çünkü ehlileşmiş bir yabancıyım tanıdık bildik kentlerine soluğunun
çünkü nedensiz üstünü örttüğün küçük bir zaafım var kızgın hoyrat
niçinlerimi attım gözlerimin elverdiğince ufuksuz kuyusunda bakışlarının
rüzgarlarımda rüzgarlarınla üşümek bu mu söylesen diye ses ediyorum
yaşanmışlık bu mu üzüntülü edalarıyla jilet kesikleri yürekte derin kırılma
sevdiğin yıldız tozlarınca yolların kesişmişliğinde günbatışı gururudur sırat
sırat düğün bayram titrekliğinde süslü püslü fay kırığı varoluşunda bencil
Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta