Çokça sen azca ben içinde biz 3
Düşünüyordum. İçimde orman sessizliği, kuşların göç edip gittiği, olabildiğince soğuk yalnızlığımla... Bir şehir vardı. Bir şehir yoktu. Geçmiş zaman içinde anlatılan masal ülkelerinin birisinde. Şehir vardı içinde senin olduğun, şehir yoktu senin kaybolduğun. Seni bulmalıydım. Yalnızlığın başkenti senin olduğun yer olmalıydı. Gece gündüz arayışlarım sürdü. Sokaklar, şehirler, şiirler, insanlar, kitaplar, şarkılar her yerde seni sordum. Gören olmamıştı. En son bir bulutun üzerine binip gittiğini görmüşler. Hiç inandırıcı değil. Söyleyeninde gözleri kör. Sonradan anladım. Kötü durumda olsaydın haberin gelirdi. İyiydin haberin gelmiyordu. Ben seni özlüyordum. Başladığım her şiir yarım kalıyordu. Bir şiir vardı tutunduğum, her şiir eksikti aslında ama yazılıyordu. İçi dolu, dışı boş bedenimle yuvarlanıyordum. Uzaktı şehirler, uçaklar, gemiler, trenler, otobüsler, insanlar hepsi uzaktı. Bir sen yakındın uzansam tutacağım, uzanıp tutamadığım yüreğimden... Kanatlarımdaki son çelenkleri koparıp attım. Uçmak istemiyorum artık, ne istediğimi de bilmiyorum. Bildiğim tek şey sen yoktun.
Koskoca bir yalnızlığın içindeyiz artık. Sen seninle, ben seninle, biz bizin içinden çıkmışlığıyla...
ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda,
budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta