DÜNYA ŞİİRLERİ

DÜNYA ŞİİRLERİ

Yüksel Çelik

Dünyada gözü olanlar
Alın dünya sizin olsun
Bizden geriye kalanlar
Alın dünya sizin olsun

Verdim dünyayı sizlere
Alın dünya sizin olsun
..

Devamını Oku
Kemal Bölükbaşı

Yalan dünya dolan dünya
Her yanında talan dünya
Hayat eker ölüm biçer...
Beni benden çalan dünya.

Kimi alır kimi verir...
Saadet dünya bellenir
..

Devamını Oku
Sabri Aksu

Akılsızlar savaş eder
Akıllılar bayram eder
Böyle gelmiş,böyle gider
Yalan dünya,bozuk dünya

Kimi ölür,kimi doğar
Zenginin atı dağlar aşar
..

Devamını Oku
Bilal Akçay

bir yokluğun içinde kaygıdır dünya
yaşamak denen suça yargıdır dünya

istemeden geldiğin isteyerek kaldığın
konak dünya
unutur birden seni hayallerine daldığın
bunak dünya
..

Devamını Oku
Abdullah Yaşar Erdoğan

DÜNYAYI TANIMAK

Dünyayı hayırlı kullanan hep kazanmış,
Dünya; ibadet edene kazanç yeridir.
Ölümden önce olanlara, dünya denilmiş.
Bu dünya ahiretin tarlası bilinir.

..

Devamını Oku
Kemal Kabcık

http://www.youtube.com/watch? v=37aLg44p1DI

DERSİM FATİHİ AHMET KAYA AĞABEYİMİZ, BİR TELEVİZYON PROGRAMINDA DİYOR Kİ; “KASETLERİM, ALBÜMLERİM ve de CD’LERİM 2.000.000 SATIYOR! . LAKİN YANIMDA KİMSECİKLER YOK, BEN BUNU ANLAYAMIYORUM, O ALBÜM ALICISI 2.000.000 KİŞİ KİMDİR, NECİDİR, NASILDIR, KALICI MIDIR, GİDİCİ MİDİR, İNANINIZ Kİ BEN ANLAYAMADIM! . BU YALNIZLIĞIMIN MANASI NEDİR ACABA? . SEN 2.000.000’LUK REKOR ALBÜM SAT, GİR SOSYAL HAYATIN İÇERİSİNE ve ANLAM VERMEDİĞİN BİR YALNIZLIKLA YÜZLEŞMEK ZORUNDA KAL! .”

DERSİM FATİHİMİZ AHMET KAYA AĞABEYİMİZİN, CANLI ve KANLI BİR TELEVİZYON PROGRAMINDAKİ; TÜM DÜNYA HALKLARININ KARDEŞLİĞİNE, TÜM DÜNYA HALKLARININ BÜTÜNLEŞEN SEVGİSİNE, TÜM DÜNYA HALKLARININ BÜTÜNLEŞEN SAYGISINA, TÜM DÜNYA İNSANLARININ BÜTÜNCÜL DİRLİĞİNE, TÜM DÜNYA HALKLARINININ BÜTÜNCÜL BİRLİĞİNE SESLENİŞİNDEN, NE ANLADIYSAM BEN ONU KALEME ALMAYA ÇABALADIM! .

DERSİM FATİHİ AHMET KAYA AĞABEYİMİZ NEDEN YALNIZ KALDI; BİZ HAREKATÇILAR OLARAK DA, BİZ DE BİR ŞEY ANLAYAMADIK Kİ! . DERSİM FATİHİ AHMET KAYA AĞABEYİMİZ DE ANLAMAMIŞSA ARTIK, BİZ HAREKATÇILAR OLARAK EBEDİ ANLAYAMAYIZ Kİ CANIM! . BİZ HAREKATÇILAR OLARAK; ASLINDA DERSİM FATİHİ AHMET KAYA AĞABEYİMİZİN AĞZINDAN DUYMAK İSTERDİK ve YİNE ÖĞRENMEK ve de PAYLAŞABİLMEK İSTERDİK! . UMUDUMUZ; DERSİM KRALİÇESİ GÜLTEN KAYA ABLAMIZA ARTIK! .
..

Devamını Oku
Şerafettin Yıldız

Döner dünya güler dünya
Parsel, parsel oluşuna
Döner dünya ağlar dünya
Yarından habersiz insanın gülüşüne
..

Devamını Oku
Veysel Şimşek

İyilikten maraz doğar kötülükler kin tutar,
Her zaman büyük balık küçük balığı yutar,
Zaman öyle zamanki can dost can dostu satar,
Dünya acayip dünya ben bu hale şaşırdım.

Dünya sana geldim gerçek dostu aradım,
Aradığımı bulamadım gözümde kaldı muradım,
..

Devamını Oku
Recep Akıl

Dünya insana küçük değildir, yeter ki yetinmeyi, kanaat etmeyi bilsin.

“Dünya insana küçük geliyor,” anlayışıyla hareket eden biri elbette ondan daha fazla pay kapmak uğruna eline geçirmiş olduğu fırsatları haksızlık yapmak için kullanır.

Öte yandan “Bu dünya herkese yeter,” diyerek hayatını buna gören tanzim eden biriyse elindeki imkânları paylaşarak dünyayı daha bir yaşanacak hale çevirmek için çaba harcar.

İnsanoğlunun en büyük açmazı, yetinmeyi bilmeyip açgözlü davranmasıdır.
..

Devamını Oku
Canan Kosmaz

Kimi Cocuk ister hep Dua eder,
Kimi Cocugu yüzünden isyan eder,
Kimi Öldü diye feryad eder,
Dünya bu dertli Dünya.

Kimi karsiliksiz Sevdaya düser,
Kimi cok sever Kalbinde gizler,
..

Devamını Oku
Görkem Buğra Kızılkaya

İki üç kibrit çöpüne hapsolmuş dünya
Bir başından yaksan simsiyah bir tabaka
Kararan gökyüzü gibi üç saniyede solmuş dünya
İyice baksan hayatın altında abluka...

Sessizliğe boyun eğmiş bir dalmış dünya
Gittkçe büyümüş, sıkıca tutunmuş ağaca
..

Devamını Oku
Bayram Kaya

5İslam'ın dış şartı, bu feodal ittifaklar, ilişkilenmesidir. Başlangıç koşullarında, İslam'ın amacı, şehirlerin anası olan, Mekke'yi uyarıp sakındırmaktı. İslam’ın iç şartı, feodal ve tüccarlar yapılı ilişkilenmesinin kendi birliğini ve bir birlikçi, ‘merkezi otoritesini’, ortaya çıkarmaktı. İçteki çok çatışmacı kargaşa ortamı olan, güvensizlik ortamı yaratan, aşiretçi, yağmacı çatışmaları ve asayişsizlikleri kırmaktı. İçteki bu durumlara ilişkin mücadele çokça meşakkatliydi.

Tasarımcı, şehirlerin anası sloganı ile yola çıkmışsa da yol işlevi, işlev de yolu belirleyecekti. Ortamı olgunlaştıracak gelişmelerin oluşmasına değin sabırlı (bilinçli) mücadelelerin sonundaki başarılarıyla da, ummadıkları bir gücün muktediri olmuşlardı. MS: 750’lere doğru bu gücün zorunlu kontrolü ve bu gücün kendi doğal zorunlu akışını kanalize etmenin, zorunlu akışsal hedefini de nesnelci olaraktan ve ideal olaraktan da, oldukça büyütecektiler.

Arap yarımadasına sığmayıp idealini yarım adanın dışına taşıracaktılar çünkü süreç Dünya ile sınırlı olan, ‘ilerinin biraz ilerisi kesikli süreklilik ilkesine’ dönüşüyordu. Güç sizin elinizde ama siz de gücün akış eğilimi hakimiyetine, zorunlu olaraktan tabii idiniz. Yayılma coğrafyanız genişleyecekti. İslam’ın yayılma dönemi feodalizmin en bereketli ilişkileşmeler dönemidir. Ve işgalindeki beşeri coğrafyalar üzerinde, İslam’ın geliştiği dış zeminler üzerinde hem kısmen sürmekte olan ve can çekişmekte olan köleci düzenle, köleci düzenin yeni yeni dönüşmüş şekli olan, feodal imparatorlukların yapılaştığı dönem idi.

Ortam tam bir sosyal değişip dönüşülmelere değin travmalarının yaşandığı, sosyal, siyasal, toplumsal, buhranların kargaşa olarak yansıtıldığı dönemdi. Ve bu yeni konjonktürün okunarak, yeni bir nesnel ahlaki ve nesnel soyut düzenleşilmesinin yapılması gerekmekteydi. Mevcut olan komşu Bizans ve Sasani eğemenliğine girmeden, yeni bir aidiyetçi var oluşla, ayakta durmak gerekiyordu.
..

Devamını Oku
Ayhan Yavuz Açıkgöz

Yalan dünya, yalan dünya
Boğazımda kalan dünya
Ekmek ile oyaladın
Var sen de oyalan dünya

(adana-25.07.2005)
..

Devamını Oku
Canan Özer

Dünya çocukların olsa;
Bir ağaç dikerdim gökyüzüne.
Dünya çocukların olsa;
O ağacı hayallerle süslerdim ömür boyunca...

Dünya çocukların olsa;
Bir beste yazardım barış adına.
..

Devamını Oku
Osman Demircan

Toprak kokusu yok etrafta. Ne çocuk gülüşmeleri ne de kadın çağırmaları işitilmemekte. Yaşamak güzel kokudur, bakışların parlamasıdır oysa. Mevsimlerden bahar... Bağırmalar, çağırmalar, küfürler, sövmeler havada uçuşmakta. Kelebekler yok. Herkes bir örümcek galiba. Kim dünyayı bu hale getirmekte. Sebzelerde ve meyvelerde eski tatlar yok. Toprak adeta taş, kaya, uçurum. Her şey intihar etmiş sanki. Hayaletler var sadece ortalıkta. Dünya büyük devletlerin, küçük devletlere yağdırdığı insan felaketlerinin bombardımanı altında. Küçük bir ülkede yaşamak, küçülmek gibi. Dünyadaki toprak ağalarının kurduğu savaşta bütün bombalar süslü olsa da, sonuçta kan akıtmakta ve can yakmakta. Tüm bombalar elle yapılmakta. Sıkılan eller, sıkılan kurşunlar aynı anda olmakta. Nezaket ve kabalık el sıkışmakta. Mevsimlerden bahar... Eski ağaçlar bardak olmakta. Bardaklar su dolu olsa da, yanmakta. Dünya kanayan bir yara. Tüm insanlık hasta. İyileşme başka bahara kalmakta. Savaş, üstünlük kurmanın bir yolu. Yollar araba leşleriyle dolmakta. Her yerde baskı, şiddet bir oyun adeta. Çocuklar barışa doğru yürümek istese de, mayınlar ayakları parçalamakta. İnsanlar iyiliğe ve doğruluğa gitmeye korkmakta. Dünya Tanrının en büyük mabedi. Tanrı dünyayının kubbesinde ışıltılı bir avize. Herkes avizeye saldırmakta. Dünya karanlığa mahkum olmakta. Mevsimlerden bahar... Bütün çiçekler plastikten. Gül endamında kadınlar yok ortalıkta. Çalı çırpı toplamakta rüzgarlar. Ortada tozu dumana katan insanlık kalmakta. Aşk için bol para karcanmakta. Yatak odaları, rezidanslar, kral daireleri bir martının yuvası kadar bile değerli değil. Çünkü o yuvalarda kimse mutluluğa uçmamakta. Kanat çırpan sevişmeler yok artık. İki taşın ya da iki kayanın üst üste çıkması gibi sevişmeler. Kadın ve erkek sevişmenin farkına varamamakta. Bir bardak bir bardağın içine girince alttakine su girmemesi gibi, alt üst sevişmelerde insanın içine boşluk dolmakta. Mevsimlerden bahar... Yağmur yağsa da, güneş vursa da değişen bir şey yok. Toprak eskisi gibi değil artık. Nerede o yabani çilekler, organik erikler? Artık bu baharda, gitar çalanlar robot... Ses, koku, heyecan bir metal tadında.
..

Devamını Oku
Tuba Gürdere

İnsanın kendi dünyası, dünyayla karşı karşıya olduğu zaman daima yaşamaya bir yön olur..
Çünkü dünya bir çekimdir ve içine aldığı herşeyi çekip çekiştirir.
Çile çektirir.
Ancak içinizde ki dünya öyle olmalı ki herşeyi trans geçebilsin!
İçinizde ki dünya öyle olmalı ki dünya sizin çekim alanınıza girebilsin!
..

Devamını Oku
Reyhan Altaş Şairler Dünyası Grubu

Sevgidir insanda olan.
Mal mülk bu dünyada kalan.
Sanma alıp gidersin.
Yalan bu dünya yalan.

Yalan yalan,yalancı dünya.

..

Devamını Oku
Nihat Tüzün

Gözümü gönlümü büyüleyen yar,
Ruhum benden bizar intizarı var,
Bir ömür kapında köleliğim var,
Vefama karşılık sal beni dünya,
Artık defterinden sil beni dünya.

Ömrüm yaz kış derken nasıl güz oldu,
..

Devamını Oku
İsmet Bulan

Misafirsiz gün görmemiş
Çok yedirmiş çok içirmiş
Heyhat bu gün unutulmuş
Dünya yalan dost unutkan
Dünya fani dost be vefa.

Konak yıkık hane viran
..

Devamını Oku
Dılbirin Polat

Öyle bir dünya isterim ki,
barışın egemen olacagı bir dünya.
İnsanların insanca yaşayabilecegi bir dünya,
demokrasinin işlevini yitirdigi degil.
Demokrasinin hemogonyasında olan bir dünya.
savaşları unutmuş,
barışı konuşanların dünyası olsun.
..

Devamını Oku