Dümdüz ve uzunca yolda yürüyorum.
Sağım solum cennet, kırda yazıyorum.
Yolun kenarında beyaz papatyalar,
Verdiği selamı hemen alıyorum..
Göremeyen kör gözler için,
Risale’yle kalbim uyandı birden,
Sözler ışık oldu bana karanlık günden.
Secdeye kapandım aşk ile dünden,
Kötülük bunun neresinde var?
Namaza durunca sükût indi bana,
Lanet Okuma,
Lanet Okuma Sakın Doğduğun Güne.
En Çok O Günle Huzur Buluyorum..
Pişmanlığın Islatmasın Yanaklarını Hüzünle.
Düşünsene…
Mektubat okuyorsun.
Kelime kelime değil,
sanki kalbinle okuyorsun.
Bir yerde durmuşsun,
Pazardan aldığımı sandım,
Altı tanesi yüz liraydı…
Oysa Rabbim, o mısırlar için
Pazarcıya da, tedarikçisine de rızkını çoktan vermişti.
*Bana ise o mısırları ikram etti bedelsiz, rahmetle.*
Bir faniye meyil verdim önce,
Bir gonca sundum, bir demet nergis...
Yetmedi; bad-ı saba misali hediyeler saçtım yoluna.
"Ömrüm feda olsun, al bu can senindir" dedim.
Kudretim yettiğince, varlığımı serdim ayağına;
Gâh ipek bir hil’at, gâh altın bir gerdanlık...
Risaleler yakın, kalbim daha yakın,
Bir duanın sırrı, içimde bir akın.
Kim bilir çözülürse rahmet-i aşkın,
Nurlu risalelere bir de o zaman bakın.
Zamanın güzeli, Bediüzzaman,
Dün öldü.. Gitti, can ciğer arkadaşım..
İnan çok ağladım, maziyi yad edince.
Ama fayda vermedi, fayda verenler.
Ocak ayında çok soğuksun toprak!
Boşuna sevdim bunca yıl sanırım,
Orucum benim…
Bir hurmam, bir dilim arpa ekmeğim.
Sahurda karanlığı yaran niyetim,
İftar vakti kapına uzanan ellerim.
Nasılsın?
Ne Güzel Diyordun Gülerek Öyle Tabi
Gülmelerinin Ardındamı Kaldı Gönlünün Senedi
Ard Arda Gelen Ağır Hasarlı Trafik Kazası Gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!