Mutluluğa giden yolun ilk adımları gibi,
Öyle tatlı, tatlı girdin de Dünyama,
Şimdi neler istiyorsun benden;
Bir çingene dansı gibi arsız mı olmalıyım?
Yoldan geçen adam gibi,
Geçip gitmeli miyim hayatından?
Merhaba öğretmenim,
Sana çok güzel şeyler yazmak isterdim,
Ama bana yalan söylememeyi
Sen öğrettin.
Darlandım öğretmenim bunaldım.
Hani ilkokulun son günü;
Hadi be Selami, sen de arkadaş mısın?
Kırk yılda bir kız sevdim, burnumdan getirdin.
Bir sövmediğin kaldı kıza.
Ağzını topla Selami, attırma benim tepemi!
Ben mi, sana ne lan benden, söverim de, severim de!
Bak Selami; ’ yengen olur! ’ diyorum.
Ertelemedim çocukluğumu:
Korkmadım büyüklerin cezasından.
Oyunlarda hep başı çektim.
Şu; süslü-püslü,
Üstü, başı kirlenecek diye,
Kız gibi kırılan çocuklardan olmadım.
Çok uzaklardan gelip
Bir noktada buluşan
İki deliydik,
Akıllanacaktık belkide…
Senin okların vardı
Ben dlicesine aşık
Korkularım var,
Yiten değerleri bulamamak adına.
Ben,bir insan işte,
Sıradan.
Yaşamım birkaç nefes,
Otuz sekiz ayak gelirdi sizin sokak,
Kırk bir numara ayakkabılarımla.
Duvardan duvara kaç kere saydım.
Kaldırım yoktu sizin sokakta.
Ben sizin sokağı; gözüm kapalı bilirdim.
Beş yüz altmış altı adımdı, bir ucundan bir ucu.
Seven kalpler halsiz kalır
Zaman gelir, yorulurmuş birtanem!
Olmaz derdik, inanmazdık.
Et tırnaktan ayrılırmış birtanem!
Dua duaydı ellerin,
Kıpır kıpırdı yüreğin.
Sahi anne sen bizi nasıl severdin?
Kimi soğuğu sevmezdi,
Kimi sıcağı
Sen,
Bu Dünyayı yeniden renkli görüşüm.
Gizli, gizli gözyaşları döküşüm.
Sen benim en güzel düşümsün.
Sen,
Kavruluşum, Agresif oluşum.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!