aylar nasıl devrildi, hangi ara gurbet oldu ellerimiz
şimdi aynı aydınlığın altında iki ayrı uçurum gibi susuyoruz
aramızda aşılamaz dağlar, aramızda sağır edici bir uğultu
kavuşması mahşere kalmış, boynu bükük iki mısra gibiyiz
sonra ansızın çevirdin yüzünü o yabancı kalabalığın içinden
üç kere miydi, dört kere mi... şahdamarımdan vurdu o bakış
ne sen bir adım atabildin, o mağrur, o ıssız kederinle
ne ben çıkarabildim ceplerimden yumruk olmuş ellerimi
oysa gök gürlese ağlayacaktık, dokunsalar yıkılacaktı bu şehir
işte tam o an, göz göze geldiğimiz o zehir saniyede
göğsümde zar zor ayaklandırdığım bütün köprüler yerle bir oldu
boğazıma düğümlendi o yarım kalmış, o kan revan hikâyemiz
gözlerin gözlerime değdi
yine o dipsiz uçurum, yine o amansız yalnızlık
nasıl felaketim olduysan eskiden, yine öyle koptu içimde kıyamet
nefesim kesildi, kimseler görmedi içimde devrilen çınarları
bütün kelimeler lal oldu, dudaklarımı kanatırcasına sustum
gözlerin gözlerime değdi
ben oracıkta, bir kez daha ağır ağır sana yenildim
Kayıt Tarihi : 25.03.2026 19:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)