Sokak lambalarının cılız ışığında,
Yalnızlığı bir sigara dumanı gibi çektim içime.
Her nefeste biraz daha ağırlaştı göğsüm,
Zaman, parmaklarımın arasından dökülen sıcak bir kül gibiydi.
Yine geç kaldım sevgilim.
Sana, bize, o son trenin kalkış anına…
Oysa kaç kez niyetlendim sana doğru koşmaya,
Hep kendi karanlığımın ağırlığına takılıp kaldım.
Elimde bitmeye yüz tutmuş bir izmarit,
Zihninde hiç çalmayacak bir kapının bekleyişi.
Sen çoktan vardın gitmek istediğin o uzak kıyıya,
Bense kendi gecikmişliğimin en derin uçurumundayım.
Bir fırt daha çekiyorum yalnızlıktan,
Gırtlağımı yakıyor susulmuş, söylenmemiş tüm sözler.
Affet beni sevgilim;
Ben hep sana gelmek isterken,
Kendi içimin labirentlerinde kayboldum.
Kayıt Tarihi : 28.07.2026 09:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!