Bir sonbahar sabahı kuşluk vakti,
Sessiz ve sakin şehrin sokakları,
Sigarasını tüttüren bir adam yorgun,
İsteksizce yol alıyor sabahın ayazında.
Sokak boyunca sıralı işçi servis otobüsleri,
Şehirlerde birer canlıdır,
Çocuk bahçeleri gibi cıvıl cıvıl,
Sokağı caddesi çarşısı pazarı.
Teneşire konulmuş,
Mevtanın ölümünü hatırlatır,
Şehirlerin de yok edilişi.
Her zaman aklıma gelir
Somun dilimi üstüne sürdüğümüz gül reçeli
Okul önlüğümüze damlatarak
Yediğimiz günler.
Az mı azar işitirdik beklide bir iki tokat
ÇOCUKLUĞUMUZ
Bizde çocuk olduk istemesekte,
Pullu mektup yazmadık dünyaya gelmek için.
Cıvıl cıvıldık sokak aralarında çocukluğumda,
Toz duman içinde yalınayak koştururduk.
Hep sen varsın gecelerim de,
Bulutların arkasından,
Ay ışığını salarken geceye.
Buğulu gecenin sessizliğinde,
Aydınlanıyor masumane yüzün,
Yürüyorum cadde boyu,
İnsanlar koşuşturuyor sağa sola,
Bir telaş içindeler kadınlı erkekli.
Herkesin belli ki bir amacı var,
Sebepsiz değil bu koşturmaca.
KİMLER KALDI
Kimler kaldı eskilerden,
Yok, oldular birer birer,
Krallar sultanlar padişahlar,
Kahpelikler sarmış her tarafımızı,
Azrail halt eylesin ölüm dolanıyor etrafta.
Kara cüppeli şeytanlar mekân eylemiş,
Din satıp menfaat biçiyorlar akıllarınca.
Rüyalarımıza da zincir vurdular,
KARDELEN ÇİÇEKLERİ
Sıcak örtüsüdür ekinlerin kar.
Umut çiçekleri üşümesin ayazın soğuğunda,
Geleceğin güneşi karanlığın ışığı çocuklar,
KÖYÜMÜN TARLALARI
Esen ılık rüzgarlarına aşığım,
İnsanları bunaltan yazın sıcağına,
Sararmış ekinlerin temmuz başaklarına,
Sevdalıyım ekili tarlalarına köyümün.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!