Defter sayfalarında sararmış satırlarım
Paslanmış satırları geri de kalmış yıllar
Kurumuş gül yaprağı rengiyle hatırlarım
O yılların için de sırlarımla ben varım
Gelmeden sen dünyaya
Çok borç bıraktık sana
Yüreğimiz yansa da
Sus ağlama bebeğim
Karun gibi olsan zengin
Dünyada olmasa dengin
Ey yüksek görünen engin
Gıtmır kadar yoktur sevgin
Toprağa sırrımı sordum, anımsadı
Dudakları ıslak ,gözü nemliydi
Beni kendi bildi, çok benimsedi
cevap dedim; gülümsedi.
özgürlük dedin de aklım takıldı
Nerde tutsak nerede hürsün
" İt ürüsün kervan yürüsün --
Her iftira yamarsınız-
----
Frensiz gönlümü durdura bilsem
Gül gülse ben gülsem, lale sararsa
Dünyayı küçültüp altıma alsam
Evrenin için de beni arasa
Bir bardak suya bir damla idrar düşse
İçermisin be salak
İçkiyi içenler mi faizi yiyenler mi ruhsatı verenler mi
Hangisi daha ahmak
Söz var demli söz var kara gül
Ölüm sarı ben rengine uymuşum
Yıllar her telin de saçlarımın
Öpüp başıma koymuşum
Zeytin dalda, nar dalda, gülün dalında diken
Yüreğin de cennet var, gerçekten aşık iken
Mecnun çöllere düştü, Leylaya varmak için
Eşiklikte bir Yunus Taptuk’u görmek için
Dün gece albüme baktım
Resimlerimiz sararmış
Siyah beyaz bakışların
Yıllar yıllar gerisinde kalmış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!