Dünyam Şiiri - Abdurrahman Kemal Billurcu

Abdurrahman Kemal Billurcu
15

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Dünyam

En sevdiği yemekler sushi, makarna, hamburgerdi,
ben ne kadar sevmesem de bamya da severdi,
bilakis dolma ve bilumum sarmalar,
birlikte yediğimiz nice yemekler.

En sevdiği renk yeşildi mesela,
hızlı yürümeyi sevmez, yavaş yürürdü,
hayatın olağan akışında acele aramazdı.
En çok kedileri severdi,
lanet bir dünya içinde merhametin timsaliydi.

Takıları çok severdi, çiçeklere de bayılırdı,
en çok temiz olanı severdi, renkli olanı.
Renkli olamadım ona,
gecelerin katran gibi gündüzlerin üzerine aktığı günlerde
ışık olamadım.

Bacağını bacağımın üzerine koymayı severdi,
yan gözle o güzel gözleriyle bakmayı severdi,
asiydi, her ne kadar kabul etmese de,
kafasının dikine gitmeyi severdi, ben de severdim, onu da severdim.
Ortak noktalarımız çok vardı da hep zıtız dedik birbirimize.

Hayatımızın en güzel zamanlarında
ona onu esir gibi hissettirmişim, öyle söyledi,
yazdığı o son mektupta.
Ben zaten soğuk bir trendeyim,
ısıtırım sanmıştım o güzel kompartmanı.

Evimiz olacaktı, renkli her duvarı, farklı renkli,
tencere şeklinde avizelerimiz, yeşil,
yataktan kalkınca ah kalbim...

En çok kendini sev derken sana,
beni de tanımayacağını unutmuşum,
sen çok kıymetlisin derken
senin bana patlayacağını unutmuşum.
Birlikte aştığımız engelleri unuttun mu sen,
bana hiçbir zaman yük olmadın, ya da yok olmadın,
ben seni her daim seviyorum,
öyle hissettirmişim, ayıbı benim.

Dünyanın on beş saniyelik zevki sefasına bak, iyi bak.
Ama şunu bilmeni isterim,
aklımda iyi birisi olarak kalacaksın.
Hep özgür ol güzel kızım, Dünyam.

Oysa bir coğrafyacı için dünya pek de stabil bir yer değildir,
zaten böyle de olamaz, yoksa sistem olmaz.
Canı nasıl isterse, neye ihtiyacı varsa,
zararlıysam ya da dayanamıyorsan, yok olmalı zaten.
Gerçi...
çok özledim,
çok seviyorum,
çaresizim,
hayatımın rengi...

Denizin kenarında oturmak için aldığın sandalyelerimiz boş kaldı,
seni benden aldı bu zaman.

Her akşam ağlarım, adın dilimde tuz,
her gece seni ararım karanlığın içinde,
ellerim boşluğu yokluyor hâlâ,
kapını çalıyor rüyalarımda parmaklarım.

Evim, evimi kaybettim ben,
duvarlarında büyüdüğüm, nefes aldığım,
nereye gitsem yarım kalırım,
bavulumda taşıdığım bir avuç toprak,
ve gözlerimde hiç kurumayan
sana dair bir nehir.

Söyle, nasıl unutulur ilk uyandığın oda?
Nasıl vazgeçilir pencerenden görünen o ağaçtan?
Seninle birlikte gezdiğimiz o sokaklardan, şehirlerden, köylerden,
konserlerdeki bağırışlarımızdan,
izlediğimiz filmlerden, beraber dinlediğimiz müziklerden.

Sen yoksan hiçbirinin anlamı yok,
dünyanın en güzel yerine de gitsem, sensiz anlamı yok.
Ben her akşam kapına dönerim hayalimde,
ve her gece yeniden, yeniden kaybederim seni.

Abdurrahman Kemal Billurcu
Kayıt Tarihi : 15.07.2026 01:29:00