Ufaktım büyüdüm, büyüdükte ne oldu
Dertler çoğaldıkça dağ gibi oldu
Bu büyük yalan rüzğarlarında
Sevdik, sevildik, öğrendikte ne oldu
..
Bir nehir olmak isterdim, çağladıkça akan
Bir dağ olmak isterdim, heybetlice duran
Bir bulut olmak isterdim, sorunsuzca uçan
Ama insanım duyguları olan...
..
İçimizde yıkılmayan gururdan bir dağ,
Ne sen bana gelebildin, ne de ben sana..
İster fırtına ol, istersen yağmur ol yağ,
Acılar gölgesinde, hep aynı manzara..
..
İçimden geçenleri şu beyaz kağıda yazdığım gibi ah bir sana anlatabilsem hain! ! ...
Çıkıp karşına gözlerimi gözlerine dikip haykırsam yüreğimde ki isyanı... ' NİYE? Bana bunları neden yaptın yarınlarımı,hayallerimi nasıl çaldın? Ne yaptım ki ben sana NİYE beni böyle cezalandırdın? Beni benden,beni yarınlardan,beni dosdoğru hayattan çaldın? Artık aynaya bile bakamıyorum içimde ki çocuk her geçen gün çığlık çığlığa kanlar içinde.... Kendi ellerimle yüreğimi kopartıp yerinden atmak istiyorum hala sana yanıyor diye! Nasıl bu kadar dağ-taş olabiliyorsun ah iki gözüm seneler sensiz nasıl da geçiyor soruyorum durmadan kimbilir kimler var koynunda,bütün ahlarım beddualarım sana yüreğim sana hep isyanlarda.... Şimdi ellerde mutlusun biliyorum bense hala sana yanmakta seni aramaktayım....
Dün gece çığlık çığlığa uyandım yoktun yanımda sarılamadım doya doya içimde yorgun umutlarımın sebebi bir tek sensin, kalbim seni yıllar geçse de affetmeyecek sensiz yarınlarım sana yanarak geçecek ve yıllar boyu sorup duracağım cevabını asla duymasamda NİYE? ?
..
İçimde kocaman bir dağ
Ve ben dağın yamacında
Aşamadım kendimi ben…
01.2007
..
Bir güne bir ömür sığdırdım diyenler
bir sözele bin ölümü yaşadınızmı.?
destursuzca bir kalbe girip, sonra gidenler
dönüpte kalanın nasıl dağ gibi yıkıldığını gördünüzmü.?
..
Tepeden bakıyordu şehre,beyazlar giyinmiş o yüksek tepeden...Yirmi dört saat o beyaz elbisenin üstünde otururken kenti izliyordu o siyah lekeyle.Kucak açmıştı kimsesiz bir dağ,sarmıştı kollarıyla,unutması için bir daha hatırlamaması için basmıştı sımsıkı bağrına.Kenti dinliyordu kızaran kulaklarına aldırmadan,o kulakları sağır eden insan kalabalığının sesini.Herkes birbirine benziyordu yukarıdan bakınca,aynıydı herkes farklı renklerdeki,farklı şekillerdeki kıyafetlerin içinde.Farklı olanlar ağaçların altına toplanmış beyaz mermerlerin altında toprak çekmişlerdi üstlerine.Anlatamadığı derdiyle kenti anlamaya çalışıyordu o beyaz tepenin göğsüne başını yaslamışken.Koşuşturuyordu insanlar durmaksızın bir yerlere; kimi elele,kimisi elinde poşetlerle.Bir çocuk oturmuş ağlıyordu sırtında çantası,üstünde önlüğüyle fakat görmüyordu kimse,belli ki bir mendilden daha çok ihtiyacı vardı birazcık sevgiye.
Ve yıldızlar geliyordu bir bir,izliyordu kentin tüm tepelerini.Gözgöze geliyordu bir an ve kaçırıp gözlerini susuyordu utancından en tepeden bakarken şehre.Saklanıyordu insanlar duvarlarla çevrili bir ışığın altına.Yüzleşiyordu geceyle ama aldanmıştı bir kere yıldızların ışığına ve geri almıyordu hediyesini o kara gece.
Şehri süzüyordu en tepeden,çekerken bulutlar gölgesini ıslanıyordu kan kırmızı kiremitler ve ayağa kalkıp ilerliyordu adım adım,artık süzülüyordu şehre en tepeden,lekesi daha karaydı çünkü o karanlık geceden.Aynıydı herkes,farklılar toplanmışken ağaçların altına,hercai menekşelerin açtığı toprakları çekerlerken üstlerine gidiyordu verdiği sözden dönmeden.Ne geceler geçti hediyesinden ne de döndü gidenler,herşey başladığı yerde bitermiş,o tepede başlamıştı herşey ve yokluğunda isyandı aslında kente inen ve şimdi gidiyor işte,tepeden inme tıpkı o karanlık gece gibi üstelik bir elveda demeden...
..
Hasterin aşılmaz dağ olur bende,
O uyku gözümü bürümeden gel!
Var ise bir yürek eğer sinende...
Bu can dönülmeze yürümeden gel!
..
Herkes aheste gidiyor bu yolda nedense
Oysa ben hep koşuyorum, mümkün değil onlara erişmek,
Yağmur suyu ile büyüyen bir dağ gelinciğiyim ben,
Neme gerek, büyük şehirlerin süslü saksılarında yetişmek.
..
Bir kara gri bulut varmış
Rüzgarı sarhoş eser
Nereye gideceğini
Ne yapacağını bilmezmiş
Öyle bir dağa çarpmış ki
Nereye nasıl çarptığını anlamamış
Küçük görmüş o devasa dağı
..
Hayat diyordu acımasız,nankör,adaletsiz.Kiminin yatları-katları-hammırları var ama adama benzer yanları yok.Kiminin de el arabası ancak hurda toplar...oysa adam gibi adamlar.Hayat diyor du öylesine adaletsiz kanı beş para etmezlerin kolunda dünyalar güzeli eşler ne çare ki kıymetleri bilinmez.Bir diğerleri de arayıp da böyle eşler edinemez...Hayt diyordu adaletsiz.Hayat acımasız/Kötüden yana..hele de eğitimli-gün görmüş kadınlar için daha bir gaddar ve hatta gardını almış şampiyonluğa oynayan bir boksör gibi.Ne varsa Acıdan/İhanetten/Üzüntüden/Zulümden yana en çok da çeken işte bu okumuş/bilmiş az sayıda yetişebilen kadınlarımız...Suskun-çektiklerini yutan/sinesinde yamayan kadınlarımız...Ve O’nlardan biri..(?) ..hep şöyle der. Keşke bir dağ köyünde,küçüçük bir ev de olsaydım.okuma/yazma dışında da hiç bir şey anlamasaydım.Ne bankalar,ne iş dünyası ne de bunca diploma...yoo..ve de güzelliğin/kafanın/Kalemin ala sı..hiç biri olmamalıydı.
İşte o zaman belki de mutluluk denen uç uç böceklerini yakalayabilirdim...ahhhhh..Duydunmu Baba yine sitemler yağdı sana...Hayat diyordo..O..
..
hem aşkını
hem de seni sırtlandım
dağ dağ,şehir şehir
kaç nehir geçirdim
kaç nehir...
bir an yorgunluktan
diz çöktüm önünde
..
Ay ışığı oldun geceme
Yıldızlara tutuştuğumuzda
El ele verip indik dağ yamacından
Sevda vadisinde buluşmak üzere
..
Git başımdan dağ kırlangıçları git!
Bu dağlar zorludur
Aşka vermiyor geçit.
Suçluyum
Sarp kayalarda uçtuğum için
Suçluyum
Yalçın yamaçlarda
..
Ankara AKM -HER YÖNÜYLE TRABZON ETKİNLİKLERİ 3
'Kayıp Dağ' Ayşe Keskin şiir kitabının imza günü 21- Şubat-2009 (Cumartesi) saat 16:00 18:00
YER: Ada Dergisi Standı
..
Dağ seni kollar sen dağa yaslan
Umulmadık yerde sırtından vurulan aslan
Onur.!
..
Bir güldü bakışların, ağlayan gonca güldü,
Sonra; hoyrat ellerde budanarak söküldü,
Gönül dağarcığıma ne yazılar döküldü,
O kalem kaşlarında, o kalem kaşlarında.
Sözde bitmezdi sevda, masallara adaydı,
Sanki geceyle gündüz buruk bir vedadaydı,
..
Bugün bir dağ gibiyim. Yalnız ve başımda kar.
Yârına Allah kerim. Elbet bitecek efkâr
Gün ağarmak üzere. Öyle hissediyorum.
Bir kaç adım önümde sanki üçüncü bahar.
..
Çiçek çiçeğe,ağaç ağaca,
Dağ dağa kavuşmağa hazır,
Senden ne haber?
Dinmeyecekmi daha sert,soğuk rüzgarların?
..
Ferhat! Âkil ol! Karıncaya dağ aşırma
Arıya kıyasen tilkilere şaşırma
Kendini tanı! Etini budunu bil de
Bir kaç damla suyla okyanusu taşırma
..



