Biz Ergenekon Destanı’nda demir dağı eritip yol açanlardık.
Körüğe odun taşıyan, kömür basan, ateşi harlayan bizdik.
Önce bir kıvılcım, sonra bir yarık, sonra bir çıkış…
O dağ delindi, o yol açıldı — çünkü biz vazgeçmedik.
Biz Ertuğrul Gazi’nin otağında nöbet tutan,
Osman Gazi’nin sancağı altında yürüyenlerdik.
Kıl çadırların önünde uykusuz geceler, soğuk sabahlar gördük.
Bir emirle yola düştük, dağları aştık, obaları birleştirdik.
Bir devleti yoktan var ettik bedelini kanla ödedik.
Biz Fatih Sultan Mehmet İstanbul’a yürürken de vardık.
Gemileri karadan yürüttük, surlara dayandık, çağ kapatıp çağ açtık.
Akşemseddin’in duasıyla, inancıyla ilerledik.
Ve o gün surlara ilk çıkan Ulubatlı Hasan’ı kaybettik…
Ruhu şad olsun — o bizdendi.
Biz vardık.
Dün vardık, bugün de varız.
Ve yarın, yine gerektiğinde, aynı inançla ayağa kalkacak olan da biziz.
Kayıt Tarihi : 23.04.2026 09:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!