Karlı dağlar aşarken, dondurucu ayazda,
Yüreğim alev alev, kavruluyor bu yazda,
Notalar isyan eder, çaldığım kırık sazda,
Yine de dik durarak, eğmedim hiç başımı.
*
Sabahın kör vaktinde, alarm çalar uyanmam,
Patron fırça atsa da, tatlı candan usanmam,
Kuru lafa karnım tok, boş vaatlere kanmam,
Kan ter içinde yedim, helal olan aşımı.
*
Tencerem altındandır, kaynayan suyum gümüş,
Sebzeler halay çeker, sanırsın ki bir cümbüş,
Sofrada kavga olmaz, her lokma tatlı gülüş,
Çatlatmadım dünyada, hiçbir sabır taşımı.
*
Karanlık tünellerde, rüzgar olup kükredim,
Güneşli yarınları, sabır ile bekledim,
Mutluluk defterine, yeni sayfa ekledim,
Hiç kimseye çattırmam, benim ince kaşımı.
*
Biberin acısıyla, yaktım koca bir şehri,
Şerbet diye içmişim, bana sunulan zehri,
Kuruttum yavaş yavaş, keder akıtan nehri,
Gururla kutluyorum, ben her yeni yaşımı.
*
Meyveler taze taze, dalından koparırım,
Dostluk denen çınarı, sevgiyle sarmalarım,
Riyakar suratları, defterden karalarım,
Üç kuruşluk dert için, satmam hiç sırdaşımı.
*
Dostluk dediğin köprü, geçmek istediğin yol,
Sevgi ektim tarlaya, mahsulüm her zaman bol,
Sevgi dolu kalplere, feda olsun iki kol,
Asla yere vurmadım, dik tuttum hep başımı.
Kayıt Tarihi : 7.07.2026 17:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!