Sevdamız su gibi berrak
Sevdamız bıçak gibi keskin
Sevdamız ana sütü gibi temiz
Sevdamız ekmek kadar helal.
Sevdamız yüreğimizde büyüyecek dağ dağ,
Sevdamız kabaracak gönüllerde.
..
Üç günlük müydü aramızda uzanan yol
Yoksa yalnız kuruyan güller miydi
Senin ötelerde oluşun gök mavilikte bir boşluk.
Penceremden acılı bir ışık uzayıp gidiyor
İlk kez özgürlük dağ yollarında görünüyor
Gelinciklerin kırları sardığı günlerde.
..
Sisler basar yüreğimdeki dağ gibi dertleri
Duman ben, efkar ben, sarhoşluk sensin
Ses adına vururum kadehi kül tablasına
Sessizlik dinmez, sensizlik gitmez başımdan
Bu nasıl bir ayrılıktır böyle Allah aşkına
Martından, kargadan kaçan güvercinim
..
Yetmez mi Tanrım
Devleşen rezilliği insanların,
Gerilmesi çarmıha usun?
Ağartmıyor aklığı dileklerin
Artık kişrini ruhun.
Oturmasın dağ dağ tutkular
..
Bağ duvarları..........................dikdörtgen kare. beyaz sarı..........çizgi çimento araları.................keski tıraşlı taşlı......................... hatasız..............dümdüz............................. bağ duvarları...............ben diyen adamdan yüksek.............................. saklar aşılı gülleri mahremleri.................... kambur üçgen çoğu tombalak.................. dağ tarla taşı..................rüzgar yağmur nakışlı..............en güdüğünden adamın bel ortası boyunda..................... eğri büğrü kıvrık........gri siyah bağ duvarlları...................... saklamaz .............elmasını...................................o bağların mahremi mi..................görmedin mi hiç........................................... pembe pembe...................... sarı........................beyaz beyaz açan...................................... yaban güllerini...............................
..
Siyonist Moris Kohen'in derdine ne düştü?
"Tanrı Dağ Türkçülüğü" tasasına mı düştü?
..
Bir ova;
Alabildiğine beyaz
Bir dağ;
Gökten düşen bir şimşek gibi
Yer, gök, dağ, taş... beyaza kesmiş
Allahuekber eteklerinde Doksan bin asker
Kıpkırmızı, mosmor, bembeyaz...
..
Dudağındaki gülücükler, yüreğinin rüzgârları
Ellerimi üşüten zalim bir Eylül zemherisi.
Gün doğarken içimin ovalarına, aşka düşerim
Sormadan, sorgulara açıp içimin bentlerini
Acıya tutkun tüm yerlerimi okşamanı isterim...
Nafile sarılışlarımızdan, zoraki öpüşmelerimizden bir tutam kül kalacakmış geriye. Kollarımın kelepçeleri senden bir gün çözülecek, birgün bu sevdadan sayfalar dolusu şiir kalacakmış, neyleyim. Yılların uçarı kanatlarında bir kez bile geriye bakmadan koşmuş, sırılsıklam kalışlarımızın alevli kucağında bir kez bile birbirimizi anlayamadan geçirmişiz şu kahrolası geçmişimizi.
..
Bilmediğim yollar uzadıkca; Gideceğim yerler, heyecanlandırır beni; hemde korkutur.. Her kilometrede yüreğim kozasına sığmayan kelebek gibi.. Biraz hüzün o coşkuyu bastırsa da.. Arkamda bıraktıklarım; Onlarsız, Hani uzaklaşmak istedikce yüreğin daha çok sever ya, o zamanda kendinle bir mücadeleye girersin..Ben mekan, zaman değişikliği istedim..İstedim de neden sen benimlesin onu anlıyamadım oysa yıldızlara, aya gider gibi bir daha dönüşü olmayan yollar gibiyim..Her sapakta, her virajda azrail gibi dikiliyorsun karşıma..Korkuyorum görüş mesafemi kesiyorsun..Direksiyonu kıracağım uçurumlara sonum olacaksın..Ay ışığının şavkı vurdukca ormana her çalı dağ oluyor korkuyorum, buz kesiyor bedenim..Ölüm gelsin korkmam derdim oysa korku; Ölüm korkusunuda aşmış..Nerdeyse şafak sökecek ama bugün geçmi doğacak güneş..Yarasalar uçuyor arada önümden; Neden bülbüller ötmüyor ki? Hani herşeyin zamanı vardır ya Şimdi eylül göçmüş olmalı kuşlar.. Oysa ben hazan mevsiminide seviyorum..ölüm gelmezse yeniden doğacağım, ilkbaharda uyanan tomurcuklar gibi, tüm kasvetli duygulardan arınıp..Merhaba diyeceğim yaşama..ece..
..
Bülbül kondu dalıma,yanıma yamacıma,
Merhem olsa benim şu yürek acıma,
Şakır dağ dağ gezer şerefli yurduma,
Sevginin gücüyle coşar gelir öz vatana.
Karanlık ruhuma ışık oldu
Saymadım kaç yıldıza kanat oldu
..
Yoxsa günahkaram ceza verirsen,
Bu ne ezabdı çekirem Allah!
Enşerdi, menşerdi sorğu qurursan,
Gözümde qan yaşdı tökürem Allah!
Bu yaçımda, bu başımda heyim yox,
Qem üstünde çala bilen neyim yox.
..
Kimseyle işim olmaz seninle meşgul kafam,
Sanmaki anmıyorum, o kadar değil vefam...
Senden başkası olmaz, sevginedir merhabam,
Unutmak mümkün mü hiç sen deli misin?
Yamaçlardan esişen dağ yeli misin? Sen deli misin?
..
bir adam
eğilmiş yere
ellerini siper yapıp gözlerine
bakıyordu en uzak cephelere.
gözlerinde dağ dağ umut vardı
bakışı siperleri yıkardı.
bir adam
..
Aman Karacoğlan nerdesin nerde
Bin dağ dolandım da dermanım nerde
Ufuklar gözüme oldular perde
Yaz bahar ayları gelsin gidelim
Bu yazın nerede (Namrun) bayram edelim
Yeşil dağ seyranı ruhlara iksir
Düz ovada gönlün cevheri eskir
..
HAYALLER GERÇEK OLDU
Biz Ferhat’ız millet Şirin
Hizmetle halka yeleriz.
O hayâlen dağ delerken
Biz gerçekten dağ deleniz…(*)
..
Şafak sökerken, kiraz ağacının çiçeklerine vurup geçer yağmurun sesi..
Çisil çisil yağan yağmurda, kiraz çiçekleri eğilmiş.
İncecik yağan yağmur kiraz çiçeklerinde kaybolup, çam ağacında çıkıverir ortaya,
Kıyamazsın, dökülmüş kiraz çiçeklerinin üstüne basıp geçmeye
Oradan geçerken dökülen kiraz çiçeklerinin rüzgarında, dönüp arkama baktım
Kyoto’lu kadınlar benim kadar, romantik değiller, kiraz çiçeklerini sevmiyorlar,
Çiçekli kiraz ağacı dağda bulutların üstünde, yanında hem tapınak, hem dağ geçidi var,
..
Mutluluk dağ başındaki yalnız çiçek,
sevinçler masum çocukların minik gülücükleri
ve güzel günler,ve güzel günler çok yakın…
seni terk ediyorum …
dağ başındaki yalnız kasaba,
dağ başındaki kalabalık ama ıssız memleket;
seni terk ediyorum…
..
ERGUVANLI mor KADIN
Kendisini Erguvanlı mor bir mevsim olarak düşleyen kadını düşlerken, ona ne giydirsem ki tereddüdünde önce turuncu; evet turuncu dediysem de vazgeçtim.
Turuncu şımarık, mavi gitgide çeliğimsi bir hal alan üşüyen ama yine de parıltısını kaybetmeyendi. Soğuk soğuk parlamasına üşütmesine izin veremezdim. Yeşil dedim. Iıh o da değildi, kadın gençti ve de yas tutmadığına göre siyah da olmazdı; ama siyah asildi, siyahla beyaz arasında kaldım ki yine mütereddittim.
Çok sessiz sakin ağzı var dili yok bir hatundu. Gerçek olmayıp düş olduğu içindi şirinliği. Henüz daha canına okuyacağımın farkında değilken onu her kalıba her renge boyayacağımdan, ama asla mora sadakatsizlik yapmayacağımdan habersiz mutlu gibiydi
..
Düşünürem xeyallarım yol açır,
Derd qovuram, derd yene de qol açır.
Üreyimde bir nisgilim dil açır,
sen menden uzaqsan, uzaqsan yaman.
Daş demekle könül heç vaxt daş olmaz,
Tepe dağa, dağ tepeye yaraşmaz.
..
İnsanlık çağ atlıyor,tiraj üstüne...tiraj
Barbarlık dağ katlıyor,tıraş üstüne...tıraş
..



