Tek kişinin geçebileceği,
kıvrım kıvrım cılga bir yoldayım,
dağlar arası.
Daha önce geçen
insan ve hayvanların izleriyle oluşmuş.
Ezilmiş çimler,
çiçeklerin benzi soluk, kırılan dallar
hâlâ ağaca tutunmaya çalışıyor;
sanki kopmayı değil,
öğrenmişler ağlamayı.
Bir taş yuvarlanmış yolun kenarına;
kim bilir,
kaç ayak çarpmış,
kaç kez yerinden oynatılmış.
Papatyalar serpiştirilmiş etrafa,
beyaz beyaz,
ortası sarı.
Kelebekler dans ediyor onlarla;
ondan ona,
aşağı yukarı…
Etrafımda serçeler
bir sağa bir sola uçuşuyorlar,
sararmış otların arasından
çekirgeler ötüyorlar.
Hepsi sıradan,
hepsi bir telaşlı.
Yol kıvrılıyor,
ben yürüyorum hâlâ.
Altlarından geçtiğim
koca koca çamlar
rüzgârla eğiliyorlar.
Sanki güle güle diyorlar bana;
o kadar asil,
bir o kadar ihtişamlı…
Bir an durup bakıyorum
ardımdan eğilen dallara.
Yeniden yürüyorum sonra.
Çünkü bu yol
beni nereye götürür,
nereye çıkarır bilmiyorum.
Ama eminim ki
benden önce birileri yürümüş,
birileri de yürüyecek benden sonra.
Benim payıma düşen,
bu cılga yolda yürümek değil yalnız;
ardımda bir iz bırakmakmış,
bir başkasının
yolunu bulacağı benden sonraya.
Kayıt Tarihi : 12.08.2026 16:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!