Evin yarısı
bir bıçağın içinden geçti sanki
ıslak kibritler
ve yarısı yanmış bir mevsim
ortaya bırakılmış eski bir yangın
bilmiyorum
Otogarda
uyuyan saatler vardı
Adamın biri
ceplerinden hüzün çıkarıyordu sessizce
Ben
omuzlarımda kırık haritalarla
bir gölgeyi takip ettim uzun süre
Sonra
bir şey eksildi dünyadan
Belki bir yüz
belki çocukluğun ağzındaki son elma
belki de
Tanrı’nın unutulmuş tarafı
Kimse gitmedi aslında
Ama perdeler hareket etti
ve bütün aynalar
başka birine baktı.
uzakta
paslı balkonlardan su damlıyordu zamana
Ben konuşmadım
Çünkü bazı kelimeler
açılınca içinden umut değil
kül çıkarır
Bir pencere kapandı sonra
ya da bir omurga kırıldı
ayırt edemedim
Göğün altında
yarım bırakılmış bir dua vardı
kim söyledi bilmiyorum
sesinde demir ve süt tadı
Sen çok uzakta değildin belki
ama dünya
aramıza eski bir nehir koydu
Ve sabaha doğru
bütün eşyalar
başka bir hayatın kanıtı gibi sustu.
bazıları
ölmeden önce susmayı öğrenmiş
Sonra rüzgâr
eski fotoğrafların içinden geçmiş
bir yüz silindi
bir düş karardı içimde
Ne kaldıysa artık
suya atılmış anahtarlar gibiydi
dibe inerken bile
ışığı unutmayan şeyler
Ve tam o anda
uzakta
bir kopuş değil de
sanki çocukluğun kendisi geçti
Sustuk
Kimse el sallamadı
Ben de.
Cem Erdemir
Kayıt Tarihi : 25.05.2026 04:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!