Bilmeceler içinde çelmeler atılıyor
Başında kara sevda olsa ne ki?
Kim bilebilir yüreğindeki satranç oyununu
Bi sevdalın hamle yapıyor bide senin yerine birileri
Karar anı hızlı dökülür dillerden
Sorgu kısacık olsa ne ki?
Dışarıda Kar Yağıyor Ne Güzel Omzunda Uyumak
Kalk Diyorsun
Yalın Tabanlarla Karda Koşalım
Soğuk Bedenimi Isıtan Bir Teklifle
Hissetmeden Kanımız Donar Ayak Parmaklarımıza
İçimde Irmaklar Dolaşır
Soyundum desem eğreti bakarsınız
Ben buyum desem kahkaha atarsınız
Beni çıplak bırakıp kafa üstü atarsınız
Gizlensem şu giysime
Küçük dilinize takarsınız
kafam her çıktığında,nefesin esti
zehirlendi nefesim
indim inime
indiğimde yeniden soluklandım
asırlar geçti her bir nefesimde
üzerime ördüğün mazgallardan,
Öyle bir hırsla doğmuşumki
Hele kalıba vursak
Üç ayrılık boyu gibi
Sonradan olmuşum serseri
Hırsım gidincede
Bi bakmışım baba sesi
Yok olmanın gerçek vatanı
Hisedişlerin karmaşası
Hem hüzün hem umut penceresi
Tek ayak üzerinde beklentiler
Rüyalarda aydınlık
Sabahları kocaman bir karanlık
Ne çok sevinirdin beni görünce
Bir yalnızlık kadar güvence doluydun koynumda
Yüzüne değip geçen kırışıklıkların ardında
Gülücüklerini saklardın
Oysa gelincik tadında kalan kaçışların
Kaplumbağa acısında gelişlerin vardı
Çareler Ellerimde Çürüdü
Küf Kokan Çıkmaz Yollara Bakıyorum
İskele Başında Ufku Tararken
Bakışlarım Takılıyor Kirpiklerime
Hapsoluyor Mavi Engin Özgürlük
Yeşil,Gözlerimde Mahkum Olurken
Çocukluğumun Dirilişi
Şimdi Yok Bir Yalansın Dimi
Kaçıp Gittiğin Yerlerde Mutlumusunki Şimdi
Çayırlara Kazıdığımız İsimlerimiz
Kadar Yalansın Dimi
Siste Kaybolduğumuzda Sen Hep Ağlardın
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!