Yar üstüne yar sevenin
Evinde huzur olamaz
Mutlu yaşamlar bozulur
Ölünceye yüzü gülemez
Hızır lokmasını veren erenler
Evinize yokluk kıtlık girmesin
Cemimize gelen sevgili canlar
Keseniz dolu olsun yokluk görmesin
BU GARİP DÜNYADA YÜZÜM GÜLMEDİ
Ben küserim kaderime şansıma
Bu garip dünyada yüzüm gülmedi
Genç yaşta muradım almadan soldum
Bu garip dünyada yüzüm gülmedi
Doğru gitmedinse hakkın yolunda
Evvelini unut sonunu düşün
Adalet terazisi yoksa elinde
Evvelini unut sonunu düşün
Eğer yalan sözler çoksa dilinde
Şeytanlar töremmiş halkın içinde
Ey Allah’ım akıl fikir ver bize
Dolandırır kandırırlar milleti
Ey Allah’ım akıl fikir ver bize
Hoşgörü bilirsin kusur bilmezsin
Kusurlunun kusuruna kalmazsın
Hiç bir kulun ayıbına gülmezsin
Gözünü sevdiğim Bektaşi veli
Horasandan arzulayıp gelmişsin
Dergâhına geldim yüzüm sürmeye
Ey güzel efendim af et günahım
Aşk ile yürüdüm geldim görmeye
Ey güzel efendim af et günahım
Dergâhını buldum Hacıbektaş’ta
Nerde kaldı konakların köşklerin
Ey güzel İstanbul ne hale geldin
Gök delenler sarmış etrafını
Ey güzel İstanbul ne hale geldin
Bu dünyada senin gibi yok idi
Mor sümbüllü bahçelerin bağların
Engin ovaların yüksek dağların
Nice şehirlerin nice köylerin
Ey güzel tabiat sende neler var
Bütün sırlarına akıl ermiyor
Bir akşam kendimi taksimde buldum
Ey İstanbul sen ne kadar şirinsin
Güzel Bey oğluna yürüyüp indim
Ey İstanbul sen ne kadar şirinsin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!