Bugün aynada gördüm ağarmış saçlarımı
Gördüm aksini kalbin yorulmuş kanatları
Zamanın heybesinde saklı diğer yarımı
Görmesin kimse diye vurdum masum atları
İçlerinde körpecik kısrak taylar mı dersin
Arkalarından ağıt, ahlar, vaylar mı dersin
Kalana diyemedin, gidene yar mı dersin
Sen ey yorulmuş kalbim, şuh haline ne yaptın
Kıydın istikbaline, ikbaline ne yaptın
Ademe insan dedin dost dedin yaren dedin
Çektin sırtından oku, öpüp alnına koydun
Kustuğun kanı yuttun, olmasın gören dedin
Yükü ağır gelenin yükünü yükün saydın
Ne dedilerse sustun, ne verdilerse aldın
Düşmanların yetmedi dosttan vesvese aldın
Sanki yetim kalmıştı elem, verese aldın
İçinde o serseri mahaline ne yaptın
Çocuk yaşta kurduğun hayaline ne yaptın
Ellerini kirletip heva heves uğruna
Kahrettin de gelmedi sonu pişmanlığının
Aman dilediğinde uydular mı çağrına
Bir çay içimi hatrı yokmuş insanlığının
Gün gelir, insan ölür, yalnızca adı kalır
Gözlerini güldüren anların yadı kalır
Damakta muhabbetin ve çayın tadı kalır
Üç beş yüzü aydınlık ahaline ne yaptın
Çayda huzuru bulan ahvaline ne yaptın
Ne yaptın masumluğun et ve kemik haline
Bir bir aldıklarını yerine koymadılar
Hangi ateş dayanır bu derdin vebaline
Ah ettin duymadılar, yedirdin doymadılar
Menfaatsiz meydanda hem kör hem sağırdılar
Batıla koşar adım Hak yola ağırdılar
Müspetten men ettiler menfiye çağırdılar
Ne yaptın ey şuh kalbim, suçu neydi atların
Geceye küstü mehtap, güneşsiz kaldı yarın
Gündüz güneş gece ay emsaline ne yaptın
Çocuk ruhlu iyilik timsaline ne yaptın
Kayıt Tarihi : 25.07.2026 14:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!