Rüyam çimdik çimdi, kıl payı hatta
Buzlar olukları sımsıkı sarmış
Gölgeme binili gölge hayatta
Mesafe boyutu nokta kadarmış
Beraber dönmüşüm dünya döndükçe
Bir, iki gün derken sonra da son gün
Nasıl geldi, nasıl geçti gölge misali
Pişmanım desen de gelecek o gün
Gülmek için ağla, ağlamayla gül…..
Düş gibi gördüm seni
Damla damla birikmiş çöl sandığım içime
Ansızın anladım
O an bir şiir geldi dilime
‘’Çeşmin giryanında sellere benzer
Oldu bitti severim tren yolculuğunu
Hele de karlı kış günlerinde
Geride kalan yıllarımı hatırlatır bana
Kurtalan’dan İstanbul’a
Bir uçtan bir uca
Bir gün değil, üç gün değil
Kainat değil mi kuran okumak
Hem kalbinle, hem gözünle iyi bak
Kendi vücudunu görmeyen ahmak
İkra bu değil mi?
Kırlangıç süzerken, balık yüzerken
İçimde bir ırmak içime akar
Yokuşta inişte sessizce kaynar
Gözünü gözüme uzatan pınar
Ömür boyu bana beni sorarmiş
Anladım sonunda, anladım hiçi
Havuç altında, karpuz üstünde toprağın
Kuş havada kanat açar, balık denizde
Kaderi mi yeşil olmak yaprağın
Arifin maarifini bir anlayabilsek
Su ve toprak iki dev yaratıklar
Yağmur yağarken üstüne
İçin ıslanmadı mı
Her damla tek başına
Özgürce…
Nereden geliyor böyle
Kar yağarken baktın mı
Tavanı tabanı bilinmez gökler
Köprüsüz göklere nasıl çıkılır?
Toprağın dibine bağlanan kökler
Dipsizlik dibine nasıl çıkılır?
Akıl yorgun, gitmez madde ötesi
Dün de gördüm seni yine bugün de
Avuçların açık köşe başında
Serili mendilin ölmüş önünde
Söyle bana ellerin kaç yaşında?
Değiştir bu yolu bir başka yola




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!