gözlerinin karasından düştü,
buğulu üzüm taneleri..
parlak güneşin gölgesinde dalgalanıyordu saçların
hissettim büyülü serinliğini dudaklarının
tanyerinden kopuyor gün
eylül'ün ortasından ayaz ışığı sızıyor düşüncelere
suallerin işareti
olağan kaos çarpanları ıssızlığın derinliğine yayılmış
milyonca minik girdapları içine çekiyor
dağarcık savaşı galipsiz
kan içinde kelimler
cümleler perişan
hayat ; kitab-ül hüzün
içine ölü doğan zaman-
gün’eşe yakın sayfaları bir ömre yanmışların
öyle bir firkat ki ;
bal/kan menşeli boyun bağı renginde acı kahve
bir yudumcuk almıştım mah/sene inmeden,şarap
tadında kurumuş karanfil yaprağı
dilin kırık tüyüne tutunuyor gizi esrik dimağı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!