Derdin nedir diye, bülbüle sordum.
Dediki belayı, gül verdi bana.
Mekanım dağıldı, yok oldu yurdum.
Ağlayı ağlayı, zul verdi bana.
Dediki dünyada, düştüm telaşa.
Yeşersin ülkemde hayat ormanı.
Ağaçlar zehiri alınca güzel.
Kıymayın fidana ağalar beyler .
Uykular düşlere dalınca güzel.
Hele bir bakın bağdaki güle.
Göz yaşını boşa tüketiyorsun.
Yağan yağmur ıslanırım güzelim.
Her gamı kendine dert ediyorsun.
Deli gönül uslanırmı güzelim.
Boş yerrr çalarmı el nağmeleri.
Sinesinde aşk gülleri açılır.
Bir hoş öter, bülbülleri Fadiğin.
Gözlerinde aşk şarabı içilir.
Bir hoş biter, sümbülleri Fadiğin.
Islanırda üşürmola, bilmem ki.
Dikensiz dallarda gülü arayan.
Garip bülbül bağdan, haberin var mı.
Şu garip gönlümü, ey yaralayan.
Ayrı koyan dağdan, haberin var mı.
Ne minnet eylersin, hayırsız kula.
Yüreğimde volkan patladı yine.
Külleri savruldu, haberin varmı.
Sabırımın taşı çatladı yine.
Dert ile yoğruldu, haberin varmı.
Kaç masum yüreği, önceden yaktın.
Günümü zehretme , gör şu davayı.
Sırtımızda yara, çıktı hakim bey.
Bırak şu gazeli, verme havayı.
Zalim ocağımı, yıktı hakim bey.
Elli yıldır, acılara büründüm.
Yurdumun halini sorarsan eğer.
Hainler yarayı kaşıyor Hasan.
Uyuz tilki, yiğit aslanı döver.
İtler paşa gibi yaşıyor Hasan.
Ezilen, ezenden hesap sormuyor.
Kalkmıyor buranın karı dumanı.
Boranı buz gibi, esiyor Hasan.
Kurudu yaylanın, çayır çimeni.
Gecenin ayazı, kesiyor Hasan.
Toprak bile sancı çeker burada.
Gelde bir köyüne bakıver hele.
Koyunlar kuzuya karışmış Hasan.
Hasretin kaldıysa bülbüle güle.
Kırlarında sümbül erişmiş Hasan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!