Dokunma, kırma kalbimi dedim ama dinletemedim…
Oysa sen, en küçük sızıda bile içine kapanan
o ürkek yanımı en iyi bilen değil miydin?
Sevgiyle yoğrulmuş, merhametle büyümüş bir kalbi
acıya alıştırmak hangi vicdana sığardı…
“Gül gibi kokan bir kalbim var” derdim sana,
sen ise en sert rüzgârları estirdin üstüne.
Bir yaprağını incitseler üzülürdün hani,
şimdi bütün baharımı soldurup gittin.
Ben sana kırılmayı değil,
sığınmayı öğretmek istemiştim.
Bir insanın yorgun omzuna başını koyup
sessizce huzur bulmasını…
Ama sen, sevgiyi avuçlarında tutmak yerine
parmaklarının arasından düşürdün.
Şimdi geceler boyu içimde
Orhan Gencebay’ın o eski sitemi dolaşıyor:
“Dokunma…”
Çünkü bazı yaralar, sevdiğinin eli değince büyüyor.
Yine de bil…
İçimde sana kızan bir adamdan çok,
sana hâlâ dua eden bir kalp kaldı.
Kırılmış olabilirim
ama kin tutacak kadar kirlenmedi yüreğim.
Bir gün bir gül kokusu duyarsan ansızın,
bil ki bir zamanlar
seni bütün saflığıyla seven
o kalbin hatırasıdır…
Kayıt Tarihi : 9.05.2026 08:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!