19\09\2008 Çatalca İstanbul
Durur duvarda bir eski saat tıkır tıkır,
Zamanı dişleyen o çarklar ne anlatır?
Sessizce erirken mum, ömürden gün yakılır,
Her saniye maziden bir yaprak fırlatır.
Dün taze bir sürgündü, bugün kurumuş dal,
Değişti çehresi yolların, soldu bu cemal.
Hani o bitmez sandığın gençlik ve o masal?
Şimdi bir aynanın ardında gizli kalır.
Ne dur demek kâr eder, ne yalvarmak zamana,
Giden günün gölgesi düşer mi bir daha cana?
Uğruna ömür verdiğin o yalan dünyada,
Bir misafir gibi sessizce durursun yanyana.
Sonunda anlarsın ki her şey bir serapmış,
Zaman, elinde kalan tek kırık mızrapmış.
Kayıt Tarihi : 19.07.2026 15:53:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!