Çöllerde Mecnun’a yol tarif ederiz
Dağ delinecekse Ferhat’ı bekleriz
Bırakmayız sazı Karacaoğlan’a
Lafa geldi mi biz yazar biz söyleriz…
..
Hasret içindeyim akşama doğru
Gönül kepenklerim bir bir inerken
Akşam bir dağ başı,yol kesen uğru
Soyuldum duyguya,yorgun ve erken
..
Tatarın bayramı var bugün sofrada
Koca bir dağ gibi geldi ortaya
Sıvadı kolları çöktü başına
Selam durdu Tatar sana çibörek
..
Avutmadı ne çıngırak ne düdük
Sürünmeyi sevmedik tez yürüdük
Aşka düşen ne dağ tanır ne de çöl
Engelleri aşa aşa büyüdük…
..
Bilirsin şimdi başka bir anlam,başka bir tat var, son baharda biraz hüzün,biraz veda,biraz aşktır sevdalar. Ayağı yere sımsıkı basmış, gönlü dağlarda esen deli fırtınam,sakın benden evvel ölme bir tanem.
Bir saray yarattın yıkık bir viraneden “gönül Ustası ". Şiirler şarkılar türküler o viranede hiç böylesine yankılanmadı, gönlümde senin sesinle hayat bulduğu kadar,hiçbir şey bu kadar anlam bulmadı.Tatlı olmadı hiçbir şey seninle olduğu kadar hoş yaşanmadı. Hiçbir kitap sarmadı beni sen kadar,senin gibi okunmadı. Kimse senin kadar “ana”,”baba”,“ kardeş”,”evlat”,”yar” misali hepsini birlikte davranamadı.. Gönlü dağlarda esen deli fırtınam,sakın benden evvel ölme bir tanem.
Dağ gibi yaslandıkları ömrünü vakfettiklerin, 3 gün ağlayıp sensiz de yaşar, gönlü dağlarda esen deli fırtınam,sakın benden evvel ölme bir tanem.. Sen gelip mezarımda gene türküler söyler,ağlasan da gene ayakta kalır,güçlü yaşarsın,sakın benden evvel ölme bir tanem.
..
Issız dağ başlarında yankılanan gecenin
Rüyaları yorumsuz sende ki bilmecenin
Umut kapılarından sızacak son ışığa
Kapattın perdesini aydınlık pencerenin
..
BEN güneş oldum SEN ışık
SEN gül oldun BEN tomurcuk
BEN dağ oldum SEN yamaç
SEN güç oldun BEN direnç
..
Qarabağ döyüşlerinde helak olmuş Azerbaycan xalqının günahsız övladlarının eziz xatiresine ithaf edirem....
Müharibe...Kendleri,şeherleri viran qoyan,evleri başsız,anaların üreyine çalın-çarpaz dağ çeken,uşaqları yetim qoyan Müharibe......
Qarabağ döyüşleri sengisede hele evlere övladlarının ölüm xeberleri,qara tabutlar getirirdiler..............
..
Hani yüreğin dolu,dolu
Hani duyguların dağ,dağ
Hani özlem buram,buram olur da
Başını göğsüne dayayacağın birisini ararsın ya,
Gideceğim öyle bir adres yok..
Hani erguvanlarla mimozaların yarıştığı,
..
Sâbır teknesinde zamanı yoğur
Yün eyleyip eğir, haftayı, ay'ı
Çile çarkı döner, gör ağır ağır
Minnetle, şükürle avla belâyı!
Kardeşin İLO'ya el edip çağır!
Vesvese kurdunu çelmeyle devir;
..
Dünyadan zevk aldığım bir$ey yok. Bakkalda ki halley doritos, Manavdaki kiraz armut, kasapda ki ciğer tavuk ağzımın gıdası için var.. Deniz, dağ, ye$illik, görkemli bir cadde dı$arıda yağan kar, gözümün zevki için var.. Nargile kokusu, parfüm, ve temiz bir toprak kokusu burnum için var.. Küfürü övgüyü ihaneti her türlü kalle$liği duyan kulak.. ve benim ülkemin sınırları içerisinde gezdiren ayaklarım,
Ve bütün bunları organize eden beynim için yaratılmı$ olan dünya.
Yalansın.
..
Ben, ben! dedikleri benden bir dağ idi,
Üzerine benliğimden senin nurun indi,
Bir anda öyle dağıldı ki benlik dağım,
Senin nurun içinde yok olup tükendi gitti.
..
Eser sabah yeli sanki yırtar eteğini dağın
Dağ kıpırdamaz güller çiçekler o yelde olur darmadağın
Öyleki küle döner bülbülün tek dostu olan güller
Eser kalmaz sanki uçuşanlar gülden eser küller...
..
Belki de gözlerimden akan yaşımdasın,
Nerede olursan ol hayal gibi karşımdaşın,
Ben yüce dağ misali duman gibi başımdasın,
Aklım Sen,fikrim Sen,kahrım Sensin Sevgili...
..
Başında kar eksik olmayan yüce bir dağ gibiyim,
Gözü dönmüş rüzgarlar hep beni vurur.
Dalgasını şaşırmış deniz gibiyim,
Köpüren gönlüm tek Sen de durulur...
..
Bir dağ yolunda dem tutar bülbüle,
Onun tadı başka, benzemez güle.
Giriftâr eyleyip derd-i aşk ile;
Rûhunu mest eder bir bâd-ı sabâ…
..
Deryanın ortasında bizdik, suya susayan.
Dağ taş tespih ederken kulakların tıkayan.
Sırrına vakıf olmaya çalışırken dünyanın,
Sırrı vuruldu sırtımıza habersizken, aynanın.
..
Aşkı yaratmasaydi tanrı...senide bende yaratmayacakti...ben cenneti çoktan gördüm senin bende ki yaratilisinin gizem dolu mavi siyah gecelerinde...kokladigim çiçekleri saçların say.
...islandigim yagmurlardir terin...güneşi mahcup eder...ruhumu masuk...yağmur hüznü gözlerin...hangi okyanustu günlerce sana adandı ölüm...hangi liman...hangi dağ...hangi yol..sensiz bıraktı gözlerimi....hangi kahpe yazgı sana geç bıraktı yüreğimin sözlerini....içsel bir dışavurum değil sana yazdıklarım..
Ruhumun içindeki bana hapsolmuş senin haykirislarin...kuyudaki yusuf gibi yıllarca bekledi elsiz ayaksiz yüreğimin ipini sevdan...
Her haykirisinda uzaklardan dert oluyor, bir bıçak yarası daha ekleniyor ruhu derunuma...evren kaldırdı perdelerini gozlerimden...yanımdan daha yakinsin bana..kokun değişmiyor hiç..hep ömrümün bahar dalı....gözlerinden bakıyorum bende yansıyan sana..benmiyim artık senmiyim...yoksa seni aşkımin miracina çıkaran merdivenmiyim...
..
Valla şu dünyaya gerçekten insan olarak gönderilenler ya evliya olmuş ya peygamber sıfatı verilmiş. Ahir zaman da ki insanları görüyorum herkes boş işlerle uğraşıyor. Bir başbakanın kıyafetinden daha çok bir madencinin elbiseleri daha güzel kokuyordur EMEK VAR ÇÜNKÜ..
Sıradan bir insan ile obama ARASINDA DA BIR FARK YOK. Yanyana getirip koysak çıplak halleriyle durumu eşitlemis oluruz. Üzerinde ki elbiseler adam etmiyor insanı. Tanınmış biri olmakta. Ben ünlü bir zengin iş adamı olsam gecekonduları ziyaret ederdim ardahan en uç kesimine giderdim. Kıbrıs adasın da yaşayan bir ev. Adıyaman da bir dağ da ne bilm öyle ışte.
..
Dertlerim olmuş dağ gibi
Büyümüş içimde çığ gibi
Bu kadar yıl oldu da
Sevememişim adam gibi
..



