Diri Bir Acı Şiiri - Erdal Taşköprü

Erdal Taşköprü
46

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Diri Bir Acı

Kucağı şefkatli sanılan şefkatsiz bir Dünya!
Ve içinde görülen korkulu, korkusuz
Duygulu, duygusuz bir sürü rüya..
Bende yaşardım içinde hüzün ve şiirle
Birde dostum Fatih,
Aşka pranga vurmuş bakışlarıyla.

Sabah şafak daha uyurken uyanırdık
Bir güzelin aşkıyla uyandık sanırdık
Yatağımızın paslanmış tellerinin gıcırtısında
Yeni bir günün sancısına hazırlanırdık..
Benim yastığıma yazılmış bir şiire,
Onun yastığında çizilmiş bir güle
Her gece boyu nefesimizi bağışlardık.

Yine bir günün bitiminde yeni
Tünerdi acılar yatağın köşesinde
Pencere içine üflenen esintiyle
Hiç bir yalanımız yokken hayata karşı
Savrulduk günahkâr mahkûmun
Suçu ve sürgünüyle.

Ah Fatih! Ahını tartamazdım
Unutup akşam serenatında şarkıları
Dönüp bana sorardın..
Ve her aşktan yana konuştuğumuzda
Sevdiğin kadar sevilirsin deyip
Her serüvenin yolunda terkedilmiş kalsanda
Kaldırımında oturup oyalanırdın.

Soluksuz sevilmek oyalanmadı göğsünde
Yada göğsümüz parçalandı sevmelerde
Fütursuz ve saygısızca savrulan sözler,
Öfke dolu küfürlü gözler..
Hep kondu önümüze
Hep tozlu, topraklı yollarda koştuk
Tozlanmış yüzler ve kirden solan çiçekler..
Yorulmuş baktık güzelliklere,
Yorulmuş güldük..
Bu yüzden birazdık, birazcık kaldık
Acayipti bizim için dünya
Mavi yada yeşil
Yada sevilesi manzaralar yoktu
Bu yüzden yarım kaldı Fatih haykırışıyla.

Evi özlemek, ekmeği özlemek gibi deyip
Yüzümüzü hüzne gömdüğümüz zamanlar vardı
Hiç bir sevinçte uzun oyalanamadık
Eve, ekmeğe doymuşluğumuz yoktu
Her şafakla gözlerimize güneş sığardı
Yağmuru sıcak bulutlar hiç aramadık.

Fatih, o gök masumiyeti bakışlarıyla
Sevdiği kızı istetmişti..
Ve acı katılmış bir senaryo gibi
Acı katılmış bir "hayır'a"
Boynu kırılmış gibi bükülüverdi..
Kaçırmayı düşünmüştü, yüreği bıçak altında
Fakat sevdiğinin zengin birini istediğini duyunca
Bıçak düşüverdi!
Yüreği bölündü
Hemde sayılamayacak kadar parçaya.

Sevmek-sevilmek bahar ayı Nisan'dı
Her yıl geberircesine
Onu beklemek vardı..
Güneşi görememek,
Veya yağmurda üşümek,
Nisanı düşünmek..
Düşünmeden anımsamak en kolayıydı.

Diri bir acı
Aşkın bulunmayan ilacı
Diri bir umut
Diri bir türkü sözlerinde bulunmaz!
Sonuç gerçeğe kutlanmaktır zavallıca.

Böyle bir gerçek düşlemedik çocukken
Yada sunulmadı ellerimize annemizden
Daha on sekizindeyim
Fatih yirmisinde..
Avuç avuç özgürlük önümüzde en yasal haliyle
Belki güneşlenebileceğimiz bir yaz,
Isınabileceğimiz soba,
Doyabileceğimiz aş
Tutabiliriz bileklerimizde..
Belki ufuk uzağa çırpmaz kanatlarını
Kanatsız kaldığımız düşlerimizde.

Yarılanırdı gözlerim gecenin üçünde
Fatih'in sesinde,
Titreyen nefesinde..
Hiç bir irkilmesi yokken kâbuslarda
Parlak bir yaş süzüldü gözlerinde.

Biz hep Fatih'le
Her umut yolu bitiminde
Ve umuda ağıt yakan türkülerle
O sevdasına yol ararken
Ben acılarımı toprağa eker biçerim
Şiirlerim boy verir gülüşlerimde.

Yıpranırdı kalemim yazdığım şiire,
Öfkemin sesine,
Dişledigim vakitlerde..
Hiç bir ümidimiz yokken aşktan yana
Sevdik bir hoyrat kızı
Bu sevgisiz şehirde.

Pencereden bakan mavi gözlü kızın
Gözleriyle baktık dövülmüş sahillere
Sahilinden ukde fışkıran şehirlere
Zamansız memleket geldi aklımıza
Kasvetli, kahırlı bir an
Gözlerini ufuklara satarken insan
Hiç çözemeyeceği problemler paylaşır
Gecenin soğuk ve kara
Yıldız yüklü yüzüyle..
Biz böyle bazı gece
Yalnız bırakırdık birbirimizi yan yana iken
Gözleri ıslanırdı Fatih'in hemen
Soğuğu yanağına işlemek için
Ve belki de bırakmak içindi o yeri
Acı bağrımıza terketmeksizin yerleşmişken.

Acı; her mevsime çakıldı!
Nisan olsa bile onu çekmek vardı
Yağmursuz kalmak,
Yada gülü kan sanmak,
Kana bulanmak..
Bulanmadan yeşermek hiç yaşanmadı.

Ben ve Fatih
Sevdiğimizden beri
Ne sevilebildik,
Ne de bizi sevebilecek gördük!
Bu büyük acımızı
Fatih'le birlikte
Aç kalmışçasına
Ekmek gibi bölüştük...

16.09.2004

Erdal Taşköprü
Kayıt Tarihi : 5.06.2026 14:53:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!