Derbeder Ruhum Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4243

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Derbeder Ruhum

O derbeder ruhum engeller aşsın,
Seher vakti sessiz hülyaya uyup,
Coşkuyla çağlayıp bentlerden taşsın,
Feryadın sırrını gizlice duyup.
*
Kavramalısınız karanlık çağı,
Sarsmalısınız şu örülmüş ağı,
Yıkmalısınız en yüce o dağı,
Hakikat ruhunu eyler aydınlık.
*
Şefkatli elleri uzatmalıyız,
Sevgiyi hislere biz katmalıyız,
Zulmü ateşlere fırlatmalıyız,
Dinerse acılar atar şafaklar.
*
Bütün yoksullara yardım sunarak,
Zalimin beynine korku salarak,
Tutsak zindanlardan hızla kaçarak,
Aydınlatmalı karanlık demleri.
*
Hasret rüzgarıyla uzağa gitsin,
Çöllerde sararıp usulca solsun,
Dertleri sinede misafir etsin,
Kederli halleri odama dolsun.
*
Suskun dillerde yazılı hece,
Örter üstümüzü karanlık gece,
Masallar bağrında taçlı o ece,
Hakikate doğru parlar fenerler.
*
Adalet mülkünü sağlam kurmalı,
Hainin karşısında dik durmalı,
Haksızlık yapanı taşa vurmalı,
Coşkuyla koşsun kutlu ırmaklar.
*
Göçmen katarıyla uçarken kuşlar,
Aşılır tepeler, çetin yokuşlar,
Arşa yükselir nurlu uçuşlar,
Biter nihayet çekilen çileler.
*
Ateşler sarmışken kavrulup yanan,
Derin kılıçlarla durmaz kanayan,
Zaferin sırrına kalpten inanan,
İnsanın o zor sabrını sınayan.
*
Taşıyor bendinden felaket seli,
Kırılır zalimin o vuran eli,
Eserse yurdumda fırtına yeli,
İnsanlık destanı dinler hüznünü.
*
Tarihin bağrına destan yazmalı,
Küfrün temelini kökten kazmalı,
Kötünün oyunun hemen bozmalı,
Kervanlar menzile geçer, hız ile.
*
Dağların başında tüterken duman,
Fırtınalar koptu, haller çok yaman,
Padişah verse dahi ulu ferman,
Garibin ahıyla susar zalimler.
*
Tarlaya bereket tohumu eksen,
Çileli dağlarda eziyet çeksen,
Şefkatle büyütüp fidanlar diksen,
Zalimin kolunu kökünden büksen.
*
Çalınır meydanda yiğidin sazı,
Çekilmez hainin bitmeyen nazı,
Alnıma kazınmış kadersel yazı,
Alimler ilimle kitaplar okur.
*
Adalet ipini sağlam tutmalı,
Hakikatsiz sözü sessiz yutmalı,
Geçmişin kinini tez unutmalı,
Muhabbet ateşi yanar hep korda.
*
Toprağa değerken o ufacık taş,
Eğilmez düşmana bedendeki baş,
Başlarsa cihanda o kutlu savaş,
Huzurun kervanı sürer menzile.
*
Yemeğe helalden lokmalar kattın,
Toprağın altında kefensiz yattın,
Düşmanın elinde kederle battın,
Sapanla taşları fırlatıp attın.
*
Takip edilmeli alimin izi,
Gafletten acilen kurtarır bizi,
Yan yana dizilse dağların dizi,
Irmaklar kükreyip aşar bentleri.
*
İnsanı alemde kıymetli saymalı,
İlimle aleme ışığı yaymalı,
Yanlışın peşinden acil caymalı,
Özgürlük kuşları uçar menzile.
*
Dağlardan süzülür tertemiz pınar,
Kökleri derinde devasa çınar,
Evlatlar atayı rahmetle anar,
Sönmeyen ateşler diner rüzgarlar.
*
Ovalar üstünde delice essen,
Hainin sesini kökünden kessen,
Dokunur kilime rengarenk desen,
Barışa sırtını çevirip küssen.
*
Kırılır fırtına vurunca dalı,
Petekte birikir arının balı,
Saraya serilir ipekten halı,
Usta tezgahta doku ilmekler.
*
Cehalet bendini toptan yıkmalı,
Aydınlık sabaha erken çıkmalı,
Kurşunu düşmanın bağrına sıkmalı,
Karanlık gölgeler çöker vadiye.
*
Dalgalar köpürür coşkulu deniz,
Korkudan sararır soluksuz beniz,
Hasretin kahrıyla yutkunur geniz,
Engine dalar gemiler sessizce.
*
Garibin başına kılıçlar kakan,
Şehrin ortasında ateşler yakan,
Şimşekler misali dağlarda çakan,
Boynuna esaret zinciri takan.
*
Sinede tutuşur kavurucu nar,
Zirveye inince dondurucu kar,
Ateşin bağrında bulunmaz o har,
Buzullar erir sıcağın altında.
*
İlimin peşinden koşup gitmeli,
Zalimin zulmü nihayet bitmeli,
Kötüyü uçurum dibine itmeli,
Ormanda büyür sevdanın fidanı.
*
İşlenir kaftana altından sırma,
Dostun kadehini hiddetle kırma,
Garibin ahını alarak durma,
Huzurun rüzgarı sarar bedeni.
*
Masumun hakkını insafsız ezen,
Meydanda kılıçla gururlu gezen,
Tehlike anını önceden sezen,
Altınla gümüşle süslenip bezen.
*
Kırılır elbet o zenginin tası,
Dağılır kalplerden biriken yası,
Silinir aynadan yılların pası,
Ateşli tüfekler mermiler atar.
*
Gerçeği ruhta derinden sezmeli,
Alemi ibret nazarıyla gezmeli,
Cehalet yılanını mutlak ezmeli,
Korkaklar savaştan uzağa kaçar.
*
İnsanda kalmasın dünyalık heves,
Yükselir dağlardan gürleyen o ses,
Tıkanır boğazda alınan nefes,
Karanlık acılar siner maziye.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 8.05.2026 11:10:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!