________savaş sonrası hüznüm, küçük kentim
___________Her atılan taşı göz yaşın sandım
_____________o yüzden olsa kendimi
_______________küçücük cocukların gülüşüne sakladim
__________________şimdi bahar havasında barış olsun
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Geçmişin kültürüyle yuğrulmuş Diyarbakır gönlümüzde ZİYA GÖKALP ve Cahit Sıtkı TARANCI ve niceleriyle güzel şehir. Gönlünüze sağlık. Kutlarım.
'Amed'...
Güneşin Çocuklarının kenti...
Türkçe nefes almaya zorlanan ve Kürtçe ölen çocukların...
Büyüyemeden; bir anne ağıdında gezen şehrinin sokaklarını...
Güneşin Çocuklarının kenti...
ah ortaktı renklerimiz ortaktı sevincimiz,barış inatçı gelmemekte direnirken.biz umutla beklemekteyiz.memleketimi okumak.ah diyarbakır yaşıyor, bir kadın ağzında şiir olmak sana...iyi niyetine sığınıyorum.sevgiyle selamlarım
'bir güzel şehirdir.ve diclesini koynunda dolanır durur.mahalleleri kalesi ve güzel çocukları...saygılar.'
Şimdi o kent hala küçük çocukların gülüşünde saklı.
Umarım bu bahar kalıcı bir barış olur.
Yüreğine sağlık güzel insan.
Saygılarımla.
Diyarbekir Tarihin Efendisidir...Onun için yazılanlar ise şiirlerin efendileri....Tebrikler.
savaş sonrası hüznüm, küçük kentim
___________Her atılan taşı göz yaşın sandım
_____________o yüzden olsa kendimi
_______________küçücük cocukların gülüşüne sakladim
__________________şimdi bahar havasında barış olsun
Beş dizede bir kitaplık anlam yüklenmiş şiir, taşıyıp gidiyor.Bence şairlik budur.Kısa ve öz.Tabii her zaman olamıyor.Ben bu kocaman ve duygu yüklü yüreği kutluyorum..................................Tebrikler ve de saygılar.Halil Şakir Taşçıoğlu
________savaş sonrası hüznüm, küçük kentim
___________Her atılan taşı göz yaşın sandım
_____________o yüzden olsa kendimi
_______________küçücük cocukların gülüşüne sakladim
__________________şimdi bahar havasında barış olsun
sevgili Aynur hanım harika bir şiirdi Diyari-bekir yürekten kutlarım saygılarımla
YURTTA BARIŞ, CİHANDA BARIŞ,GÖNÜLLERDE BARIŞ....DİLEĞİMİZ KISACIK MISRA AMA ÇOK ŞEY ANLATIIŞ YÜREĞİNİZ KUTLARIM...FATMA ARAS
DİYARİ-BEKİR İÇİN YAZILAN HANGİ ŞİİR VARKİ GÜZEL OLMASIN...TEBRİKLER.
Bu şiir ile ilgili 31 tane yorum bulunmakta