''Kimsem yok arkamdan üzülecek'' diyorsun, bilmem niçin?
Her daim bunun için üzersin; yersin kendini hep için için
Üzüldüğünü kabul et sana, işte dünya, işte japonya, işte Çin
Herkesin bir derdi var işte dünya, işte Japonya, işte Çin!
..
Ömrümü boşa geçirdin
Genç yaşta yolum şaşırdın
Çaresiz derde düşürdün
Bumu adaletin senin
vay dünya vay vay dünya
Derdime çare olmadın
..
Kendine hic ara vermeden gecmisinin bütün öldürücü soyucu sömürücü yagmaci yikici bölücü üzücü kahredici zulmedici ezici isgalci baskici silici soyucu talan tarumar ve katliam karakterli batakcilari, huyu yönelimi egilimi algisi aliskanligi hic degismeksizin günün genislik yahut derinligine göre güc, zorbalik, zalimlik, usaklik, piyonluk, arac, gerec, olgu, olay, kurgu veya bilimsellik artirarak Ortadogu odakli küresel büyüklükte Fransiz Alman Ispanyol Isvec Kanada Avusturalya Norvec Ingiliz Japon Cin Rus Amerika vesair, (dünya capi büyüklükte) tüm SÖMÜRÜ nedenselli cikmazlari sebebiyle STALIN-HITLER cehennem ittifakini dünya insanligina kazzik atarak devreye soktuklari gibi bugün; OBAMA- PUTiN anlasmasi olarak islerlige bayilendirdiler bizzat kendilerinin tetikleyip kundaklayarak kosulsuz teslimiyetini sagladiklari hali harabeler beteri Suriyede…
Cünkü insan…
Cünkü insan sinir uclarina basarak birbirlerinin durmaksizin asabini ahlakini hukukunu huzurunu aklini beynini aliskanliklarini tabiatini dogalligini hakkini kültürünü inancini iradesini idrakini güvenini özünü benligini düsüncesini direncini dayanikliligini bagini kökünü dilini anlayisini tarihini tutumunu tavrini telasini hassasiyetini tutarliligini duygusunu duyarliligini sözünü kararliligini topragini bilgisini ilgisini becerisini yurdunu yerlesimini kurcalayip bozarak yasamini dengesiz tutarsiz kuskularla kapli kaypak, sinmis, susmus, gerilmis, yalnizlasmis, yabancilasmis iletisim bozuklugu kabugu altinda dehset verici birlikteliklerin sayisiz zorbelalarla isaret yahut sembollerle ancak anlasabilen küs,hin, dargin, yorgun, bezgin, kindar, hileli, arizali, kirgin, yilgin, bikkin, bitkin birbirinden kopmus ayrismis büzgün ve pörsük aile ici toplumsal bencillesme cinnetini özenip bezenerek, seksenli yillar iz takibinde özellikle üstüne basa basa dünyaya ilan edildigi (Türkiye´de de sözümona Atatürk inkilap veÜlke idaresini kurtarmak bahanesine Kenan piyonlu yuro-amerikan özel cuntalarin `bizimoglanlar` hassasiyetinden bugünlerin dününün titizlikle kurulup, devamla Bop haline kurgulandigi devreyle) Serbest Piyasa Küresel Dünya Esir Pazarlama`ciliginin kusursuz icat edilmis TEZGAH MALI konumuna kosullandirildi.
Ne eli ne ayagi ne kalbi ne bilinci ne birikimi ne tecrübesi ne cesareti ne cömertligi ne paylasimi ne özü ne sözü ne bilgisi ne ilgisi sokagindan gecip dünyasina ugramayan yasamin her hassasiyetini soguyup soyutlasmis haliyle böylesi aile ici iletisimsiz iliskinlik esiretine ezilmis büzülmüs bencil bunaklik küresel büyüklügün KUSURSUZ iTAATKAR tezgah mali insanlik, kendi kemigini yem diye yiyen azip kudurtulmus antibiyotik hormone hayvanasmasinin etini, sütünü, yagini, yogurdunu, yumurtasini, kayagini, peynirini….tipki daha alimli göstersin diye parlakligina zehir püskürtülerek Pazari ayarlanmis raflara piyasalandigi HORMON HARMANLI yerlerden yiyip, icip, azip kuduran canavar ruhlulugu özendi bezendi giydi ve donandi bugünün SURiYE merkezli mezalimine yeni dünya savasi provasindan poz veren insanlik.
Eli ayagi kalbi akli fikri özü niyeti eylemi egilimi Aydan habersiz yildizlardan yoksun yurttan yuvadan silinmis sogulmus bikkinlik bezginlik bezgin bencilligi kalibinda kapsamlastigi sebebiyle, iradesi ve itibari topraginda yürüyüp gezmedigi dünya yoksunlugunun hayatindan silinmis sönmüs susmus uzak ara veren mesafelrine donup buzullasmis kisiliksiz kimliksiz kifayetsizligine tasmasinin ucunda mutlak bir kul köle yahut köpeklestirme sahipliligi yapanin yal yalakaliligina hususi kuyrukculuk yapan MEDYA magazali super marketli müzik, moda, siyaset, sanat, ilim,icat, tav. av, kuyu, kumpas, olay, olgu, algi, olusum, kurgu, kurulus, kurulum, kimilti, hareket, dans, kivrak, zikzak, firildak, ucurum, pusu, pustluk, kaltaklik, kir, köhne, gürültü, kapisma, catisma, his, haz, sehvet, rüsvet, peskes, kabül, teslimiyet, caresizlik, kin, hirs, cözülme,yozasma, azgin, bagnazlik, körlük, kopukluk ve ANGUTLUK yapip donatip yöneterek, yerinden hic kimildamayan bütün hayati yeteneklerini yitirmis ve birbirini desip dagitan siddet bagimlisi gerilimlerde sürkli her bahaneye catisip ayrisan sessizlige suskun, etkisiz tepkisiz tembellesmeye itilip depoladi kendi kendini hayatindan cöllestirip coraklastiran insanlik.
Hayata yürüyüp dokunmayan insan, ormanlarin koynunda ekinlerin bagrinda baglar bahcelerin izinde cicegin cimenlerin ikliminde suyun gözünde adalet ve hukukun akil vicdan özünde her türlü yasamsal duyum ve duyariliklari (iyiyi kötüden kaypagi cüretkardan kararliligi hinlik hainlikten ayirdedip eleyip süzecegi) kisilikli karakterlesmeye hele hele oynayarak eylenmeler sayesinde cocuklugunu bütün insani degerlerde yorup büyüteceginin toplumsal kaynasma yahut kazanimlarindan da en az akli fikri duyumu bellegi bilinci kökü bagi kültürü kadar yoksun birakacak; düsünmeyecek, kör bakacak, ruhsuz sezecek, kimini kimsesini bilmeyecek, hukukunu hakkini duymayacak, varini yogunu yagmalanmis yenilmisin haczinden hice sayacak, özünü itibarini hadsiz hudutsuztecavüzlerin talan mülkü diyetine önemsemeyecek, yasamindan bikmis bezmis bunalmiscasina haz alip kendi idrak ve iradesince hicbir olus bitisi ören veranliktan baska algilayip sagligi dirligince görüp hissetmeyecek ve nihayet insan onuruna yarasan yakiskanlikta tavirlar takinip tutumlar sergileymeyecek KUL kostümlü; KÖLE kilikli; Serbest Piyasa Patrontanrilari esaretiyle kurtuldugunu sanan yanilsamalari özümseyip kaniksamis KULKURBAN haliyle kendini dürtüp güdüleyen ahmakliga yasamini feda eden fedailikten elbette ki hic de gocunup yüksünmeyecekti, tüm bir hayati dünya capinda pazarlanip, aile ici siddetli bogazlasip bozusan toplumsal parcalanmalarla breysel savrulmus sacilmis ANGUTLULUGU sorgusuz sualsiz tecavüzlere piyasalasmis insanlik….
Bu yüzden artik hicbir derin tahripli talan tarumar mahrumu birakan her türlü zulüm savas vurgun onursuzlastirma etkisizlestirme kisiliksizlestirme sömürü soygun ihlal yahut isgalleri dokunusuna hicbir kosulda en ufak bir tepki veremeyeceginden kesinlikle ve kesintisiz süreklilikte emin olan yikici ve yagmacilar insanin kendisiyle hayati arasindaki bütün ilgi uyandiran kopardiklari bosluga kini, karanligi, acilimi, uzaklasayi, cüzülmeyi, parcalanmayi, catismayi, savasi, sürgünü koyarak, yerlerini degistirdikleri degerler tersyüzlülülügüyle her uygun usaklik buyruguna akil fikir yoksunlugu kostüm yahut profil bagimliligi kaibindan hizmet edip yalaka ahut yandaslik yapmayi özgürlükle, esitlikle, barisla, inan hak-hukukuyla esdeger saymayi yasamin asli ve esasi yerine koydu. Bu bozgun ayar bozulmus dengeler tutsagi küresel kafesleme insanlik esareti, gittikce siradanlasan aciktan aciga talan ve hak-hukuk ihlalllerini dibine düsürüldügü düsünemez danisamaz göremez bilemez etkin ceset harcanmisharciyla git gide kendini devletlestirip yargiyi yasamayi tek elden yürüten talancinin hinin hainin yolsuzun tecavüzcünün soyucunun sömürücünün katilin heryeri kendine bagladigi ve herseye kayitsiz kosulsuz hükmettigi kendine göre kanun yapip itabina uydurmalara boyunegdi.
..
Yaşadık da gördük senin halini
Defalarca gezdik gurbet elini
Nice insanların büktün belini
Ne kadar büyüksün sahici dünya
Gence, ihtiyara kıyıcı dünya
Binbir çeşit şeyle tattık zevkini
..
Dünya gerçek, yaşam fani
Yaşayanlar nerde hani
Maddeler var, gani, gani
Sonsuzsun sen, koca dünya
Dünya sen de, kavranansın
Kanan seni, yalan sansın
..
Çocukluğumu çaldın dünya
Bana sormadan kendine benzettin çocukluğumu
Hayallerimle kandırdı beni dünya
Ne hayallerim oldu ne rüyalarım gerçekleşti
Zamanı geri al dünya
Çocukluğumu geri ver bana dünya
Ben senin gibi olmak istemiyorum
..
İkinci Dünya Savaşı sonunda Amerika ve Rusya arasında bölüşülen Dünya o kadar ilginç şeyler yaşamıştır ki bunun bir oyundan başak bir şey olamayacağını düşünmek oldukça yerinde olur. İki kutba suni olarak ayrılan; ama her iki kutubunda el birliği içinde olduğunu göstermemek adına çeşitli senaryolar üretilmiştir. Soğuk savaş, psikolojik savaş, nükleer silahların sınırlandırılması vs...Bu iki emperyal güç tarihte hiç olmadığı kadar insanları salak yerine koymuşlar ve bunda da oldukça başarılı olmuşlardır.Güçlü bir
Millet olan Türk Milleti de bu oyunlara gelmiş, tarihi birikimini, olması gerekene yerini bu oyunlar sayesinde terketmiştir. Dünya'da bütün diğer unsurlar bir şekilde arka bahçe kabul edilmiş olup, her iki tarafta arka bahçelerine şirin gözükmek için ilginç yötemler uygulamıştır. Öyle ki: Bazı yönetemler açık verirken bile normal karşılanmıştır. Örnek: Amerika ile sorunlu olan kişi ve kurumlar, onun zıt kutubunda bulunan Rusya'ya gitmek yerine Avrupa' ya gittikleri görülmüştür. Bunun tam tersi de olmuştur. Biz Türk Milleti olarak ya Ameriknacı olmuşuz yada Marksit Leninist olarak kendi içimizde birbirimize düşmüşüz. Darbelerin, kargaşaların ardında genel olarak bu vardır.Sovyet Rusya içinde bulundurduğu Türkleri asimle etmekle uğraşırken, Amerika bu asimilasyona gizli destek vermiştir. Bizim engellenmesi gereken bir olduğumuz hususunda da bir anlaşma söz konusudur ki; bu tarihte neler yaptığımız ile bellidir. Amerika ne hikmetse Orta Doğu için Türkiye ile masaya otururken, Türk Milletini bir bütün olarak almıyor. En ihtiyaç duyduğu dönemde dahi, Türk Milletini bir bütün olarak düşünüp kendi menfaatlerini koruma cihetine gitmemiştir. Bu korku o kadar içine işlemiş ki, bu Millet güçlenirse beni tarihten silecek diye, Orta Doğu da Asya da en güçlü ve en geniş coğrafyaya yayılmış Türklerin Birlik olmasını istemiyor. Biz birlik olamadığımız müddetçe de gerek kendi içimizde gerekse Dünya da geçerli şeyler yapmamız mümkün değildir.Düşünün, Afganistan' a Türk Askeri istiyor, orada Türk Askeri çok seviliyor, sebep nedir? Sebep Şudur: Afganistan kuzeyinde özellikle Özbekler, Hazarlar, Kırgızlar,Türkmenler yaşıyor ve sayıları 10 milyon civarı bu da ülkenin yaklaşık üçte biri. Bu Türk boylarından Talibana ve El kaideye katılanlar da var. Aynı paralelde Tacikistan var. Bu Ülkeninde %35 i Türk boylarından oluşuyor. İran'ın %45 i Türk.(1920 de Türkmen soylu kacar hanedanını yıktıklarında bu oran%60 idi.) İran ile sorun yaşıyor çözmek için Türkiye arabulucu olmaya çalışıyor. Buralardaki Türk Milletini yok sayarak yada asimle etmeye çalışarak durdurmaya çalışmasaydılar, her zamanki gibi Dünyanın dengesi bu kadar bozulmazdı.Tarihte bu net bir şekilde bellidir. Türk Milleti denge unsuru olmuştur. Çin içinde 1949 yılında bağımsızlığı elinden alınmış Uygur Cumhuriyetinide 50 milyon Türk'ün ya asimle edildiğini yada savaşlarda yok edildiğini de hesaba katarsanız olayaın vehameti ortaya çıkcaktır. Şimdi bir daha düşünmeleri gerekecek. Türklerden korkmak yerine Türk Birliğinin kurulması için biraz çaba sarfetseler Dünya sorun üretmeyecek bu kadar. Türkistan sınırları o kadar nettirki O kadar açıktır ki, bunu değiştirmeye çalışanlar ne kadar yanlış yaptıklarını bütün berraklığı ile görürsünüz. Mesela, Rusya sınırları içerisinde Türklerin yaşadığı topraklar 4 milyon km2. Bu Rusya'nın dörtte biridir. Bütün özerk ve federe Cumhuryetlere Rus doldurmuşlar Cumhuriyet isimleri Türk ama bir çok yerde nüfusun çoğu Rus. Şimdi diyeceksiniz ki Türkiye de neden bu yapılamadı. Mesela Kürt'lerin yoğun yaşadığı şehirlerde Türkler göç ettikleri yada göç ettirild,ikleri için şu anda bu kadar problem var. Yani Çin yapınca Rus yapınca iyi bize gelince ne hikmetse yapılmıyor. Ben facebook'ta 'TÜRKBİRLİĞİ KURULMALIDIR' diye açtığım site bütün bu oyunları durdurmaya yöneliktir.
..
Bir dostun hatrın sordun mu?
Haksıza karşı durdun mu?
Birazcık akıl yordun mu?
Neye yaran bu dünya da?
Ne iş yapan bu dünya da?
Bildin mi garip halinden?
..
Uzayı mutluluk bulutu sarsa
Dumanı geçtiği yere bulaşsa
Göklerden esenlik yağmuru yağsa
Benim düşlediğim dünya bu dünya.
Hurafeler dinin üstünden inse
Gerçek imanlılar dümene binse
..
Kirli Dünya Kirli Deniz Kirli Çamur
Temizlenmemize Yetmez Yağmur
Pislik Dolmuş Kirli Denizin Dibinde
Kirli Gökyüzü Pislik Birikmiş Bulutlarının Üzerinde
Sadece Dünya Değil Dışı Temiz İçi Kirli İnsanlarda Var
Hepsini Sayayım mı? İsim İsim
Kirli Dünya Kirli Mevsim
..
D Ü N Y A -9
.
Bu ne iştah böyle Dünya,
İçin dolar şunla bunla...
..
Nakışlar işledim kara çullara, Irmaklar yol ettim akan sulara, Kanatlar ekledim uçan kuşlara, Dünya sen yaşamı dar ettin bana.
Bulutlar gönderdim susuz çöllere, Bülbüller kondurdum açmış güllere, Köprüler ekledim yaban ellere, Dünya sen zalimi yar ettin bana.
Dermanlar dağıttım hasta kullara, Ormanlar donattım yüce dağlara, Rüzgarlar savurdum kışa yazlara, Dünya sen sevdayı kor ettin bana.
Kanber’ler yeşertim muhtaç canlara, Varlıkları soktum türlü donlara, Keramet dağıttım düşkün kullara, Dünya sen geçmişi kir ettin bana.
Kanber GÜRBÜZDAL
..
Bana bir dünya gösterin kavgadan uzak
Barışa çağıracak, sevgiye tutsak…
Bana bir dünya gösterin kıskançlığı olmayan
İçten içe, duman duman aşk diye yanan…
Bana bir dünya gösterin gecesiz, aydınlık
..
Varsın ayrı olsun bizim rengimiz
Gam yüklü kervana duraksın dünya.
Doğumdan ölüme göçer bu kuşlar
Gam yüklü kervana duraksın dünya.
Sırrını aradık biz çözdük seni
Gizemli hulya da biz gezdik seni
..
Gerçek zuhur eder lâl olur diller
Hayaller son bulur biter emeller
Hazan rüzgarı mı şu esen yeller
Dökülüyor bir bir, ölüyor insan
Bu dünya fanidir biliyor insane!
Hak yarattı, ama şeytan anıldı
..
Pakistan'daki çocuk, sel felaketinin ardından çamurda yatmaktasın. Yorganın rüzgar, rüyaların yaprak olmuş gecenin en ayaz vaktinde. Saçların toprağın ıslak elleriyle yıkanırken, sabunun çamur olmuştur. Sana uzanan eller seni çamura boyamıştır.
Gemiler kalkar limandan, içi dışı beyaz ve tertemiz gemilerdir bunlar. İçindeki yüzler pürüzsüzdür. Ne Bangladeş'te yüzüne kezzap atılmış yüzlere benzer bu yüzler ne de sıcağın altında kapkara olmuş bir yüze benzer. O yüzler ki gülüşleriyle martıları kıskandırırlar. O yüzler ki hiç çamura bulaşmamışlardır. Dünya iki yüzlüdür anlayacağın kardeş. Bir yüzü sefalet solurken, öteki yüzü oksijen sağanağı altında berraktır.
Otobüsler kalkar terminallerden hiç sana uğramadan Pakistanlı çocuk. Hem sen ona uzaksın hem o sana uzak. Yollarınız kesişmeden daha, ayrılık yolun başında sizi başka yerlere savurmaktadır. Dünya yol ayırımlarıyla doludur kardeş. Daha merhaba demeden yollar elvedaya çıkmıştır çoktan. Sen Pakistanlı çocuk! Bir İngiliz çocuktan daha güzelken her şeyinle gözlerinle, ellerinle, saçlarınla neden bütün çirkinlikler senin başında? Ey Filistinli, Endonezyalı, Bangladeşli çocuk! Diğer çocuklar oyuncak tabancalarıyla oynarken, neden bütün namlular senin şakağındadır? Ey Pakistanlı çocuk! Yüzün çamura değerken, kendini çamurdan yeniden mi yaratmaktasın. Yoksa sen başka Tanrı'nın bir çocuğu musun? Hayır, bunun Tanrı ile bir alakası yoktur çocuk. Sakın Tanrı'ya haksızlık yapayım deme. Sen insanların kazdığı bir mezardasın. Küreği ona Tanrı vermemiştir. Sen başka insanların elleriyle bu haldesin. Dünya bir topsa eğer, dünyayı başkaları parmaklarının ucunda oynatmaktadır. Bu yüzden sen başkalarının oyununda çamura saplanmaktasın.
Trenler kalkar garlardan. Bir garda Tolstoy'un son nefesini duymaktasın, bir başka garda ise çocuklar bali çekmektedir ciğerlerine, bir diğerinde ise çocuklar özel okullara giderken annelerine el sallamaktadır. Ey Pakistanlı çocuk! Söyle sen ne tarafa gitmektesin. Rayların bıçak gibi keskin sırtında, kendine nasıl bir yol çizmektesin? Unutma Pakistanlı çocuk! Seller evini alıp götürse de hiç sahilinde yüzmediğin denizlere, yine de bakışlarını maviye boya. Dertlerin dev dalgalar olsa bile, yine gözlerin ufuktan ayrılmasın. Çünkü bir gün gelecek, umut çiçekleri senin tenekeden saksılarında sapsarı açacak. Dünya sana da bir avuç mutluluk verecek. Yeter ki Tanrı'ya el açmaktan usanma.
..
İyice anladım dünya bir karışmış,
Sapla saman, birbirine karışmış,
Kâlbin de elemle hüzün yarışmış,
İyice anladım dünya bir karışmış.
Bu dünya bize göre değil, değil,
Derler ki, gel sen yanlışlara eğil,
..
Ağlıyor Aks'a ağlıyor, ey dünya duysana,
Öldümü insanlık, ey dünya dön bir baksana.
En az senin kadar insan, senin kadar canlı,
Aksa'da demokrasi ağlıyor, yaş değil kanlı.
Tek suçu müslüman olmak Aksa'lıların,
Veremezsin hesabını dünya, akan kanların.
Taşlaşmış yüreğin, nasır bağlamış duyguların,
..
Dağlarda kara çalıydım
Gördü beni yalan dünya
Bağlarda sevda dalıydım
Kırdı beni yalan dünya
Can yanar yüreğim sızlar
Gün biter kapanır gözler
..
Dünya kalleş değil kalleşler kalleş,
Kalleşlerin mesleği hep böyle leş,
Nerede bir güzellik varsa da üleş,
Dünya kalleş değil kalleşler kalleş.
Dünya, yalan olduğunu bilirim ben,
..



