Güneşten kavruk
Kuru bir sabırsızlıkla bekler çorak topraklar
Yağmura hasret
Rüzgârla savrulup gelen tohumları
Bağrında büyütmek isterken
Toprak
Kaldırım taşlarına döndü ufuklar
Adımların altında ezilendir varlığım
Koşuşturan adımların
Sert ve kıvrak
Dansına şahitliğim
Acıtıyor içimi
Gün ağartısı açıldı seyrana
Bak her şey nasıl da yerli yerinde
Umurumuza sardığımız kabil
Kozasından çıkmak üzere
Dünya hali ile
Sevgilerde o vakit
Hepsinden acelecidir
Dolu dizgin gelir
Gün sönmeden
Terkisinden boşanıp
Koşan atlar gibi
10
Ok atıp isabet ettim umarsın
Yaraladığın yanına kar mı sanırsın
Daima tasadan kuvvet alır
Gönlü kana bularsın
Güzellik aleminde
1
Bakalım perdenin ardında ne var dediler
Şirk şarabından serhoş olup
Bir yoksulun gönlünü
Daha fazla paralama
Bir vuslat el verecekse
13
Bir hayli dönüp dolaşan yel
Esmede
Bir hayli zamanın huzuruna vardın madem ki
Ne gördünse
16
Meşrik ilin gün doğusu
Konak yerden geçen sefer yoludur
Egemenliğin tertibine
Şahit olan
Göğü bezediler yıldızlarla
22
Dedin ki bezdim
Hikayet çıkmaz serden
Başına buyruk kesilmiş, ruhu incitmişsin
Tez elden
Ne ki acelen
25
Kim ki sürüyorsa zaman yolunda vaktini
Ona yaraşır olana uğrayacaktır
Gündüze döner gece yönünü
Yüreğinin aksine uyumlanarak
Kuşanıp kızıldan mora




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!