Dört Tarafa da Kırık Masa Şiiri - Kaya Su

Kaya Su
33

ŞİİR


7

TAKİPÇİ

Dört Tarafa da Kırık Masa

Birbirine eşit uzunlukta ama farklı kırıkları olan dört kenarlı bir masanın, ne yöne baktığını bilmediğim tarafındayım; oturmuş sıçacağım zamanın gelmesini bekliyorum. Pekii ben, bir tarafta mıyım?
Kendini taşırmış küllük, içilmeyi bekleyen yedi sigara, her şeyden daha soğuk bir fincan kahve, evrensel bir hata sonucu içeri girmiş güneş ışığı..., biraz da dışarının sesi var bu sessizliğin içinde. Pekii biz, hangi taraftayız şimdi?
Annem görse masayı kirletiyoruz diye kızar bize. Ama masa da, ses etmiyor bu duruma. Pekii, masa hangi tarafta?
Sandalyeler, arkalarını dönmüş kimliğine, dört ayağıyla dengede durduklarını sanıyor; oysa bir ayakları hep boşlukta. Ve üzerlerine oturan yükü benimseyemiyorlar. Belki de, oturmak için değil de düşüşü ertelemek için varlar. Pekii, sandalyeler hangi tarafta?
Duvarlar konuşmayı unuttuğu için üzerlerine asılmış çerçevelerden medet umar hale gelmiş; içlerinde donmuş tebessümler, hiç yaşanmamış ve de asla yaşanmayacak bayram sabahları var. Bir çiviye tutunmuş hatıra, yerçekimine inat ederken aslında yalnızca unutulmayı geciktiriyor. Pekii, çiviler hangi tarafta?
Saatin akrebiyle yelkovanı küs; biri geçmişi kemiriyor, diğeri geleceği ısırıyor, ortada kalan şimdi ise dişsiz bir ağız gibi aç aç bakıyor. Güneş akşamın üstünde durmuş poz verirken, takvim yaprakları sahte bahar sesleri çıkarıyor. Pekii,.. zaman hangi tarafta?
Pencereden sızan rüzgâr, adaletin mühürsüz evrakı gibi kararsız; girsem mi, kalmasam mı diye eşiğe sürtünüyor. İçeridekiler dışarıyı suçluyor, dışarıdakiler içeriyi; rüzgâr ise kimseyi umursamadan sadece boşlukları seviyor. Boşluklar büyüdükçe, herkes kendini daha dolu sanıyor. Pekii, pencere hangi tarafta?
Bastığımız toprak var; aslında bizi taşımıyor, inat etmiş düşecek yer bırakmamaya. Bu ince farkı hiç kimse konuşmuyor, zira konuşulursa yürümek zorlaşacak. Zaten yürüyenler kalabalık, ama yol yalnız; her adımda bir bahane bırakılıyor geride. Pekii, toprak hangi tarafta?
Ve uzakta, görünmeyen bir kürsü kurulmuş; üstünde hangi taraf olduğu belirsiz bir gölge, kendi yankısını alkışlatıyor duvarlara, tarafını ve hatta taraflarıı bilmeksizin. Sözleri ağır, anlamları hafif; cümleleri şişkin, içleri boş. Herkes başını sallıyor. Eee! baş sallamak en risksiz itaat biçimi. Pekii, uzaklar hangi tarafta?
Pekii taraflarımız gerçekten bir istikamet mi, yoksa topluca karar verdiğimiz bir yanılgı mı? Eğer her şey yer değiştiriyorsa ve kimse yerinde durmuyorsa, taraf dediğimiz şey yalnızca kalabalığın gölgesidir. Gölgede, gölge olmaz.
Belki de biz bir tarafta değiliz. Bence taraf, oturacak yer bulamayanların icat ettiği bir sandalyedir...

Kaya Su
Kayıt Tarihi : 14.06.2026 10:51:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Ne masanın eşit uzunluktaki ayakları ne de sandalyelerin dört ayağı bize gerçek bir yön gösterebilir; taraf, oturacak yer bulamayanların, evrensel bir hataymış gibi duran bu dünyada kendilerini avutmak için icat ettikleri, aslında hiçbir yere ait olmayan bir sandalyedir.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Lara Mutlu
    Lara Mutlu

    Çocuktum, o mahzunluğum
    Yazılmamış şiirlerde gizli
    Ben neredeyim, düşlerim nerde
    Bir gün anlatırım belki ...
    Hangi taraftayım

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)