Karanlık yollardan yürürüz sessiz sessiz .
Borçlar haksız yüklenmiş sırtımıza öyle edepsiz .
Rüyalar zenginler için gece uykusuz kalan biz .
Dayan hürriyetim , bizden sandıklarımız dilsiz .
Köşkü vardır allı pullu padişahın .
Denizine kum olsam, kalbimi atsam girdabına.
Geri getirir misin? Tekrar sol tarafıma.
Kokun santim santim odanın her yerinde.
Sanki kaybolmuşta, gelecek bir beni bulmuş gibi.
O son lafların tenimin her yerinde.
Sanki dokunacak başka bir yer yokmuş gibi.
Gidişin hafızamda, bir film gibi her hücresinde nakış nakış.
Dudağımda bir kesik oynamasam geçecek.
Ama oynamadan duramam ki.
Dört duvar odam her gece uyuyamam.
Ama seni düşünmesem uyuyamam ki.
Ardıç ağaçları damlar toprağa sarı sarı.
Toprak ölür köklerine diri diri.
Dünya üzerinde.
Bir kitap,bir aşk ve bir tutam şiirin yerine ne alabilir ki?
Kırmızı ne güzel renktir Yaradan.
Hangi dil susarak anlatabilir ki bunu.
Kimsenin haberi yok içimdeki yaradan.
Aşk kırmızının kırk farklı tonu.
Eksik kalır hayaller, hep biraz eksik.
Gitmek bir bana kolay dostum olmadığından, susmak bir bana kolay kastım olmadığından.,
Aşk bir bana zor yar yanımda olmadığından.
Sevmek bir bana az , aşım olmadığından.
Delimisin sen?
Yoksa delirir misin?
Öyle severim ki seni aşk, bir tutam beynine tümör olur.
Ne terk edersin, ne bir başkasını seversin.
Güzel misin sen?
Eskiden eski bir yalnızlık senfonisi.
Hani dinlemesen yok olur hayallerim.
Eskidir eskicinin almadığı bir eski.
Hep kara yazılmıştır benim kaderim.
Umutlar incir ağaçlarında çürür gider.
Bu sensiz ilk gün değil, ilk uyuyamadığım gece değil.
Gece iki, son satırlarım kelebek olmama.
Belki orada uçarız, orada mutluluğa.
Bir gün seversin, sonra gidersin belli ki.
Öyle belli, gidersin işte durduramam ki.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!