Derin Sızılar Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4347

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Derin Sızılar

Anlamazsınız şu ruhumdaki derin sızıları,
Ansızın patlayan sönmez kederli yazıları,
Bağrımda kanayan iyileşmez onca kazıları,
Sebebini sormayın.
Hissedemezsiniz.
Boşuna yormayın.
*
Kavga nihayetinde sevdayı fırlatmak,
Aydınlık yarınları karartıp kapatmak,
Arkaya bakmadan adımları uzatmak,
Basittir aslında.
Yıkıntıları umursamazsın uzağa varınca.
Kaçarsın faslında.
*
Çatışma bahanesiyle yuvayı dağıtmak,
Ufak sabileri kimsesizce sokağa atmak,
Sabırlı kadınlar çile çekerken ağlatmak,
Kaçış sayılmaz.
Kendi paçanı sıyırdığını zannetme boşuna.
Gerçekten cayılmaz..
*
Dayısıyla kasabaya taşındığı vakitlerde,
Yabancıların zavallı fısıldayan sert dillerinde,
Yetim damgasının şu soğuk ellerinde,
Neler saklıdır inanamazsınız.
Zehirli sarmaşık misali sarar ruhunu.
Ufaklığın yitirdiği neşeyi asıl siz bulamazsınız.
*
Taze çağında olgunluğa hep zorlanır,
Koca evrende ıssız fırtınalarla horlanır,
Dik durmaya çabalarken ayakları çamurlanır,
Katılaşmış tavırlarla şekillenir bedeni.
Kaderin sert nizamına direniş gösterse bari,
Zindanlarda tükenir nefes alma nedeni.
*
Sincan mapusunda yatar mahkûmların arasında,
Hücrelerin kapanmaz şu devasa yarasında,
Sabır taşını seker avlu turu sırasında,
Mazinin tatlı hatıralarını özler durur.
Gençlik çağı çoktan göçüp saklanmışken,
Göğsündeki derin sızı bedenini yorar.
*
Körpe zihni uçurumların kenarında boğulur.
Asırlar misali sürelerin ardından yorulur.
Karşılıksız aşka kanıp sararıp solar durulur.
Tutkuyla bağlanır.
Şefkatten yoksun tükenmiş virane ruhuyla,
Ateşlerde dağlanır.
*
Feleğin asla mühlet tanımadığını atlayarak,
Zulüm görür sarsılır hepten parçalanarak,
Akabinde ne gelir derseniz katıca duraksamayarak,
Istırapla yoğrulmuş ağıtları sıralar genci,
Tatmadığınız zehirli acılarda,
Karartmayın masumları parçalamayın saf inci.
*
Erken dönemlerde sürekli sarsılarak,
Mutluluk ışığı sönüp yara alarak,
Evrene feveran bayrakları asarak,
Geri adım atmayıp savaşsa dahi eksilmeyen,
Standartları bozuk hiddetine zincirlenip sönen,
Dostlarını yaralamaktan asla vazgeçmeyen.
*
İçeriden vurulmuşluğun şu ağır sızısını,
Sinesine kazınmış şu karanlık yazısını,
Tatmayanlar sezemez kederli dev kazısını.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 22.04.2026 03:47:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!