kuşaklar çatışıyor sessizceliğin içinde
amansız yokoluşlu yıllar doğrulur bahtının tekrarına//
hakikatimi içimde saklıyorsam dışa vurmasını da öğrenmem gerek
sene-i devir akdindeydi kırmızılar ve titrek yaprağı takvimin
solgun güneşle bakıştığım ânlardı
ve hüzünlü gün ağarmamıştı
içimdeyse geçikmiş yâr korkusu
şiir meclisi ; geniş yüreğin içinde dilsiz bir beden gizler
uluorta zevzek başı kınanmaz mısralarda
boş boğazına kılçık
sakat yüzgeçleri yalpalı
ufuksuz mavisine müsilaj takılı
ot gibi rüzgarın nefesinde ölmemektir adı ;
yarı tutsak ve zincirleri gevşetilmiş zihinler kervanına kaotik duygular zerkedilir
ve sunî çim kokulu bedenler dağıtılır kurak coğrafyalara
seyrelmemişti kasvet-i bulutları
gün tutuldu sızısında güneşin
gül çürüğünde kurumuş yaprağı renklerin
bir omuz atıp başlasam gül g'ününe yürümeye
dikenleri taba rengi dileyen günahkâr elleri
Akşamı buldum avuçların içinde
Sıralı dualar uzadı göğün tutulmuş yükseğine
Işığı örtüyor rengini kasvetten alan bulutlar
Umudu yüksünen güneşin izine batıyor gün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!