Risaleler yakın, kalbim daha yakın,
Bir duanın sırrı, içimde bir akın.
Kim bilir çözülürse rahmet-i aşkın,
Nurlu risalelere bir de o zaman bakın.
Zamanın güzeli, Bediüzzaman,
Ne Güzel Diyordun Gülerek Öyle Tabi
Gülmelerinin Ardındamı Kaldı Gönlünün Senedi
Ard Arda Gelen Ağır Hasarlı Trafik Kazası Gibi
Ey Sevgili, Allah’ın Habibi, Kâinatın En Güzeli…
Nasılsınız?
Sizi özleyen ümmetinizden bir selamla geldim.
Karanlık çağların aydınlığındayım,
Nefesimde hâlâ adınızın sükûnu var.
Dünyada ne varsa, adınızla güzelleşti.
Sessiz sessiz oldu düğünü.
Su doldurmaya yoktu güğümü.
Rüya gibiydi her bir yıl dönümü.
Hafife alınmaz dimi şimdi ölümü ?
Su koydum ocağa,
Başladı fokur fokur kaynamaya,
Hem berrak, hem irili ufaklı kabarcıklar çıkarıyor.
Sorsam öğretmene, “yüz derece oldu” der kaynıyor.
Biz nasıl berrak olacağız hocam?
Dedi ki: “Bir vekil tut kendine, bu davayı tek başına kazanamazsın.”
Dedim ki: “Allah bana yeter; O, ne güzel vekildir!”
Haddizatında sanadır vaveylam!
Meyus, safderun, munis olamadın vesselam.
Feriştahını aşıp gelmişken velhasılıkelam..
Canhıraş feryatların arasında kırıldı pusulam.
Yazık.
Neler istedik senden…
Neler neler istedik, Allah’ım…
Ama istenmesi gerekeni unuttuk.
Neydi o, istenmesi gereken?
Neden öğretmediler bize?
Neden öğrenemedik ki..
Zehir değil börekler var,
Ben şimdi ölsem, mezarımda var.
Oysa o, açlıkta bile şükür arar,
Her lokması sabır, her nefesi bahar.
Mahkeme salonlarında hakkı haykırdı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!