Nice şahları tahtından
Endirirsin yalan dünya
Nice beyleri ahtından
Döndürürsün yalan dünya
Yalan dünya yalan dünya
Zalimlere kalan dünya
..
DÜNYA.
Hep derler ki kalmamışsın Sultan Süleyman’a dünya,
Ben derim ki çıkar mısın kör geceden tan a dünya.
Hem Ebede hem ezele hükmedenin eserisin;
Kimi konar kimi göçer benziyorsun han a dünya.
..
Durdu ŞAHİN: Birlik tabirinden ne anlıyorsunuz? Ve niçin önemlidir?
Halil USLU: Kıymetli kardeşim. Atalarımız demiş ki “Bir elin nesi var iki elin sesi var”. Bu itibarla en dar daireden en geniş çerçeveye kadar birlik olmadan başarı mümkün değil. Kainat kitabına bakınca her şeyin bir birine muhtaç olduğu ancak birlikle harika tecelliler tecelli etmektedir.Caminin kubbesindeki taşlar birbirine yardım edip birbirine omuz vermeseler kubbe çökmez mi? Elbette çöker. Bu cihetle Türkiye’den bütün dünyaya giden yollar ancak birlikle aydın ve nûrlu olacaktır.Başka yol deneyenler çıkmaz sokakta kaldılar ve karanlığa mahkum oldular. Vücudumuzda birlik olmakla dirilik meydana gelmekte. İnsan evvela birlik ve beraberlik için kendi vücut kitabını okuması lazım,kendini okuyamayana neyi ve nasıl anlatacaksın? Onun için İslam’ın ilk emri “OKU” dur. Neyi okuyacaksın? Evvela kendini, sonra “Kitab-ı Kebir-i Kainatı” okuyacaksın. Gerçekten bunlar okunursa bir beraberlik binası olursun.Çimentonun, demirin, kumun, taşların birleşip bina oldukları gibi. İslam dini bun şura yani meşveret diyor. Dünyada ise “Referandum” olarak geçmektedir.
Durdu ŞAHİN: Birlik olmadan Dünya barışı olur mu? Veya dünya barışı ne ile olur? Türkiye, Ortadoğu ve Dünya, barış için büyük sancılar çekmektedir. Bu hususta sizin tespitleriniz nelerdir?
Halil USLU: Sevgili kardeşim Durdu Şahin bey: Bizler hastalanınca hastaneye veya sağlık kuruluşlarına gideriz. Bu itibarla yaratıcımız Cenab-ı Allah bizlere ihtiyaç olan ilaçlarını bize peygamber vasıtası ile gönderdiği Kur’an-ı Hakimimizde var. Sosyal ve içtimai hayatın eczanesi orası.Cenâb-ı Allah 49.surenin 13. ayetinde “Ey insanlar sizi bir dişi ve bir erkekten yarattık, sizi şube şube kabile kabile yarattık, birbirinize yardım edesiniz diye..” Bakınız ey Müslümanlar demiyor “Ey insanlar Ey nev-i beşer” diyor. Bu itibarla bugün bütün dünya İslamın bu evrensel mesajlarına muhtaçtır.
..
Yıkma gönlü, etme talan…
Dünya fâni, dünya yalan!
Abad olmaz bir ah alan;
Dünya fâni, dünya yalan!
Sevgi gerçek, sevmek ne hoş!
Arda kalan ne varsa boş…
..
Bel bağlamak gaflet bir tek gününe,
Her an ın olsa da hoş dünya dünya.
Diyen fani demiş senin şanına,
Ahirin üç günlük düş dünya dünya.
Sen ki her gönülde başka bir harman,
Ne gözde fer korsun ne dizde derman,
..
Dünyada boş, boş dolaşır gezeriz
Kimi gün üzülür kimi gün üzeriz
Zaman, zaman canımızdan bezeriz
Dünya, dünya yalan dünya
Var mı sana doyan dünya
İşten işe koşuşuruz
Bulaşık, halı hatta evi yıkarız
..
Resesyon + Depresyon = Armagedon?
Dünya tarihini iyi bilenler, çok iyi bilir 1. Dünya Savaşı'nın dünyadaki 'kontrol dışındaki' imparatorlukları ortadan kaldırmak için yapıldığını ve 2. Dünya savaşının dünyadaki millî devletleri iki kutup arasında, Kapitalizm ve Komünizm arasında paylaştırmak ve Birleşmiş Milletler bayrağı altında toplamak için yapıldığını ve 3. Dünya savaşının Bütün dünya devletlerini 'Yeni Dünya Düzeni' denilen 'Tek Dünya Hükümeti' ve 'Tek Dünya Para Birimi' ve 'Tek Dünya Ordusu' adı altında birleştirmek için yapılacağını. Fakat dünyamızda savaş çıkarmak öyle kolay değildir ve bunun için bazı şartlar gereklidir. Bu şartlar oluşmadıkça büyük bir savaş yaşanmaz.
Simdi gelelim sorumuza. Bir insanı savaşa göndermek için sizce neler gereklidir.?
..
Bir dünya, arıyorum!
Haksızlığın olmadığı
Savaşın yaşanmadığı
Bir dünya arıyorum!
Kardeşçe yaşanılan
Dostlukla paylaşılan
..
Onulmaz acısı yaktı bağrımı
Tadı yok, tuzu yok, bir içim dünya
Dindirmiyor hiç bir merhem ağrımı
Allah’ım bu dünya, ne biçim dünya...
Kimisine zehir, kimisine hoş
Kimisine dolu, kimisine boş
..
Bu dünya mavisi katrana bulanmış
Oysaki bir dünya mavisi özgürlüğü anımsatmış
İşte dünya yeşile ateş bulaşmış
Oysaki dünya doğası doğalda yaşananmış
Bu dünya dağlarına kan yağmış
Oysaki dünya toprağında âdem yaşarmış
Bu dünya karalar yaslara bağlanmış
..
Şu ibret tablosuna bakar geçeriz,
Bir gün ecel şerbetini biz de içeriz.
İnşallah son nefeste şehadetle göçeriz,
Ah yalan dünya,ah fani dünya.
Malımız,mülkümüz,evlatlarımız,
Eşimiz,dostumuz,arkadaşlarımız.
..
BİR DÜNYA İSTİYORUM
Bir dünya istiyorum kirli olmayan. Silahların olmadığı.
Denizlerin mavi, ağaçların yeşil olduğu bir Dünya istiyorum.
Bir Dünya istiyorum insanların el ele tutuştuğu.
Aynı yağmurda ıslanan, kar altında birlikte yürüyen.
..
Dünya Atom Bombası yapmış,
Bi dakka yaa başörtüsü sokağa çıkmış.
Dünya Uzaya çıkmış,
İmam hatipte ayyuka,
Dünya Ay'a inmiş.
..
Kimi terk eylemiş, bahçe bağları
Kimi mesken tutmuş, koca dağları
Kimi derten çalar, Gayri sazları
Adaletin bumu, söyle be dünya
Derinden yanıyor, çiğerim dünya
Ufukta yok olmuş, barışın feri
..
GİZLİ DÜNYA DEVLETİ
Gizli bir el diye başlamıştık önceki yazımıza. Gizli bir el karıştırıyor her şeyi. Olup biten her şeyi arka planda yöneten bir gizli güç mü var? Bu gizli güç her şeye müdahale ediyor, her şeyi karıştırıyor, olup biteni kendi istediği istikamete çeviriyor.
Şehir efsanesi midir bilinmez; bu gizli el hep konuşulur, her olayın ardında o araştırılıyor, o bulunuyor, o keşfediliyor. Bu gizli el giderek bir güce dönüştürülüyor. Bu gücün dünya çapında bir hâkimiyet oluşturduğu düşünülüyor. İşte bunun adına Gizli Dünya Devleti deniyor. Bu yapılanma her alanda kendini hissettiriyor.
Bu gizli gücün sermaye gücü olduğu, bu sermayenin etrafında örgütlenen bir yapı olduğu sanılıyor. Bu yapılanmanın devletleri, örgütleri kullandığı düşünülüyor. Bu yapılanma dünyayı parmağında oynatıyor, huzursuz ediyor. Dünyanın yeraltı ve yerüstü kaynaklarını sömürüyor.
Bu yapılanma savaşlar çıkarıyor, devletleri parçalıyor, toplumları karıştırıyor, kargaşa ve kargaşa yaratıyor. Bu yapılanma siyasetleri yönlendiriyor, iktidarları deviriyor, katliamlara yol açıyor. Bu yapılanma dünya borsalarını yönetiyor, indiriyor, çıkarıyor, enflasyonlara sebep oluyor, kıtlık yaratıyor, buhran ve bunalımlara neden oluyor.
..
BATININ ÇİRKİN YÜZÜ
Osmanlı ortadan kaldırıldığı günden beri dünya kan ağlıyor. Osmanlı dünyada barışı sağlayan en büyük güçtü. Batı güçlenince Osmanlı’yı önünde en büyük engel olarak gördü. Ve sömürüsünün önündeki engeli kaldırmak için kendi aralarında anlaştı. Rusya’yı da bu palana dahil ederek elbirliğiyle onu ortadan kaldırmayı başardı.
Şimdi dünya kan ağlıyor. Devlet-i Ebed Müddet gitti sömürü imparatorluğu Roma yeniden hortladı ve dünyayı ezim ezim ezmeye başladı. Bu gün Avrupa Birliği Batı Roma’nın doğusudur, Amerika Batı Roma’nın batısı, Rusya Doğu Roma’nın batısı, Çin Doğu Roma’nın batısıdır. İşte doğusuyla batısıyla Roma zulüm Devleti hortlamıştır. Modern çağın en büyük zulümlerini icra etmektedir.
En kötüsü de bu Roma en büyük düşman olarak parçalayıp yok ettiği Osmanlı’yı görmekte, gelecekte de sömürüsüne engel olabilecek muhtemel gücün o topraklardan çıkacağını bilmekte ve onunla savaşını son raddesine kadar sürdürmeye kararlı görünmektedir.
Roma putperesttir, Pagan kültür ve inancının eseridir. Roma kendisine en büyük düşman olarak İslam’ı seçmiştir. Ne Komünizm ne Yahudilik hiç birini gerçek düşman olarak görmemiştir bu yeni Roma. Dünyayı paylaşarak istila etmiştir bu yeni Roma. Dünyayı baştanbaşa sömürge imparatorluğuna döndürmeyi azmetmiştir bu azgın canavar. Bu azgın canavar Rönesans ve reformlarla hortladı yeniden. Hristiyanlığı ve Yahudiliği bünyesinde eriterek kendine kattı. Tek dönüştüremediği son din İslam’dır. Bunu da denedi çok kere ama başaramadı. Şimdi onu yok etmeyi planlıyor.
..
Yumdum gözlerimi çirkefliklerine yalan dünya
Sözümüz yalan oldu özümüze düşman dünya…
Günbatımında hayran kalırdım her anın seyrine
Makyajıymış leşlerinin, günahlarının gecen dünya…
İyi niyetlerimiz ve düşüncelerimiz vardı yaşanacak
..
Güleni ağlatan zulum edensin.
Ardından bayramı veren alemsin.
İyiyi kötüye kulluk edensin.
Dünya yalan dünya güldürmedin.
Evlatı anaya düşüren zalimsin.
..
Hani annem, babam hani?
Dünya fani, dünya fani.
Mevla’m Rahmet eyle gani.
Dünya fani, dünya fani.
Makam, mevki hepsi yalan.
Malın, mülkün yalan, dolan.
..
Oysa etnik yapılar, halk değildir. Etnik yapılar bir türden homojinite birliktir. Yani siz, etnik yapıları kast ederek, halklar diyemezsiniz. Her bir etnik yapı, birbirine göre yine bir sosyal birlikti karşı etnik yapıdır.
Bir toplumun halkı için, halklar söylemi tam bir bilgi kirliliğidir. Tam bir bilgi karartmasıdır. Ve bu bir dezenformasyondur. Sapla samanın karışmasıdır. Halk, etnik olanların ittifaklı olan doğal halidir. Yine halk, emekli (hünerli) üretim girişmesinin sonucunda, çeşitli nedenlerle ortaya emek koyamayan her bir etnik yapı üyelerinin toplum karşısındaki ortak özellikleridir.
Etnik yapıların ana belirleyicisi totem kandaş bağ iken; halkı belirleyen ana belirleyicilerden sadece birisi; yaşlılık, sakatlık, çocukluk gibi nedenlerle hünerli emeğe katılamayanların ortak yazgısıydı. Hünerli emeği koyamamak, ittifak içindeki tüm etnik yapılardaki insanların ortak olan bir insan özelliği idi. Halk, bir yanıyla üretimse olamayan bir alandı.
Hünerli emekler girişmesi sosyal birlikler arası işbirliği iş akti ve ittifakları ortaya koymuştu. İttifaklarla bir araya gelen etnik yapıların kendi kültürlerin şevsel biraradaki birliği de halkı oluşturmuştu. Etnik yapılar halk gibi alanı oluştururken, aynı zamanda da ayrışmayı öngörür ilk yaşantılaşmadır. Halksal oluşum, bir etnik organize oluşların ve etnikti birlikte olunmanın alan seçimleşmesidir de.
..



