Dünkü gibiydi çocukluğum;
hatırası canlıyken, gittikçe solan,
dostlukları çoğulken, gittikçe azalan,
ocakları tüterken, gittikçe soğuğa kesen…
Heybesi şekerle doluyken,
cebinde yokluğun utancı yokken;
umutları bir nehir gibi çağlarken,
gittikçe çölleşen…
Dertleri, suyu yatağında bulanır gibi
zamanla durulurken;
şimdi hangi kıyıya vursam,
bir başka düğüm, bir başka sarmal…
Sahi çocukluğum,
bizden aldıklarını
ne vakit sereceksin önümüze?
Dostlarını eksik etmeyen
o eski akşam manzaralarımda,
bir ocak başında tüten sıcaklığınla
ne vakit döneceksin?
Belki de çocukluk,
geride bıraktığımız bir zaman değil;
büyüdükçe kapısını aradığımız,
anahtarını kaybettiğimiz bir evdir.
Kayıt Tarihi : 23.08.2026 21:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Dünkü Gibiydi Çocukluğum”, geçmişte kalan sıcak ve masum çocukluk günlerinin, zaman geçtikçe nasıl uzaklaştığını anlatıyor. Çocukluğun dostluklarını, tüten ocaklarını, şeker dolu heybelerini ve büyük umutlarını hatırlatan şiir; bugün ise aynı sıcaklığın yerini yalnızlığın, eksilişin ve hayatın karmaşasının aldığını görüyor. Şiirin özünde çocukluğa duyulan özlem ve büyüdükçe insanın kendinden bir parçasını kaybetmesi var.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!