Her dal
göğe doğru uzanmazmış meğer,
bazısı kendi içine eğilirmiş.
Benim dalım
rüzgârı suçlamadı hiç;
ama her esişte
bir yerinden kırıldı yeniden..
Özgürlük dedikleri
yalnız uçmak değilmiş;
bazen düşmeden
ayakta kalabilmekmiş.
Kiraz çiçekleri
beyazdı o vakit,
ama ben
içimdeki kar çözülmediği için
bahara inanmıyordum.
Çocukluğum,
ceplerimde taş taşıyan bir ırmak gibi;
akmak ister,
yatağını bulamazdı bazen.
Gökyüzü çok genişti,
bana çok şey öğretti:
Bir tomurcuk
açmayı öğrenmeden önce
kapanmayı da bilmeliymiş.
Ben sustum.
Sustum ki
acım duyulmasın.
Oysa en çok
sessizlikte büyürmüş çatlaklar.
Ve dal,
bir gün ansızın değil;
yavaş yavaş
ayrılırmış gövdeden.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 1.3.2026 20:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




içimdeki karın
erimediğini biliyordum.
kaleminizin mürekkebi kurumasın, harika bir şiir okudum... tebrikler...
bizden de size küçük bir hatıra;
.
...
.
ah hekimim,
semt çorbacısı sabahı dahi olsa şu her an,
kimse seni benim kadar sevemez diyemem,
ömrümün kalbine düşen iç sesli duasın,
söylediğim her sözden bana gelen yankın
içime dolan çocukluk sevincimdir…,
buz tutmuş bir nehrin üstünde,
kızak kayan kabansız bir çocuğun
o masum ve sıcak gülücüğüsün sen,
\ah...,
ve şimdi küskün küskün çöreklenir
bağrıma hüzün, ki... yoksun…,
yağmur kuşlarının kanatları altında koşan
nefes nefese kuzuların eve dönüşünde,
anne sevgisiyle öpülen ıslak başlarınca
okşasın o gün görmüş saçlarını, nice
bahar müjdecisi kabayel rüzgarı...,
zamanın aramıza çektiği perdeler,
belki uçuşur güneyden esen kıbleyle
ve duyulur huzur esen avlusunda
ayak seslerimiz yine...,
ki bak gözlerime, gözlerim
kandil kandil kan çanağı,
ah;
.
...
.
TÜM YORUMLAR (1)