Kara karga bir ağacın dalındaydı,
Ağzında bir parça beyaz peynir vardı.
Bunu gören kurnaz tilki,
Aynı ağacın altında bitiverdi.
Çok acıkmıştı karnı,
Hemen bir plan yapmalıydı.
Yıllarca, el birliği ile denizleri kirlettik,
Yetmedi içinde yüzen, balıkları katlettik.
Farkında olmadan, yavaş yavaş yok ettik.
Denizlere giremedik, balığımızı yiyemedik,
Aslında kendi belamızı, kendimiz hak ettik.
Sana sitemlerim,
Belkide ''en yakın''hissetmemdir.
Sana serzenişlerim,
Belki bir gün kaybetmemdendir.
Sana isyanlarım,
Belki, kendi hatalarıma, kızmalarımdandır.
Başında yine kavak yelleri,
Gelmedin, bırakıp yadelleri.
Sen gönlüme girdin gireli,
Dinmez oldu gözlerimin seli.
Bir hayalin kaldı bende,
Üstü başı tozlu,elleri yağlı.
Ayakları ıslak,yüzü kirli.
Saç sakal dağınık, alnı ter,
Genelde böyleyizdir hep bizler.
Güzele laf atarız,can yakarız,
Öyle masum, öyle temizdiki yüreğim,
Varlığından bi haberdi gönlüm.Mutluydum.
Sonra seni gördüm tanıdım,
Bana sevmeyi öğrettin.
Özleminle yaşadım gün boyu.
Bağlanmayı öğrettin.
Dün gece, deli divane yollarda,
Seni sordum, önüme çıkanlara.
Kimse görmemiş, kimse duymamış,
Kimbilir, nerdesin sen, hangi taşın altında.
Sokaklar soğuk, sokaklar ıssız,
Gel bu gece zincirleri kıralım,
Gel seninle, tüm yasakları delelim.
Önce güzel bir masa kuralım,
Gel bugün, dünyanın anasını satalım.
Bize ne, olsun dosttan düşmandan,
Şişttt, Hanım abla, yada sayın bey abicim.
Ne bilirsin bu konuda anlatta biliyim.
Asl, nerden, yaş, iş, okulla, başlar sanırsın,
35, lik Hasan'ın, Ayşe demesine inanırsın.
Günlerce devam eder, bu geyik hikayesi,
Saçlarıma ak, aklıma ölüm düştü.
Baktım etrafıma,
Sevdiklerim göçmüştü.
Hani babam, hani nenem,
Hani elleri dorak kokan ebem,
Yoksa onlardamı ölmüştü.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!