Ölüm nedir anlat bana
Ölüm betonlarda kaybolmakmış
Ölüm,
Her süzülen selanın arştan,
Yanı başında fısıldamasıymış
Allah diyerek haykıran müezzinden,
Demek kadındır bu dünyanın nazmı
Bir gülcemale sıkıştırmak şu dünyayı hak mı?
O dünya ki yaymalı ilimle, ilmek ilmek,
Veyahut her şeyden evvel bir şeyi bilmek.
Saniyeler oluk oluk bir kovaya dökülüyor,
Kovanın dibi delik, bunu kimse bilmiyor.
Tabutta ulaşabileceğin en üst mertebe
Ölüm bizlerce yalnız bir kaç hece.
Mutlak bir son, Gılgamış güvahi,
Dünya öyle güzel bir yer olsa ki,
unutulsa, paris,
kule kalsa bir, birde çöpler,
çöpçüler
tüm gişeli dağlar, kıskansa munzuru
Bir zerre kadar aşık olabilecek çağın
Bir göz kırpış
İştahlı bir alkış
Kulakların hamile değil mi?
Birer cılız haykırışla
Ve birde
Bir hışımla cereyan ediyor yaşamak tutkusu,
Aniden, en hazin, bazen en güzel halinde.
Doğrusu, bir sınav acelesinde bulmuyor vuku.
Bir çiçeği koklamaktan, yağmurda ıslanmaktan,
Acı ballardan, tatlı baldıran zehirlerinden,
Ne ağır taştır bana bu baş kaldıracak,
Tanrı baba görmezsin ne kuytular ararım.
Saklarım karanlığımı çünkü gün ağaracak,
Saklarım,
Çünkü asla sormaz gün.
Kaçkınlar nereye saklanacak.
Metrekare başına çakılmış bilmem kaç kazık
Yurdumun tüm yüzüne taciz, yazık.
Kimi Amerikan kimi nato bin türlü yaratık.
Oraktan düşen yere inmeden,
Bu hayvanlara azık.
Arap şükrüdeyim, sokağa sapmadım tabi
Dükkanlar omuza omuza, birer sipahi
İnsanlar sel gibi dolup taşıyor
Ruhumda bir adam, bu sokağa sığmam diyor.
Bira şişeleri kutularda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!