Yıkıldı duvarlar çöküyor tavanlar,
Kıvranır durmadan o şaşkın yayanlar,
Sızlıyor köşede kırılmış fidanlar.
*
Harcadık boş yere neşeli günleri,
Söndürdük inatla parlayan dünleri,
Parçaladık şiddetle nazik yönleri.
*
Ürkütücü gölgeler yuttu etrafı,
Tam ortadan yırtıldı gölün şeffafı,
Hiç bulunmaz dostların zerre insafı.
*
Sonunda fırtınada battı gemimiz,
Alevli topraklara sızdı terimiz,
Kapkara islere gömüldü evimiz.
*
Acımasız rüzgar kırıyor direği,
Eriyip mahvoldu geminin küreği,
Korkudan titriyor aslanın yüreği.
*
Daralır sokaklar siyahtır gökleri,
Boşluğa savrulur ağacın kökleri,
Ezilip ufaldı o sert kütükleri.
*
Karıştı hesaplar cüzdan ise delik,
Yıpranmış bedenler koptu o incelik,
Ezilen zihinleri çiğner gündelik.
*
O koskoca dağları nasıl savurdu?
Büyüyen alevler bedeni kavurdu,
Puslu gölgeler akılda tuzak kurdu.
*
Damardan sızan zehir aklı vuracak,
Mahşerin o atlısı hesap soracak,
Gelecek kaygısı hep puslu duracak.
*
O korkunç bataklığa battı tekerlek,
Soğuk göğün altında öldü kelebek,
Dipsiz uçurumlarda öldü bir böcek.
Kayıt Tarihi : 9.06.2026 00:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!