*
Eğlence bitince, yürek acılara bandı,
Ovalar ahit kıldı, ününü mırıldandı,
Toplumun içinde, bazı sırlar ayıpsandı.
İnsanın ömründe elbette, süzgün nehir var,
Onunki Meriç boylarında, gizli sihir var.
*
Soliste, çerçeve dışında pusu kurdular,
Goncalar açarken, hep acısız oturdular,
Palandöken buz tuttu, orda donup durdular.
Sürekli sergilenir perde, fani alemde,
Daima hezeyan çınlar, tükenmez çilem de.
*
Zehirli hüzünler indi, zayıf ensesine,
Feryatlar caddeyi delip, karıştı sesine,
Kimseler dertlenip, koşmadı asla izine.
Bütün nazik hitapların bağrında, dehşet var,
Tüm tüten namluların gölgesinde, vahşet var.
*
Toy miladından hemen sonra, eziyet çekti,
Tam zihninin derininde, ne tohumlar ekti,
Bayırlar akit yapıp, dert bayrakları dikti.
İnsanın mazisinden, ıslak nehirler akar,
Onunki, yalnızca Dicle boyunda, can yakar.
*
İdole, sahnede riyakar masklar taktılar,
Tohumlar yeşertip, seyirci olup baktılar,
Ilgazlar buz kesti, mesken fiyatı yaktılar.
Hep devam edecek şovlar, mevcut bu felekte,
Bitmez korkular, elenmiyor delik elekte.
*
Zemheri terleri sızdı, narin vücuduna,
İnilti, asfaltı aştı indi hududuna,
Herkes sağır oldu, daldı derin uykusuna.
Bütün nazik beyanların içinde, korku var,
Bütün barutların izinde, zalim olgu var.
*
Şenlik bitince kopan, dertlerle helak oldu,
Zihninin içinde, demir gemiler yoruldu,
Vadiler andıç yazdı, ismi göğe doğruldu.
İlin geçmişinden, elbet deniz izi sızar,
Onunki, yalnızca Batman sahilinde mezar.
*
Yıldıza, podyumda tuzak kurup, hep çattılar,
Dallar filizlendi, acıyı bağra kattılar,
Kopdağı buzlandı, kış ortasında yattılar.
Hep devam eden müsamere, ukbada kaldı,
Bitmeyen isyanlar, acı inatlara daldı.
*
Ağır kasvet çullandı, teninin derinine,
Haykırış meydandan taştı, halkın kesimine,
İnsanlar döndü hep, yalancının esirine.
Bütün övgülerin dibinde, büyük dert durur,
Tüm silahların nefesinde, zalimlik vurur.
*
Festival bitince vuran, tortularla çöktü,
Zihninin ufkundan, karanlık heceler döktü,
Doruklar şahitti, ününü göklere söktü.
Milletin izinden, elbette denizler sızar,
Onunki, yalnızca Çoruh sahilinde bizar.
*
Periye, sahnede belirsiz telaş sundular,
Yapraklar dökülürken, ona pusu kurdular,
Süphan dağı dondu, tepeden bakıp durdular.
Hep oynayan piyes, devranın sırrında saklı,
Bitmez isyanlar ve isyankar hisler de haklı.
*
Koyu karanlıklar indi, aciz bedenine,
Nidalar caddeden aktı, gitti hep derinine,
Ahali bakmadı, gitti kimsesiz izine.
Bütün iltifatın zemininde, pusu durur,
Tüm hançerlerin gölgesinde, büyük dert vurur.
*
Balo bitince, kopan dertlerle hep inledi,
Zihninin köşesinde, fırtınayı gizledi,
Meydanlar, ahitli ismini elbet dinledi.
Toplumun geçmişinden, ufak nehirler patlar,
Onunki, yalnızca Göksu sahilinde çatlar.
*
Tüller arasından, mızrakları fırlattılar,
Ağaçlar solurken, masum canı uzattılar,
Hasandağı dondu, insanı yolup sattılar.
Hep süren şaşaalı sahneler, var gecede,
Gerginlikler kanar, gizli olan bir hecede.
*
Taş benzeri dertler, indi narin bedenine,
İsyanlar, rıhtımdan indi onun yüreğine,
Kimseler dönmedi, onun kanlı direğine.
Bütün tatlı sözlerin dibinde, bir pusu var.
Tüm kılıçların kınında, kara korkusu var.
*
Eğlence bittiğinde, ağır bir azap düştü,
Zihninin ufkuna, acı korkular üşüştü,
Yamaçlar şahit oldu, eziyeti bölüştü.
Milletin geçmişinden, derin yaralar kanar,
Onunki, yalnızca Manavgat suyunda yanar.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 6.03.2026 21:20:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!