ONA SİTEM
Senelerdir hasretini çektiğim,
Deli olup gözyaşları döktüğüm,
Beyaz bulüzüne siyah saçına,
Arkasından doya doya baktığım.
PINAR
Sen çam dağından gelen yolcu,
Sen sevgi şehrinde hancı,
Sen aşık olmayanlara yabancı,
Sen sevdalı gönüllere durak,
ZAMANA DOĞRU
Yazın sıcağında kavrulurken çiçekler,
Solar avucunda sevda gülleri,
Tarlalarda güneş rengi buğday başaklar,
Kendisine renk veren güneşe boy atıyor.
YİNE AKŞAMLAR
Yine akşamlar gösterdi karanlığını,
Ne olur örtmeyin gündüzün hayallerini,
Cırcır böceklerinin ötüşünü,
Elem sarmasın kalbimin çarpan sevdasını.
Ağlamak istiyorum,
Kapatın pencereleri,
Görmesin yaş dolu gözlerim,
Çekin perdeleri,
Ağlamaktan kızarsın gözlerim. .
Hıçkırarak ağlamak istiyorum,
Sen ister yanımda ol,
İstersen gelme hiç.
Göz kırpmayın gök yüzün de yıldızlar,
Sevmiyorum karanlık geceleri,
Ay doğmazsa hüzünleniyorum,
İster yanımda ol ister olma,
Ağlamak istiyorum bu gece.
Sarsa etrafımı sevda parçacıkları,
Acı verircesine bedenime,
Karabulutlardan yağmur yağarcasına,
Yaşlar dökülsün gözlerimden.
Gözyaşlarımdan,
Islanan mendilim silsin yaşlarımı,
Seni göremesem de yanımda,
Ağlamak istiyorum bu gece.
Şiirlerimde gizli hüzünlü satırlar,
Beyhudemi kapıldığım sevdana,
Acılarım dinsin dermanıma ortak ol,
Kalbimde titreşimler oluşuyor,
Okurken ismini sevgi satırların da.
Yalnız bırakın kendimle baş başa,
Yaz yağmurları ıslatırcasına,
Dökülsün gözyaşlarım,
Bırakın beni kendi halime,
Ağlamak istiyorum özgürce.
Durmuş Karabağlı
Yeniköy-1985
SEN SEVMEYİ BİLİRMİSİN
Aşk sevmektir sen sevmeyi bilirmisin,
Sevmek murada ermek için beklemektir,
Sisli gecelerin soğuğunda üşümektir,
Gündüzün sıcağında har ile yanmaktır,
Aşk sevmektir sen sevmeyi bilir misin.
Aşk sevdanın acılarına dayanmaktır,
İçin için yanmaktır sevdalanıp kendince,
Kurtulmak için sevginin çemberinden,
Sevginin gücüdür taş kalpleri yumuşatan,
Aşk sevmektir sen sevmeyi bilir misin.
Şimşekler gibi parladın mı sevda ateşiyle,
Gökler gibi gürledi mi aşkımız gönlünde,
Yağmur olup yağdı mı sevda bahçesine,
Irmak olup çağladın mı akarcasına,
Aşk sevmektir sen sevmeyi bilir misin.
Sevgimizi koydun mu kalbinin köşesine,
Sen gülerken düşündün mü ağladığımı,
Bensiz ağladın mı hiç yokluğumda,
Düşündün mü ilacın sevmek olduğunu,
Aşk sevmektir sen sevmeyi bilir misin.
Durmuş Karabağlı
Kütahya-2010
GELİRİM ANNEM
Gurbet ellerde kalmışım hasta,
Yollar kapanmışta gelmiyor posta,
Toplanmış ahbaplar hepside yasta,
Bekle yollarımı gelirim anne.
Dışarısı çok soğuk,
Oturuyorum pencere kenarında,
Okumuya yeni başladığım,
Yeni yayımlanan bir kitap.
Nede olsa kıştayız.
Kar yağıyor dışarı da lapa lapa.
Pencereden seyir çok güzel,
Toprak ana bembeyaz,
Kardan gelinliğini giymiş,
Serçeler cıvıldaşıyor cam önünde,
Belli ki aç kalmışlar.
Biraz yem koymalı cam önüne,
Kar yağıyor dışarı da lapa lapa.
Arada bir dalıyorum kitaba,
Dışarıda manzara çok güzel,
Merak ediyor illa insan,
Alamıyor kendini seyreylemeden,
Kelebekler gibi uçuşan kardan.
Kar yağıyor dışarı da lapa lapa.
Bembeyaz pamuk tarlası sanki,
Bahçede ağaçlar duvar üsleri çatılar,
Ulaşım durmuş sesiz sokaklar,
Beyaz örtü doldurmuş her yeri,
İnanın en az diz boyu,
Kartopu oynuyor çocuklar,
Serçeler gibi onlarda cıvıl cıvıl,
Kar yağıyor dışarı da lapa lapa.
Baktıkça çocukluğumu hatırlıyorum,
Dünmüş gibi anılarım tazeleniyor,
Uzanırdık karlara boylu boyunca,
Sanki simetriğimiz oluşurdu,
Tarihi fosil kalıntısı misali,
Kalıba bak kalıba diye sevinirdik,
Benimki seninkinden daha güzel diye.
Kar yağıyor dışarı da lapa lapa.
Hey hat ne güzel di o günler,
Köy içinde akan dere donardı,
Kayardık üzerinde korkusuzca,
Kızak yapardık okul dönüşü,
Bavul denilen kitap çantalarımızı.
Bazen düşerdik popomuz üzerine,
Ağlamazdık hiç nedense,
Düşenin haline hep gülerdik,
Kendi düşen ağlamaz diye herhalde,
Ne günlerdi yarabbi hep şendik,
Kar yağıyor dışarı da lapa lapa.
Uyandım istemeden anılarımdan,
Göz göze geldim camdaki serçe ile,
Üşümüş dü duruşundan belli,
İçeri alırmısın der gibiydi.
Kar yağıyor dışarı da lapa lapa.
Kar üstünde yürümek kütür kütür,
Üstümüze yağarken kar taneleri.
Kuş tüyü kadar hafif kelebek kadar beyaz,
Pamuk tarlaları gibi örtüyor toprak anayı,
Genç kızın gelinliği toprağın kefeni gibi.
Kar yağıyor dışarı da lapa lapa.
Belli ki bahara hazırlanıyor toprak,
Kış bitince canlanacak,
Yine yeşerecek bağlar bahçeler,
Bizler yine yaşlanacağız,
İz bırakıp yürürken kar üstünde ayaklar.
Hiç bozulmasa bu izler,
Hüzün olmasa dert doğurmasa soğuklar,
Sıcak olsa evler tok olsa insanlar,
Kar berekettir aşılar toprak anayı,
Kar yağıyor dışarı da lapa lapa.
Durmuş Karabağlı
Kütahya-2012
Seslensem duyarmısın feryadımı?
Rüyalarımızı süslesin anılarımız,
Dön gel bitsin bu hasret bu acı.
Sevgimizde ümitsizlik oluşmasın,
Verilen sözler gönüllerden silinmesin,
Dön gel bitsin bu ayrılık bu acı.
Yağmur ol bulutumda sevgi sevgi,
Aşk kokusu oluşsun buram buram,
Dön gel bitsin bu hüzün bu acı.
Ateşten gömlek ol yak bedenimi,
Aydınlat sensiz karanlık gecelerimi,
Dön gel bitsin ne olur bu acı.
Hazinem ol kalbimin derinliğinde,
Seni hissedeyim nefes alış verişim de,
Dön gel bitsin bu çile bu acı.
Yudum yudum içelim sevgiyi birlikte,
Kapat gözlerini sar bedenimi sımsıcak,
Dön gel bitsin bu dargınlık bu acı.
Durmuş Karabağlı
Kütahya-2011
Viran olan yalan dünya da boşa yürüme,
Cehalete meyil eyleyip mala mülke tapınma,
Kitap ehli olmak dururken efendilere inanma,
Aydınlığı bırakıp karanlığın gizemine bürünme.
İnanç iman deyip secde etme taşa toprağa,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!