Lanet Okuma,
Lanet Okuma Sakın Doğduğun Güne.
En Çok O Günle Huzur Buluyorum..
Pişmanlığın Islatmasın Yanaklarını Hüzünle.
Düşünsene…
Mektubat okuyorsun.
Kelime kelime değil,
sanki kalbinle okuyorsun.
Bir yerde durmuşsun,
Pazardan aldığımı sandım,
Altı tanesi yüz liraydı…
Oysa Rabbim, o mısırlar için
Pazarcıya da, tedarikçisine de rızkını çoktan vermişti.
*Bana ise o mısırları ikram etti bedelsiz, rahmetle.*
Risaleler yakın, kalbim daha yakın,
Bir duanın sırrı, içimde bir akın.
Kim bilir çözülürse rahmet-i aşkın,
Nurlu risalelere bir de o zaman bakın.
Zamanın güzeli, Bediüzzaman,
Dün öldü.. Gitti, can ciğer arkadaşım..
İnan çok ağladım, maziyi yad edince.
Ama fayda vermedi, fayda verenler.
Ocak ayında çok soğuksun toprak!
Boşuna sevdim bunca yıl sanırım,
Orucum benim…
Bir hurmam, bir dilim arpa ekmeğim.
Sahurda karanlığı yaran niyetim,
İftar vakti kapına uzanan ellerim.
Nasılsın?
Ne Güzel Diyordun Gülerek Öyle Tabi
Gülmelerinin Ardındamı Kaldı Gönlünün Senedi
Ard Arda Gelen Ağır Hasarlı Trafik Kazası Gibi
Ey Sevgili, Allah’ın Habibi, Kâinatın En Güzeli…
Nasılsınız?
Sizi özleyen ümmetinizden bir selamla geldim.
Karanlık çağların aydınlığındayım,
Nefesimde hâlâ adınızın sükûnu var.
Dünyada ne varsa, adınızla güzelleşti.
Sen ne yaptın Üstadım!
Boş muhabbet peşinde gülemiyorum artık,
Ahretin kapısında bekliyorum uyanık.
Dudaklarım mühürlü, sükûtumda fırtına,
Gülüşümü sakladım beka yurduna..
Sessiz sessiz oldu düğünü.
Su doldurmaya yoktu güğümü.
Rüya gibiydi her bir yıl dönümü.
Hafife alınmaz dimi şimdi ölümü ?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!