Terazi bozulmuş, kefe tutmuyor,
Zalim tok geziyor, mazlum yutmuyor.
Hakkın güneşi de sanki batmıyor,
Karanlık pusuda, devran bozulmuş.
Kurtlar sofrasında kuzu paylanır,
Arsız olan her makamda eğlenir.
Gerçek susturulur, yalan söylenir,
Dillerde sadakat, ikrar bozulmuş.
İda’nın nuruna gözün yumanlar,
Haram lokmalardan şifa umanlar,
Gökten inen o kutsal beyaz dumanlar,
Görmez mi sanırsın? Vicdan bozulmuş.
Dokuz düğüm atsan çözülmez yara,
Ak kâğıt üstüne çekilmiş kara.
Fakir düşmüş ise bitmez bir dara,
Zenginde merhamet, ihsan bozulmuş.
Abdi Bekirov’un torunu bilir,
Vatanın hakkı hep saklıca kalır.
Kimi şehit düşer, kimi pay alır,
Toprakta asalet, kan da bozulmuş.
Melez soylar sarmış dört bir yanını,
Emerek bitirir halkın canını.
Unutmuşlar Hak’kın yüce şanını,
Kulda secde gitmiş, iman bozulmuş.
Sigara dumanı, nefis isiyle,
Negatif dolanlar kirli sesiyle,
Uğraşır dururlar nefes payıyla,
İnsanlık dediğin, lisan bozulmuş.
"Rabbi Yasir" derim, dokuz kez niyaz,
Gönlümde parlayan o Saf Beyaz.
Kış ortasında beklenen o yaz,
Mevsimler şaşırmış, zaman bozulmuş.
Hasan Belek söyler, sözü özünden,
Dönmez hak yolundan, dönmez sözünden.
Nurdan köprü kurar, Hakk'ın izinden,
Dünya bir han ise, her yan bozulmuş...
Hasan Belek
31 01 2026 Afitos Akçay
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 23:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!