Issız resim fırçasıyım, boyasız,
Taşlaşmış merdiven ayağı, mermer saraylarda,
Susarım her akşam vaktinde,
Gölgeye boğuyor avluyu lakin, uzaktaki duvar.
*
Ruhumuzda barınır sürekli, uzaklaşma arzusu,
Bütün canlara uzanan seyahatnameler,
Sıyrılmak maksadıyla beynin zincirlerinden,
Mutlak surette firar eylemidir.
*
Yemin eyle sunacaksan sonsuz yaşamı,
Yemini derinden fısıldasın, saf aşıklar,
Eskiden maziye anlatılan tüm masallara,
Bedel kılarım eşsiz bestemi.
*
Dolaştığımda hafızanda,
Kilidini zorlayan misafirim,
Süzüldüğünde hislerimden,
Lodos aralar mandalımı.
*
Koşma arkasından şu deli divanenin,
Dökme avucuna servetini,
Düşünüp zannetme işitmedim,
Ardım sıra yürü fısıldadın.
*
Korkusuzca ilerle karanlık sokaklara inat,
Adımlarım fısıldasın şaşmaz pusulayı,
Bırak yabancı seslerin sahte ninnisini,
İzimi sürerek bulursun aydınlığı.
*
Gözyaşları kuruduğunda yanaklarında,
Gülümsemen yeşertecek solmuş bahçemi,
Saklanma gölgelerin ürkütücü koynunda,
Sessizce sokul, tut parmaklarımı.
*
Dağlar aşalım fırtınalara meydan okuyup,
Sonsuzluk rehberimiz olsun uçurumlarda,
İnanırsan masmavi ufukların doğuşuna,
Duraksama hiç, düş ayaklarımın ardına.
Kayıt Tarihi : 28.04.2026 17:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!