Çocukluğum Şiiri - Halil Kumcu

Halil Kumcu
674

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Çocukluğum

Ah, benim o çocukluğumun mağrur fakirliği...
Siyah beyaz fotoğraflarda donup kalmış bir an.
Şimdi bir film şeridi gibi geçiyor gözlerimden;
Uzaklara kayarken, içimde sinsice yanan.

Çelik çomak, bir rüya tadında kalmış zihnimde;
Bulutlara saraylar kurduğum o masum günler...
Beş taş, avuçlarımda kör bir düğüm oldu;
Parmaklarımdan sessizce, birer birer kayıp gittiler.

Nerede şimdi o bir avuç rengârenk misket?
Hangi kuytu köşeye gizlendi o saklambaç?
Gizli bir ateşin yaktığı top peşinde koşarken;
O dört tekerlekli ağaçtan araç, şimdi hangi yola muhtaç?

Sek sek çizgileriyle silindi o mahzun zihnimden;
Bir bir döküldü dilimden, eski bir tekerlemeyle.
"Yağ satarım, bal satarım" nidaları artık;
Her ardıma baktığımda, duyulur acı bir sufleyle.

"Ebe" olarak başladığım o ilkyaz oyunları;
Şimdi göğsüme batar, hayallerimi üşütür.
Gönül dağlarımda kar, içimde dinmez bir özlem;
Çocukluğum yaş olur, her gece düşlerime dökülür.

Işıklar söndü, dağıldı o mahalle arkadaşları,
Herkes kendi karanlığına çekildi sessizce.
Geriye bir avuç toz, bir de gözyaşı kaldı;
Oyun bitti... Ve biz büyüdük böylece.

Şiirden geriye kalan satırlar:

•Çocukluk, insanın içindeki en eski memlekettir.
•Fakirlik, oyuncaktan önce hayali eskiten şeydir.
•Büyümek, misketlerini kaybetmekle başlar.
•Hayal kurmak bedavaydı; hayat onu bile pahalı yaptı.

18 Ocak 2019 / Cuma / Ankara

Halil Kumcu
Kayıt Tarihi : 11.02.2025 15:38:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


"Hayat, kırık dökük duvarların arasında büyüyen bir çiçektir; solarsa da kökleri hep kalır."

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!